Günde 2 çay kaşığını geçerse bakın neler oluyor...

Günde 2 çay kaşığını geçerse bakın neler oluyor...
Yayınlanma Tarihi: 03.03.2019 13:37 | Değiştirme Tarihi: 03.03.2019 13:37

Birçoğumuzun düşünmeden yemeklere bol bol serptiği tuz aslında vücudun baş düşmanı. Uzmanlar tuzla mesafeli bir ilişkiyi öneriyor. Yemeklerimize tuz yerine baharat, limon suyu, nar ekşisi ya da sirke kullanarak tat katmak tuz tüketimini azaltmayı sağlıyor.

 

Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat, hipertansiyon, kalp, böbrek hastalıkları başta olmak üzere obezite, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunmak amacıyla günlük tuz tüketimini 5 gram ile sınırlamak gerektiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tekin Akpolat tuzu azaltarak hayatımıza neler katabileceğimizi anlattı…

Tuzdan uzak durun

Ülkemizde en önemli tuz kaynaklarının başında yemek pişirilirken eklenen tuz ve ekmek geliyor. Sofrada kullanılan tuzluk günlük tuz alımının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. Bu nedenle tuzluk kullanmayarak, yemeğe ilave tuz atmayarak yapılan tuz kısıtlaması yetersiz kalıyor.

Dünya Sağlık Örgütü; hipertansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere obezite, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunmak amacıyla günlük tuz tüketimini 5 gram’dan az olarak öneriyor. Bu da günlük tükettiğimiz tuz miktarını üçte birine indirmemiz gerektiği anlamına geliyor.

 

Yemeklerinize tuz katılmasına izin vermeyin

 

Günlük tuz tüketiminin günde 5 grama indirilmesi ile her yıl dünyada kalp krizi ve inmeye bağlı 2.5 milyon ölüm önlenebilir. Küçük bir çay kaşığının yaklaşık 2.5 gram tuz aldığını düşünürsek biz günde yaklaşık 6 çay kaşığı tuz alıyoruz.

Halbuki hedefimiz günde 2 çay kaşığını geçmemek olmalıdır. 6 çay kaşığını birden 2 çay kaşığına indirmek hemen mümkün olmayabilir ama günlük tüketimimizi bir çay kaşığı azaltsak bile yararı çoktur.

Günde bir çay kaşığı daha az tuz alırsak yıllık kalp krizi riskimizi yüzde 5, felç riskimizi yüzde 3 ve ölüm riskimizi yüzde 4 azaltmış oluruz. Üstelik yıllar içinde sağlayacağımız yarar da katlanarak artar. Tuzun azaltılmasının pek çok hastalığın tedavisi için gerekli.

 

Çocuklar ailelerini örnek alıyor

 

Tuzun azaltılması kan basıncını kontrol altına almanın yanı sıra hipertansiyon gelişimini de önleyebilir. Hipertansiyon sorunu ile karşılaşmamak için yapılacak işlerden birisi de tuzun azaltılmasıdır. Birçoğumuzun eli yemeğin tadına bile bakmadan tuzluğa gidiyor, eskiden bol tuzlu yiyenler yaşlanınca, hipertansiyon hastası olunca tuzun tadını unutmak zorunda kalıyor. Ailelerinin bol tuzlu yediğini gören çocuklar da aşırı tuz tüketimine yöneliyor.

Tuz tüketimini kontrol altına alarak sadece yaşlılıkta değil daha erken yaşlarda hipertansiyonun ortaya çıkmasını da önlenebilir. Hipertansiyonu olan hastalar daha az tuzlu yiyerek yüksek kan basınçlarının kontrol altına alınmasını da kolaylaştırırlar. Yüksek tansiyon için önemli olan sofra tuzu olarak bilinen NaCl’dür. Batı tarzı beslenmede kişiler günde ortalama 8-9 gram tuz alırlar. Bu tuzun günde 5 grama düşürülmesi kan basıncının kontrol altına alınmasını kolaylaştırır.

 

Tuz tüketimini azaltmak için 10 pratik öneri 

 

 

1. Yemeğin tadına bile bakmadan tuz koymayın. Tuzsuz yemek çok tatsız diyorsanız biber, sirke, limon suyu ve değişik bitkilerle yemek tatlandırılabilir.

 

 

2. Tuzsuz ekmek yiyin. Taze sebze yiyin. Konserve, turşudan uzak durun.

 

 

3. Yemek pişirirken tuz koymayın, pişirdikten sonra da koymayın.

 

 

4. Tuzu azaltılmış peynir yiyin.

 

 

5. Doktor veya eczacıya danışarak yapay tuz kullanabiliriz

 

 

6. Dışarıda yemek yerken seçici olun

 

 

7. Nane, kekik, soğan, sarımsak yemeklere tuz olmadan lezzet verir. Etleri sarımsak, sirke, limon suyu ile terbiye edin.

 

 

8. Sebze, meyveler genel olarak az tuz içerir

 

 

9. Taze fındık, ceviz, semizotu yemeğe lezzet katar

 

 

10. Alışveriş yaparken gıda etiketindeki tuz miktarına bakalım.

 

Kaynak: Liv Hospital 

Boy uzatan zeka geliştiren İyot nelerde bulunur?

Türkiye’de insanların yüzde 99,9’u iyot eksikliği çekiyor. Vücudumuz tarafından üretilmeyen, besin yolu ile temin ettiğimiz iyotun eksikliğinde birçok hastalığın oluşmasının yanı sıra zeka geriliği ve yenidoğan bebeklerde ölüm riskini de artıyor.

Bilimin son buluşu: Kokuyla tedavi... Yakında koklayarak iyileşeceğiz!

Gelecekte doktorunuz rahatsızlıklarınız için reçetenize koku isimleri yazarsa şaşırmayın! Çünkü bilim dünyası, tarih öncesinden bu yana kullanılan kokularla ilgili önemli buluşlara imza attı. Derimiz başta olmak üzere birçok organımızın burnumuz gibi koku aldığı keşfedildi.

Hafta sonunu nasıl kilo almadan geçiririz?

Hafta sonu  tembellik yapmaya veya zengin bir Pazar kahvaltısına “Hayır” demek kolay değil. Global Fitness Eğitim Direktörü Samantha Clayton, “Yoğun bir haftanın ardından küçük bir kaçamağın elbette zararı yok; ancak hafta sonu kendinizi şımartma meselesini abartmadan önce iki kez düşünün” diyor.

6 saatten kısa ve 10 saatten uzun uyuyanlar, dikkat!

Sağlıklı uykunun ileri yaşlarda hastalıklarla karşılaşmadan hayata devam etme açısından da kritik olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksu, uykunun sağlıklı, yeterli ve iyi olmasının yaşlanmayla ortaya çıkan sağlık sorunlarının oluşumunu engellediğine dikkat çekiyor.