Türkiye'nin konuştuğu videodaki Prof. Dr. Naci Görür, depremle ilgili bunları söyledi

Yayınlanma Tarihi: 25.01.2020 14:38 | Değiştirme Tarihi: 25.01.2020 14:38

6 Ekim 2019'da CNN TÜRK yayınında Elazığ ve çevresi için deprem uyarısında bulunan Prof. Dr. Naci Görür "Yer bilimciler olarak bu fay üzerinde büyük depremler olduğunu bildiğimiz için bu kadar sessiz kalmasından endişe ediyorduk. Bu sessizliğin nedeni gittikçe enerji ve stres biriktirmesi olabilir, günün birinde bir yerden patlak verebilir, diye endişe ediyorduk" dedi.

"Benim 'Elazığ Sivrice için dikkat edilmesi demem' bir tesadüftü." diyen Görür, "Bu benim özel bir yeteneğimi göstermiyor. Bütün yer bilimciler bunu söyleyebilir." ifadelerini kullandı.

6 Ekim 2019 tarihinde CNN Türk’te Hafta Sonu programıma katılan Prof. Dr. Naci Görür Elazığ ve çevresini vuran depreme nokta atışıyla işaret etmişti. Bilim insanları, yıllardır bu risklere dikkat çekiyor acil önlem çağrısı yapıyor” ifadelerini kullandı. Video kısa sürede sosyal medyada en çok paylaşılan görüntüler arasına girdi.

TÜRKİYE'NİN KONUŞTUĞU PROFESÖR ELAZIĞ DEPREMİNİ DEĞERLENDİRDİ

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Elazığ Sivrice'de meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi.

Prof. Dr. Görür, “Sivrice Gölü'nün bulunduğu yerlerde belirli alanlarda stres atıldı. Ama bu fayın özelliği gereği Palu, Bingöl Karlıova'ya doğru veya Malatya, Adıyaman bölgesine doğru özen göstermek lazım. Buralarda stres artımı da olmuş olabilir. Tıpkı 1999 depremindeki gibi odak noktasını Yalova Gölcük gibi düşünürsek, o deprem hem Marmara'ya hem de Düzce'ye bir stres yükledi ve Eylül ayında Düzce'de deprem oldu. Dolayısıyla 1999'dan sonra bir büyük deprem yine oldu. Bu doğrultu atımlı fayların deprem olduktan sonra sağını ve solunu yükleyebilir. Aynı şey Doğu Anadolu Fayı için de olabilir. Bu da doğrultu atımlı sol yönlü bir fay. Yani Sivrice'den Bingöl Karlıova'ya doğru Palu ve Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş'a doğru olan yönlere dikkat etmek lazım" dedi.

“UZUN ZAMANDIR BU FAYDA BİR DEPREM OLMUYORDU"

Uzun zamandır bu fayın uykuda olduğunu ve bir deprem beklediklerini belirten Prof. Dr. Görür, “Doğu Anadolu Fayı özel bir fay. Bu fay Kuzey Anadolu Fayına oranla uyumakta olan bir fay. Uzun zamandır bu fayda bir deprem olmuyordu. Bu fay uykudaydı. Yer bilimciler olarak bu fay üzerinde büyük depremler olduğunu bildiğimiz için bu kadar sessiz kalmasından endişe ediyorduk. Bu sessizliğin nedeni gittikçe enerji ve stres biriktirmesi olabilir, günün birinde bir yerden patlak verebilir, diye endişe ediyorduk. Mesela 1513 yılında Kahramanmaraş Türkoğlu çevresinde 7.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Antakya'da 1823'te 7.5 büyüklüğünde bir deprem var. Malatya yöresinde 1893 yılında 7'nin üzerinden bir deprem var. 1874 yılında bugünkü depremin olduğu yerde Sivrice-Palu arasında, 1875 yılında Sivrice-Sincik bölgesinde deprem meydana geldi. Biz bunları biliyorduk ve fay sessizdi" dedi.

"BURADAKİ FAYLARDA BÖYLE DEPREMLER MEYDANA GELİYOR"

Beklenen İstanbul depremini tetikler mi sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Depremlerin birbirini etkilemesi aynı geometri ilişkisinde olan faylar için geçerli. Deprem levha hareketliliğidir. Anadolu fayı, Kuzey Anadolu ve Güney Anadolu fayı boyunca hareket ediyor. Batı Anadolu bu hareketlilikten etkilenerek Kuzey Güney yönünde geriliyor. Buradaki faylarda böyle depremler meydana geliyor. Zaman zaman bu levha hareketlerindeki değişimler, bunların hızları, niteliğindeki değişimler deprem olma sıklığını artırıyor"

"ELAZIĞ SİVRİCE İÇİN DİKKAT EDİLMESİ DEMEM' BİR TESADÜFTÜ"

Sosyal medyada sıkça paylaşılan deprem tahmini videosu için şu açıklamalarda bulundu:

“Benim 'Elazığ Sivrice için dikkat edilmesi demem' bir tesadüftü. Bu benim özel bir yeteneğimi göstermiyor. Bütün yer bilimciler bunu söyleyebilir. Bu bir tesadüftü. 2003 yılından sonra Elazığ, Malatya'da defalarca konferans verdim. Valiliğe gittim. Halka anlatmaya çalıştım. Halkta oranın deprem kenti olmadığı gibi bir düşünce vardı. Halkı da uyardık. Doğu Anadolu Fayı'nın önemli bir fay olduğunu. Türkiye'nin ikinci büyük fayı olduğunu, tehlikeli depremler üretebileceğini anlatmaya çalıştım"