Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
'Kızım' dizisinin başrol oyuncularından özel açıklamalar!

'Kızım' dizisinin başrol oyuncularından özel açıklamalar!

'Kızım' dizisinin başrol oyuncuları Buğra Gülsoy, Leyla Lydia Tuğutlu ve Beren Gökyıldız, Posta gazetesinden Oya Çınar'a özel bir röportaj verdi.

15.09.2018 11:38

'Kızım' 19 Eylül'de başlıyor. İzleyiciyi nasıl bir hikaye bekliyor?
Buğra Gülsoy: Daha önce aile hikayeleri, kadın ve anne hikayeleri çok yapıldı ama tam anlamıyla bir baba kız hikayesi ilk kez yapılıyor. Senaryosu çok iyi örülmüş, kesinlikle farklı bir hikaye.

Leyla Lydia Tuğutlu: Bu bir iyileşme hikayesi aslında. Çünkü karakterlerin hepsinin hayata dair yaraları var. Çok samimi, çok doğal ve gerçek bir hikaye.

Haber ile ilgili metin girin!.

Ana kahramanlar Demir, Candan ve Öykü. Nasıl karakterler?
B.G.: Demir yetimhanede büyümüş, hayatta dikiş tutturamamış bir adam. Ne zaman ki yolu kızıyla, Öykü’yle kesişiyor, hikaye ondan sonra başka bir boyutta ilerliyor.

Beren Gökyıldız: Öykü annesi küçükken ölmüş bir çocuk. Teyzesi yetiştirmiş onu. Ama bir gün o da bırakıp gidiyor ve Öykü annesiz babasız ortada kalıyor. Bir şekilde babasını buluyor ama babası başlangıçta onu istemiyor.

L.L.T.: Candan bir veteriner. O küçükken aile içerisinde trajik bir durum yaşanıyor. Bu olaydan sonra ailesiyle ilişkileri eskisi gibi olmuyor. 18 yaşında evi terk ediyor. Varlıklı bir aileden gelmesine rağmen kendi ayakları üstünde durmak zorunda kalıyor. Hayatını maddi sıkıntılar içerisinde sürdürüyor.

Demir alışkın olmadığımız bir baba figürü. İzleyici bu kadar sorumsuz bir babada sevecek yan bulacak mı?
B.G.: Demir her ne kadar kendisini sokaklarda, suçun olduğu yerlerde var ettiyse de aslında uyandırılmayı bekleyen bir vicdanı var, o da kızı sayesinde ortaya çıkacak. Nedenleri doğru verilirse hiçbir karakter o kadar da antipatik olmuyor.

Televizyonda sansür çok tartışılan bir konu. En son Didem Soydan “Bir Türk dizisi adı olarak: Öpüşemeyenler” diye bir tweet attı. Sektör bu kadar ileri giderken sansür tartışmalarının geride kalması gerekmez miydi?
B.G.: Türk televizyonlarına dizi yapıyorsanız belli hassasiyetleri gözetmek zorundasınız. Yaptığımız diziler genellikle akşam 8’den sonra başlıyor. O saatler de henüz çocukların uyumadığı saatler. O yüzden çocukların ekran karşısında olduğu saatlerde dikkat edilmesi gayet doğru.

L.L.T.:  Yalnız şöyle bir durum var. Sansür nedense sadece belli konularda uygulanıyor. Mesela şiddet konusunda kimse farklı konulardaki gibi hassasiyet göstermiyor. İlle sansür olacaksa daha çok şiddet içerikli sahnelerde olmalı.

Haber ile ilgili metin girin!.

LEYLA LYDIA TUĞUTLU: İNATÇIYIMDIR İSTEDİĞİMİ MUTLAKA YAPARIM
Çok istediğiniz bir şeyden sizi ne vazgeçirebilir?
B.G.: O durumun kendi özel ayrıntılarıyla ilgili biraz. Çok istediğim bir şey var, ama onu yaptığım için ailemi üzeceksem ya da bir şekilde onlara zarar vereceğimi düşünüyorsam vazgeçerim.

L.L.T.: Değerlerimden vazgeçmek zorunda kalırsam vazgeçebilirim. Onun dışında inatçıyımdır. İstediğim şeyi mutlaka yaparım.

O değerler neler sizin için?
L.L.T.: Kendime saygımı ve sevgimi kaybetmemek, sevdiğim insanları kırmamak, yaralamamak. Değer verdiğim şeyleri her zaman öncelikli tutmak...

Anne sözü mü yoksa baba sözü dinleyerek mi büyüdünüz?
B.G.: İşimi bilirdim (Gülüyor). Yeri gelince anneme yeri gelince babama yakın olurdum.

L.L.T.: Kız çocuğu daha çok babaya düşkün oluyor. Ben de biraz babacıydım. Annemle her anne kız gibi çatıştığımız dönemler de oldu. O yüzden daha çok babamı dinledim ama son zamanlarda annemi daha çok dinlediğimi hatta daha da çok dinlemem gerektiğini fark ediyorum.

BUĞRA GÜLSOY: ANNELİK AŞKTAN DAHA KUTSAL
Aşkı nasıl tanımlarsınız?
B.G.:  İlk görüşte aşka inanmıyorum. İlk görüşte sadece karşılıklı bir elektrik olur. Aşk zamanla olur. Sonra da o aşkın paylaşımlarla birlikte sevgiye dönüştüğünü düşünüyorum.

L.L.T.: Bir insanı ancak zamanla, paylaşımın arttığında sevebilirsin. Ve o hisler zaman ilerledikçe gerçek bir sevgiye dönüşebilir ancak. Çünkü neticede aşk çok kısa süren bir duygu. Belki bir iki yıl. Ama hayat çok uzun.

Aşkın sevgiye dönüştüğü yer heyecanın tamamen bittiği yer değil mi?
B.G.:  Asıl heyecanın başladığı yer oluyor bence.

L.L.T.: Heyecan bence şöyle oluyor, o kadar uzun süre yan yana olup nasıl hâlâ sıkılmadığına şaşırıyorsun. Onunla birlikteyken nasıl hala kendimle ilgili yeni şeyler öğrenebiliyorum diyorsun. Bu başlı başına heyecan verici.

Aşktan daha güçlü ve kutsal bulduğunuz ne var hayatta?
B.G.: Bir kadın için anne olmak, bir erkek için aile kurmak ve baba olmak, vicdan... Bunlar aşktan daha güçlü bence.

L.L.T.: Aşka sınır çizdiğimiz, onu kalıplara koyduğumuz için bu ayrımlar çıkıyor zaten ortaya. Yoksa aslında onların bütünü de aşk. Hayatın geneline o aşkla ve heyecanla bakabilsek keşke.

BEREN GÖKYILDIZ: 'KIZIM' GÜZEL BİR HİKAYE İÇİNDE OLMAKTAN MUTLUYUM
Beren, sen nasıl dahil oldun bu projeye?
Senaryoyu okuyunca hikayeyi çok sevdim. Anneme “Oynamak istiyorum, çok beğendim” dedim. İyi ki de dahil olmuşum. Öykü’yü çok severek oynuyorum.

Haber ile ilgili metin girin!.

9 yaşındasın, ama sana neredeyse deneyimli oyuncu diyeceğiz...
Evet, bu beşinci dizim. Çok seviyorum oyunculuğu. Setlere çok alıştığım için zorlanmıyorum hiç. Set saatlerimi ve çalışma ortamımı bana göre organize eden harika ekiplerle çalışıyorum.

Şimdi Türkiye’nin en popüler oyuncularından ikisiyle bir aradasın. Nasıl hissediyorsun?
Çok mutluyum, çünkü Buğra Abi ve Leyla Abla’dan her gün yeni bir şey öğreniyorum. Tecrübelerinden yararlanıyorum.

Yorumlar | 0
üye profil