Türkiye’nin deprem tarihi kitap oldu!

Türkiye’nin deprem tarihi kitap oldu!
Yayınlanma Tarihi: 16.11.2019 20:10
Değiştirme Tarihi: 16.11.2019 20:10

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezindeki akademisyenlerin yaptığı çalışmayla Türkiye tarihinde yürürlüğe giren bütün deprem haritaları ve deprem yönetmelikleri bir araya getirilerek tek kitapta toplandı.

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezinden Doç. Dr. Bülent Özmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitenin İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal ile yoğun emek ve mesai harcayarak, 1028 sayfalık "Türkiye'nin Deprem Gerçeği Deprem Bölgeleri Haritaları ve Deprem Yönetmeliklerinin Tarihsel Gelişimi" adlı kitabı hazırladıklarını söyledi.

Kaybolmaya yüz tutmuş birçok belge, rapor ile yayından yararlanarak, Türkiye'nin deprem haritaları ve yönetmeliklerinin tarihini belgelediklerini belirten Özmen, bütün harita ile yönetmeliklerin Resmi Gazete, Bakanlar Kurulu kararları, cumhuriyet arşivi ile birçok kamu kurum ve kuruluşunun arşivi taranarak elde edildiğini dile getirdi.

Kitapta Bakanlar Kurulu kararlarıyla yürürlüğe giren 1945, 1947, 1963, 1972 ve 1996 tarihli Deprem Bölgeleri Haritaları'na ulaşılabildiğini aktaran Özmen, 1940 yılı talimatnamesinden sonra 4623 Sayılı Kanun'a dayanarak, deprem bölgelerinde yapılacak yapılar için hazırlanmaya başlanan ve zaman içinde 1947, 1949, 1953, 1961, 1968, 1975, 1996, 1997, 1998 ve 2007'de dünyadaki gelişmelerle ülke ihtiyaçlarına bağlı olarak yürürlüğe giren deprem yönetmeliklerine de yer verildiğini ifade etti.

Kitabın ekinde bir de CD verildiğini anlatan Özmen, şöyle devam etti:

"CD ile binanın yapım tarihi girilerek hangi yönetmeliğe göre yapılmış olması gerektiği, yerleşim biriminin adı yazılarak 1945, 1947, 1963, 1972 ve 1996 tarihli deprem bölgeleri haritalarında hangi bölgeye düştüğü, il il deprem bölgeleri ve fay haritalarını inceleme, deprem terimleri sözlüğünde kelime arama, 1996, 1972, 1963, 1947 ve 1945 deprem bölgeleri haritaları ve Türkiye Diri Fay Haritası'nı kitabın ekinde verilen büyük boy harita üzerinde görme gibi depremle ilgili herkese faydalı olabilecek birçok bilgiye ulaşma mümkün hale getirildi. Bu çalışmayla değişik tarihlerde yapılmış konutların hangi derecedeki deprem bölgesinde olduğu ve hangi yönetmeliğe göre yapılmış olması gerektiğini belirlemek, geçmiş tarihli yönetmelik ve haritalarla ilgili inceleme ve çalışmalar yapabilmek, harita ve yönetmeliklerdeki farklılaşma ve farklılaşmanın kapsamı, yapı stoku üzerindeki etkisi gibi çalışmalarda bulunabilmek olanaklı hale getirildi."

"Hukuki sorunları çözmede önemli bir işleve sahip olacak"

Doç Dr. Özmen, kitabın, deprem sonrası gerek inşaat yapımcıları gerekse yerel yönetimlerle vatandaşlar arasında yaşanan hukuki sorunları çözmede önemli bir işleve sahip olacağının düşünüldüğünü ifade etti.

17 Ağustos 1999 İzmit Körfezi depremi sonrası, önceki yıllarda uygulanan resmi deprem haritaları ve yönetmeliklere ulaşılamamasından dolayı inşaat yapımcıları, yerel yönetimlerle vatandaşlar arasında yaşanan hukuki sorunların çözülemediğini anımsatan Özmen, artık bu kitap ve CD ile olası bir depremde yıkılmış veya yıkılacak binanın o tarihte yürürlükte bulunan haritaya göre hangi dereceli deprem bölgesinde olduğu ve binanın hangi tarihli resmi deprem yönetmeliğine tabi olduğunun kolaylıkla öğrenilebilir duruma getirildiğini söyledi.

Kitap ile binaların durumuna bakılarak, Zorunlu Deprem Sigortası bedellerinin daha sağlıklı belirlenebileceğini belirten Özmen, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin gündeminde olan ve bir sorun olarak duran Türkiye ölçeğinde riskli yapı stokunun ne kadar olduğunun belirlenmesi ve hızlı tarama yöntemi ile riskli yapıların belirlenmesi çalışmalarında bu kitap ve CD'de verilen bilgiler, büyük kolaylık sağlayacak. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından hizmete sokulan Yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nın (2019) bizim çalışmamız ile entegre edilerek, çok daha kullanışlı ve birçok ihtiyacı giderecek şekilde yeniden tasarlanmasında büyük yarar var. Eğer bu çalışma yapılabilirse Türkiye'nin deprem tarihi eksiksiz bir şekilde belirlenmiş olacak."