Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Gazeteciler Var Diye Annemi Öpemiyordum

Gazeteciler Var Diye Annemi Öpemiyordum

Ünlü bir anne babanın, Filiz Akın ve Türker İnanoğlu’nun oğlu ve Türkiye’nin çocuk yıldızıyken 10 yaşında yatılı okula gitmek...

26.11.2012 09:55

“İlker dik dur” diyor Nazlı, İlker İnanoğlu ile fotoğraf çekimlerimiz yapılırken. Nazlı, İlker İnanoğlu’nun evlenmeyi düşündüğü sevgilisi Zeynep Mutlu’nun 9 yaşındaki dünya tatlısı kızı. Bir o kadar tatlı bir yavru kedileri de var; adı Şampanya. Bu mutlu yuvada en çok İlker İnanoğlu’nun çocukluğuyla ilgili sorularıma verdiği cevaplara takılıyorum. Ünlü bir anne babanın, Filiz Akın ve Türker İnanoğlu’nun oğlu ve Türkiye’nin çocuk yıldızıyken 10 yaşında yatılı okula gitmek, tüm düzenin altüst olması kim bilir ne zor şeydi! İnanoğlu yaşadığı o zorlukları nasıl avantaja çevirdiğini anlattı bana. Ayrıca Amerika’da eğitimini aldığı oyunculukta bugünlere nasıl geldiğini, özel hayatındaki iniş çıkışlardan sonra düzene nasıl kavuştuğunu ve bunun kendisine kazandırdıklarını da... Tüm samimiyeti ve içtenliğiyle....

Haber ile ilgili metin girin!.* Yumurcak kelimesi ne çağrışım yapıyor sende?  - Sanki asırlar öncesi gibi bir şey.* Bir önceki yaşamın gibi mi? Ya da balkabağı misali, gece yarısı her şey değişti gibi...- Evet, aynen öyle. O dönem televizyon olmadığı için oyuncular efsane gibi görünüyordu. Masal gibi zamanlardı.* Zamanla yıldızlar ulaşılabilir oldu. Peki “Bir gün herkes 15 dakikalığına şöhret olacak” cümlesine inanıyor musun?- Bu devirde öyle zaten... Hiçbir sıfatın yokken bir anda şöhret olabiliyorsun.* Peki gerçek oyuncuları 15 dakikalık şöhretlerden ayıran ne?- Ben 4 yaşında kamera karşısına geçtim, sonra Amerika’da okudum. Birikim ve tecrübe yani... Şimdi güzellik yarışmalarından jönler çıkıyor. Tamam, bazıları işi ciddiye alıyor ve geliştiriyor kendisini ama genelde pakete bakımıyor artık. Dünyanın hiçbir yerinde bizdeki kadar uzun boylu oyuncu yoktur. Hepsi 1.90 bizimkilerin. Yurtdışındaki jönlerse küçücük...* Tom Cruise, Daniel Craig gibi, değil mi?- Evet evet... Adamlar küçücük ama sahnede devleşiyorlar.KAÇIRILMAMAM İÇİN BENİ YURTDIŞINA GÖNDERDİLER* Yumurcak’a dönersek... 4 yaşında sahnede olmak, böyle bir ailede doğmak avantaj mı dezavantaj mıydı senin için?- Oyunculuk olarak avantaj, psikolojik olarak dezavantaj. Sürekli kameralar önünde oluyorsun, ayrıcalıklı büyüyorsun. Ama sonra bir yatılı okula gidiyorsun, kimse seni tanımıyor.* Baban biraz bilerek mi yaptı sana bunu acaba? Biraz kendine gelesin diye yani...- O zamanlar terör vardı, beni kaçıracakları yönünde tehditler geliyormuş. “Onlardan kaçırmak için yaptık” diyor babam.* Nereye gittin?- İsviçre’ye... Ve düşün o dönemde çok zor yurtdışına çıkmak. Ancak iki yılda bir gelip gidebiliyorsun falan... Bir kez onlar yanıma geliyor, bir kez ben ziyaret ediyorum.* Bu aslında büyük travma. Peki sonradan psikolojik yardım aldığında bunlar gündeme geldi mi?- Tabii, bunların hepsi bir bir geliyor önüne. O travmayı yendim mi, ondan da emin değilim.* Nelerini yenemedin veya?  - Bunlar olmasa zaten oyuncu olamazsın. Mükemmel bir hayatı olan, oyunculuğu seçmez ki... Oyuncuyu oyuncu yapan şeylerin başında bence bu defolar geliyor. O duyguları tekrar tekrar yaşayarak bir şekilde deşarj oluyorsun.* Bir öfke var mı peki babana karşı, seni yurtdışına gönderdiği için?- Yok aslında... Çünkü bu sayesinde tek başıma ayakta kalmayı öğrendim. 20 yaşında gittim Amerika’ya, yalnız yaşamaya başladım. Bunlar sayesinde hayatla baş etmeyi öğrendim, farklı bir dünya görüşüm oldu.GAZETECİLER VAR DİYE ANNEMİ ÖPEMİYORDUM* Geriye dönelim, Filiz Hanım nasıl bir anneydi?- Meşhur... O dönemde gazeteciler neredeyse sürekli evde, sürekli çekimler yapılıyor. Buna bağlı olarak da anne-oğul ilişkisini yaşayamaz duruma gelmiştik. Annemi öpmek istiyorum, “İlkerciğim yapma, gazeteciler var” diyor mesela. Alt alta üst üste olamıyorsun.* Yalnız kaldığınızda nasıldı peki?- Pek yalnız kalamıyorduk ki. O dönemde her ay bir film çekiliyordu ve sadece birkaç tane as oyuncu vardı. Türkan Şoray, Fatma Girik, Filiz Akın... Sürekli aynı insanlar oynuyor, bu yüzden de yalnız kalmaya hiç fırsat bulamıyorduk.* Şimdi herkes dizilerin uzunluğundan şikayetçi ama o zamanlar da çok çalışılıyormuş.- O zaman da zordu tabii. Şimdi as oyuncuların bence şikayet etme hakkı yok, en azından çok iyi para kazanıyorlar.* Eskiden yok muydu öyle büyük paralar?- Yoktu tabii. Daha yeni yeni dizilerden para kazanıyor bu adamlar...BEN OYUNCULUKTAN BAŞKA İŞ YAPAMAM* Türker Bey nasıl bir babaydı peki?- Disiplinli, patron ve beni de her zaman disiplinli yetiştirmeye çalışan bir baba. İleriye dönük bir terbiye alıyorsun ondan. İnsanların yanında ayak ayak üstüne atmamaktan tut, hürmete kadar. Şimdi bunlar yok tabii.* Peki hiç “Keşke sıradan bir anne babanın oğlu olsaydım” dedin mi?- Hayır. Çünkü o zaman ben, ben olmazdım, bu hayatı tadamazdım. Yine doğsam yine bu işi yapmak isterim. Ben oyunculuktan başka iş yapamam.* Çocukken “oyuncu olacağım” diyor muydun?- Yok ama yine de keyifliydi. Yurt dışında film çekiyorsun, Fransızlar geliyor Türkiye’ye ve ortak yapımlarda yer alıyorsun... Acayip renkli günlerdi.* Yumurcak sayesinde Antalya’da ödül bile aldın. Ne hissetmiştin?- Ne olduğunu anlamadım bile... Ödül benden büyüktü, zor taşıdım. Bir de o zamanlar televizyon programlarını sonuna kadar bant çekiyorlar, çişin geliyor gidemiyorsun... Sırf sıkıntı!Kaynak: Hürriyet / Ömür GEDİK
Yorumlar | 0
üye profil