Kime, neden aşık oluyoruz?

Kime, neden aşık oluyoruz?
Yayınlanma Tarihi: 10.02.2014 16:28 | Değiştirme Tarihi: 10.02.2014 16:15

İşte aşkın çeşitleri... İnsanlık tarihi ile yaşıt olan aşkı, ‘benzerlik’ kavramı ile bütünleştiren Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Dr. Berrin Özyurt, “Saç ve göz rengi gibi fiziksel benzerliklerin yanı sıra, benzer psikolojik davranışlar da ilişkide çekiciliği artırıyor. Bu tür benzerlik gösteren kişiler arasında aşk daha yoğun yaşanıyor” dedi.

Aşkı, hayranlık ve duygusallık gibi tutku yönelimli ifadelerle tanımlayan Yrd.Doç. Dr. Berrin Özyurt, aşk türlerini de değerlendirdi. Benzer özelliklerin yanı sıra kişilerin birbirlerini sık sık görmesinin de çekiciliği artıran bir durum olduğunu belirten Özyurt, şöyle konuştu: “Fiziksel ve duygusal olarak onaylanmak, çekicilik ve iletişim aşkın en önemli koşulları olarak kabul edilir. Aşk denildiğinde birini çok fazla düşünme, kendini iyi hissetme ve mutluluk gibi olumlu duygular içeren ifadeler akla geliyor.
Ancak aşkta benzerlik kavramı çok önemli

Kişiler arasında saç ve göz renginin, yaşın, fiziksel ve psikolojik özelliklerin, ayrıca sosyal statülerin aynı olması aşkın daha yoğun yaşanmasında önemli bir etken. Örneğin, kişiler kendi çekiciliklerine yakın kişileri daha çekici bulurlar. Ayrıca aşina olduğumuz, hatta sık sık gördüğümüz kişileri çekici buluruz.”

Günümüzde görülen aşk türlerini 6 kategoride değerlendiren Özyurt, mükemmel aşkı ise hem bulmanın hem de elde tutmanın zor olduğunu söyledi. Özyurt, aşk türlerini şöyle sıraladı:

Delicisine Aşk

Bir görüşte aşk sınıfına girer. Gerçekte aşık olduğu kişiye değil de, kafasında idealize ettiği kişiye karşı aşkın saplantı durumuna dönüşmesi.

Boş Aşk

Bir kişinin bir başka kişiyi sevdiğine karar vermesi ve yakınlık veya tutku barındırmadan bu aşkı devam ettirmesi. Boş aşk, uzun yıllar süren ancak doğal duygusal içeriklerin ve fiziksel çekimin zaman içinde yok olduğu ilişkiler türüne girer.

Romantik Aşk

Kişilerin birbirlerine karşı fiziksel ve diğer açılardan çekici gelmesi durumunda oluşur. Bu aşk türünde bağlılık gerekli değil. Yaz aşkları gibi gelecekte birlikte olmama durumu söz konusu olabilir.

Karşılıklı Aşk

Tutku unsuru ilişkide pek söz konusu değil. Tutku, uzun zaman sonra ilişkide derinden hissedilen bağlılığa dönüşür.

Budalaca Aşk

Filmlerdeki gibi insanlar tanışıp ardından kısa bir süre içerisinde evlenirler. Budalaca aşk, stresin oluşmasına uygun bir ortam oluşturur. Çünkü tutku ortadan kaybolduğunda ya da azaldığında geriye yalnızca bağlılık kalır ancak o da zaman içinde gelişip derinlik kazanabilecek bir eylemdir.

Mükemmel Aşk

Pek çok insanın arzuladığı aşk türü. Bu tür aşkı elde tutmak onu yaşamaktan daha zordur. İlişkide tutku, bağlılık ve fiziksel çekiciliği barındırır.

Bilimin son buluşu: Kokuyla tedavi... Yakında koklayarak iyileşeceğiz!

Gelecekte doktorunuz rahatsızlıklarınız için reçetenize koku isimleri yazarsa şaşırmayın! Çünkü bilim dünyası, tarih öncesinden bu yana kullanılan kokularla ilgili önemli buluşlara imza attı. Derimiz başta olmak üzere birçok organımızın burnumuz gibi koku aldığı keşfedildi.

Hafta sonunu nasıl kilo almadan geçiririz?

Hafta sonu  tembellik yapmaya veya zengin bir Pazar kahvaltısına “Hayır” demek kolay değil. Global Fitness Eğitim Direktörü Samantha Clayton, “Yoğun bir haftanın ardından küçük bir kaçamağın elbette zararı yok; ancak hafta sonu kendinizi şımartma meselesini abartmadan önce iki kez düşünün” diyor.

6 saatten kısa ve 10 saatten uzun uyuyanlar, dikkat!

Sağlıklı uykunun ileri yaşlarda hastalıklarla karşılaşmadan hayata devam etme açısından da kritik olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksu, uykunun sağlıklı, yeterli ve iyi olmasının yaşlanmayla ortaya çıkan sağlık sorunlarının oluşumunu engellediğine dikkat çekiyor.

Bahar yorgunluğu ile baş etme yöntemleri

Kış aylarında yavaşlayan metabolizma, mevsim değişikliği ve havaların ısınması ile kimi zaman adaptasyon sorunu görülebilir. Bu da bireylerde uykusuzluk, stres, yorgunluk gibi sorunlara neden olur. Bu durum hem özel yaşantımızı hem de iş hayatımızı olumsuz yönde etkileyebilir.