Migren Günlüğü Tutmak İlaç Kadar Etkili

Migren Günlüğü Tutmak İlaç Kadar Etkili
Yayınlanma Tarihi: 25.10.2011 10:48 | Değiştirme Tarihi: 27.10.2011 11:31

Migrenli hastaların, şikayetlerini ve ne yiyip içtiklerini düzenli olarak yazdıkları bir ağrı günlüğü tutması çok önemli.

Tekrarlayıcı baş ağrısı ataklarından oluşan bir nörolojik hastalık olan migren tipi baş ağrıları, dünya genelinde erkeklerde yüzde dört-yedi oranında görülürken; bu rakam kadınlarda yüzde 15-20'ye yükseliyor. Ülkemizde ise toplumun yüzde 16'sının migren hastası olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık 8 milyon migren hastası olan ülkemizde ise her dört kadından birinde migren olduğuna dikkat çekiliyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Geysu Karlıkaya; özellikle sonbaharda artan migren nöbetlerinin nedenlerini ve ataklara karşı alınması gereken önlemleri anlattı. ERGENLİKTE BAŞLIYOR - Migren; genellikle ergenlik döneminde başlayan ancak çocuklarda da görülebilen bir hastalık. Ağrıların sıklığı 25-55 yaşları arasında en yüksek boyuta ulaşıyor. Temel olarak baş ağrısı ataklarından oluşan bir hastalık olan migren; tehlikeli olmasa da hastanın günlük yaşantısını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Migren, tedavi edilmediği takdirde iş gücü kaybına yol açan en önemli hastalıklardan biri olarak biliniyor. - Amerika ve Türkiye'de yapılan çalışmalar, eğitim ile gelir seviyesi yükseldikçe migrenin görülme sıklığının da azaldığını ortaya koyuyor. -Bunun sebebi tam olarak bilinmiyor ama düzenli yaşam ve yüksek gelir seviyesi sayesinde sağlık hizmetlerinden yararlanma gibi faktörlerin etken olduğu tahmin ediliyor. GENETİKLE BAĞLANTILI -Migrenli hastaların yaklaşık yüzde 90'ında ailenin bir başka üyesinde de migren olduğu biliniyor. Birinci derece akrabalarında migren tanısı olan kişilerde migren görülme sıklığı, diğerlerine göre 1.5 ila 4 kat fazla oluyor. 

-İkizlerde yapılan çalışmalarda; tek yumurta ikizlerinden birinde migren olduğu takdirde diğerinde de olma olasılığı yüksek bulunmuş. Ancak, bu oran yüzde 100 olmadığı için migren oluşumunda genetik faktörlerin yanı sıra çevresel başka faktörlerin de etkili olduğu söylenebilir.