Tere otu portakaldan daha çok C vitamini içeriyor!

Tere otu portakaldan daha çok C vitamini içeriyor!

Tere otu en faydalı sebze kategorisinde yer alıyor. İçerisindeki mineral ve vitaminleriyle tere; tansiyondan diyabete, öksürükten zayıflamaya ve kansere kadar etkisiyle neredeyse tek başına mucize bir besin.

Tükettiğiniz bir tutam tere otunun eş değer miktardaki portakaldan daha fazla C vitamini ve eş değer ıspanaktan daha fazla demir içerdiğini biliyor muydunuz? Hatta eş değerdeki sütten daha fazla kalsiyum içeriyor.

Tere, tipik bir garnitür olarak bilinen yapraklı, serin iklim şartlarında yetişen yeşil bir sebze. Tere otu bitkisinin bir kaç çeşidi olsa da, en çok bilineni bahçe ve su teresi.

Suda yetişen tere otu, kendiliğinden ortaya çıktığı için doğal yollarla besin değeri kazanıyor. Bahçe teresi de aynı besin öğelerine sahip ama su teresinin tadının daha lezzetli olduğu söylenir.  Yaprakları yüksek nem taşıma özelliği ile su tutucu özelliğe sahip. Yaz mevsiminde tüketilmesi daha uygun olan terenin acımsı ve keskin bir tadı bulunuyor.

Eski zamanlardan günümüze dek tere tohumu ve tere, özellikle Hindistan bölgesinde geleneksel ilaç olarak faydalanılıyordu. Genellikle çiğ olarak, salatalarda, çorbalarda ve mezelerde kullanılan tere, bazı sebze ve et yemeklerinin içerisinde baharat olarak da tercih ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde William Paterson Üniversitesi, 41 sebze ve meyveyi besin değerleri bakımından sıraladı. Bu araştırmada, tere en faydalı sebze seçildi. Tereyi, Çin marulu, pazı, pancar yaprağı, ıspanak ve hindiba takip etti. 

Peki, terenin içeriğinde neler bulunuyor ve sağlığa nasıl bir faydası var?

Portakaldan çok daha fazla miktarda C vitamini içeren tere, aynı zamanda çok iyi bir K vitamini kaynağı. Tere, B6 vitamini ve folat bakımından iyi bir bitkidir. Ayrıca tere, manganez ve fosfor mineralleri açısından zengin olmakla birlikte, magnezyum, potasyum, demir ve kalsiyum gibi mineraller de içeriyor. Tere, iyottan yana zengin olduğu gibi bakır da barındırıyor.

Tere, solunum yollarını rahatlatan bir besin. Öksürüğü kesme etkisinin yanısıra astım, bronşit gibi solunum hastalıklarının semptomlarını gidermeye, balgam sökmeye yardımcı oluyor. Tere göğüs anjininde de yararlı bir bitki. 

Kabızlık ve basur gibi sindirim sorunlarını gidermede etkili. Vücuttaki zararlı bakterileri öldürüyor ve bağırsak solucanlarının da düşmanı.

Kilo vermeye yardımcı oluyor

Tere kilo vermeye yardımcı olan bir sebze. Bağırsak hareketlerinin zayıf olması kilo vermeyi zorlaştırır, bağırsakların sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlayan tere böylece kilo vermeye yardımcı oluyor. Bunun dışında tere, yağ yakan hücrelerin sağlıklı bir şekilde çalışmalarını da destekliyor. Karaciğer rahatsızlıklarına fayda sağlayan tere kanı da temizliyor. Kandaki şeker seviyesini düşürmeye ve kansızlığı gidermeye yardımcı oluyor.

Terenin idrar söktürme etkisi bulunuyor. Böbrekleri ve idrar yollarını temizliyor; böbrek taşlarının düşmesine yardımcı oluyor.

Halsizliği gideriyor

Tere otu, vücut direncini arttırıp, halsizliği gideriyor ve güç veriyor. Bunun yanısıra; safrayı artırıyor, mideyi çalıştırarak hazmı kolaylaştırıyor ve iştah açıcı etkisi bulunuyor. Çiğ olarak ve az miktarda yenildiğinde sinirleri dinlendiren tere, saç dökülmesi ve kepeği de önlüyor.

Ayrıca tere, afrodizyak etki de sağlıyor.

Bir araştırmaya göre tere, kansere karşı da koruyucu. Prof. Dr. Narçin Palavan Ünsal’ın, ‘American Journal of Clinical Nutrition’ adlı bilimsel dergide yayımlanan bir çalışmadan yola çıkarak aktardığı, “Su teresi: Anti-kanser süper besin” başlıklı makalesine göre, günlük su teresi tüketimi DNA hasarını azaltıyor ve aynı zamanda serbest radikallerin sebep olduğu DNA hasarına karşı da hücrelere direnç kazandırıyor.  Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre tere, diğer sebzeler arasında glukosinolat içeriği bakımından oldukça zengin bir sebze. Biyolojik metabolizmanın düzenlenmesini sağlayan glukosinolatlar, vücudu olası kanser riskine karşı koruyor. Tere, epithiospecifier protein (ESP) içeriyor. Bu bileşen ise, nitriller içerisindeki glukosinolatların dönüşümünü sağlıyor. Fakat bu ESP bileşeni anti-kanser etki göstermemesine rağmen tere, diğer çoğu bitkilere göre kanser riskini azaltan bir bitki olarak kabul ediliyor. Ayrıca Southampton Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre de tere, kansere yakalanma riskini büyük oranda azaltıyor. Terede bulunan bir kimyasalın, kanser hücrelerinin beslenmesine neden olan beyin sinyallerini bloke ettiği ve bu sayede kanser tümörlerinin küçüldüğü düşünülüyor.

Göz sağlığını koruyor

Tere göz sağlığını koruyucu etkiler gösteriyor. Vücudun sağlığını destekleyen besin değerlerinin yaklaşık yüzde 40’ını sağlayan tere, karotenoidlerin bir formu olan A vitamini bakımından zengin bir bitki. Karotenoidler ise, göz sağlığını destekleyen ve koruyan bir bileşen. Bundan dolayı tere, görme kayıplarını önlüyor, gözün bozulmuş olan gece görüş yeteneğini onarmaya yardımcı oluyor. Ayrıca katarakt ve retinitis pigmentosa gibi göz hastalıkları riskini azaltıyor. Tere zengin A vitamini içeriği sayesinde, yaşa bağlı olarak gelişen maküler dejenerasyon ve görme eksikliğini gidermeye yardımcı oluyor.

Bağışıklık sistemini koruyor

Tere, bağışıklık sistemini koruyor ve antioksidan özellikler gösteriyor. Portakaldan ve diğer turunçgillerden çok daha fazla miktarda C vitamini içeren tere, soğuk algınlığı ve gribe karşı vücudu koruyor.  Yine C vitamini bakımından zengin olması cildi korumaya ve güzelleştirmeye yardım ediyor.  Kemikleri güçlendiren ve koruyan tere içermiş olduğu C vitamini sayesinde, vücudun ihtiyacı olan demir mineralinin, hücreler tarafından absorbe edilmesini sağlıyor.

Yapılan birtakım bilimsel araştırmalara göre C vitamini, kardiovasküler sağlığı destekliyor. C vitamini, C-reaktif protein seviyesini (CRP) artıran bir vitamin. C-reaktif protein seviyesi ise, kalp ve kardiovasküler sağlığı destekliyor, kalp hastalıkları riskini ve kötü kolesterol seviyesinin yükselme riskini azaltıyor. Aynı zamanda çok iyi bir K vitamini kaynağı olan tere, bu vitamin yardımı ile de kalp sağlığını koruyor.

Araştırmalara göre tere, benzil izotiyosiyanat (BIT) adı verilen bir biyo kimyasal madde içeriyor. Terenin yapısında bulunan bu kimyasal ise, diş ve diş eti problemleri ile mücadele ediyor. Benzil izotiyosiyanat adı verilen bu kimyasal, asit üretimine sebep olan bakterilerin çoğalmasını önlüyor. Böylece tere, dişlerin çürümesini engellemeye yardımcı oluyor.

Uzmanlar, fazla tüketilen terenin zararlı olabileceğini de söylüyor. Bu nedenle tansiyonu düşük olanlar, diyabet hastaları ve alerjiye yatkın kişiler tere tüketiminde dikkatli olmalıdır. 

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 464 Yayınlanma Tarihi: 22/05/2016 11:38:03

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.