Yargıtay'dan önemli karar: Ölünün arkasından olumsuz konuşan tazminat ödeceyecek

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ölen kişinin ardından 'mikrop' diyen kişinin manevi ceza ödemesine hükmetti. Bu kararla birlikte ölen kişilerin ardından bu şekilde konuşanların tazminat ödemesinin de önü açılmış oldu.

Yayınlanma Tarihi: 23.02.2021 11:56
Değiştirme Tarihi: 23.02.2021 11:56
Yargıtay'dan önemli karar: Ölünün arkasından olumsuz konuşan tazminat ödeceyecek

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ölen kişinin arkasından olumsuz konuşan kişinin ölen kişinin mirasçılarına manevi tazminat ödemesine hükmetti. İşte ayrıntılar...

Devlet memuru olan N.A. geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Ailesi bu ölümle sarsılmışken, iddiaya göre A.A. isimli kişi sosyal medyadan N.A.'yı kast ederek 'Cenabı Allah'ın sopası yoktur, alma masumun ahını elbette çıkar. Sıra öbür mikroplarda' dedi. 

N.A'nın eşi ve çocukları bu olayı fark edip 7 bin liralık manevi tazminat talebinde bulundu.

‘KINAMA’ KARARI VERİLMİŞTİ

Mahkemede savunma yapan davalı A.A., davaya konu edilen yazıların tarafından yazıldığını ortaya koyabilecek somut verilerin sunulmadığını, merhuma karşı bir husumeti bulunmadığı gibi merhumun sağlığında kendisine husumetinin devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın kabulüne hükmetti. Kararı davalı temyiz edince devreye giren Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ‘mikrop' ifadesine verilen manevî tazminat cezasını ağır bularak, mahkemenin yakışıksız sözler sebebiyle ‘kınama' ile yetinmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

ÖLEN DEĞİL AİLESİ SALDIRIYA UĞRAMIŞ SAYILIR

Ölenin arkasından sarf edilen sözlerin yol açtığı manevî zararın ayıplanma ile giderilemeyeceğine dikkat çeken 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, yeniden yapılan yargılamada ilk kararında direndi. Kararı davalı temyiz edince devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi. Kurul üyeleri, şeref ve haysiyete yönelik saldırıların kişinin ölümü sonrasında gerçekleşirse ölenin kişilik hakkının ihlal edildiğinin söylenemeyeceğini, ancak ölenin şeref ve haysiyetine yönelen saldırıların onun yakınlarının kişilik hakkına saldırı teşkil edeceğine dikkat çekti. Emsal kararda şöyle denildi:

– Mûrisin (miras bırakanın) trafik kazası sonucu ölümünden iki gün sonra davalının ‘Cenab-ı Allah'ın sopası yoktur, alma masumun ahını elbet çıkar, daha temizlendi, sıra öbür mikroplarda' şeklinde paylaşımda bulunduğu hususu uyuşmazlık dışıdır. Davacılar mûrisinin ölümü sonrasında davalı tarafça internet ortamında paylaşılan bu sözlerin özellikle kullanılan ‘mikrop' kelimesi dikkate alındığında küçük düşürücü ve incitici olduğu kuşkusuz olduğu gibi; olayın oluş şekli, söylenen sözlerin içeriği ve tarafların durumu birlikte değerlendirildiğinde bu sözlerin nezâkete aykırı sözler olarak kabulü mümkün görülmediğinden kınama ile yetinilmesi uygun düşmeyecektir.

MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ İSABETLİDİR

– O hâlde ölenin şeref ve haysiyetine yönelen saldırılar onun yakınlarının kişilik hakkına saldırı teşkil edeceğinden, bu tür saldırılar karşısında ölenin yakınları, kendi kişilik haklarının ihlâline dayanarak Türk Medenî Kanununun 25. maddesinde belirtilen davaları açabileceğinden, mahkemece davacılar lehine manevî tazminata hükmedilmesi isabetlidir. Hâl böyle olunca; mahallî mahkemece yukarıda açılanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usûl ve yasaya uygun olup, yerindedir.

– Ne var ki, özel dairece tazminat miktarı yönünden bir inceleme yapılmadığından, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın özel daireye gönderilmesi gerekir. Davalı vekilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığına yönelik temyiz talebinin hukukî yarar yokluğundan reddine, diğer temyiz itirazlarının reddi ile direnme uygun olduğundan, davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. (İHA)