Türk doktor, kanserli dokuyu yok eden yeni bir sıvı geliştirdi

ABD’de dünyaca ünlü sağlık kurumu Mayo Clinic’te görev yapan Prof. Dr. Rahmi Öklü, kanserli dokuyu yok eden yeni bir sıvı geliştirdi. 

Yayınlanma Tarihi: 12.02.2021 10:11
Değiştirme Tarihi: 12.02.2021 10:11
Türk doktor, kanserli dokuyu yok eden yeni bir sıvı geliştirdi

Mayo Clinic’in Klinik Vasküler ve Girişimsel Radyoloji Anabilim Dalı Uzmanı olan, Minimal İnvazif Terapötik Laboratuvarı’nın direktörü ve kurucusu Prof. Dr. Rahmi Öklü liderliğindeki ekip, kanserli dokuyu yok eden yeni bir iyonik sıvı (sıvı tuz) formülasyonu geliştirdi.

Konuyla ilgili konuşan Prof. Dr. Rahmi Öklü, kanser tedavisinde en büyük sorunun ilacı tümöre ulaştırmak olduğunu hatırlattı. Öklü, geleneksel yöntemlerde, tümöre ulaşmasını ve içinde kalmasını sağlamak için yüksek doz ilaç verildiğini ancak bunların genellikle hızla akıp gittiğini ve hastada yan etkilere neden olduğunu belirtti. İlacın tümöre nüfuz edemez ve orada kalamazsa işini yapamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Öklü, kendi yaklaşımlarının sadece tümörü öldürmekle kalmayıp, aynı zamanda ilacı yayan ve 28 güne kadar orada tutan bir sıvı kullandığını söyledi. Türk profesör, bu yaklaşımın kanserin tekrarlama ihtimalini de azaltabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Öklü yöntemini şöyle anlattı: “Bunu ultrason altında enjekte edebilirsiniz. Süslü, pahalı ekipman, kurulum, malzeme yok. Sadece ultrason ve iğneye ihtiyaç var. Bir diğer etkisi, bağışıklık sisteminin önemli hücresi olan yüksek seviyedeki T hücrelerinin tedavi alanlarına gelmesi. Bu önemli. Bu aynı zamanda immünoterapi yapmak için mükemmel bir zaman sağlıyor. Günümüzde immünoterapinin katı tümörler için olan yetersiz etkinliğini bu yöntemle arttırabileceğiz.”

NAKİL BEKLEYENLER İÇİN UMUT

Geliştirdikleri yöntemin özellikle nakil bekleyen karaciğer kanseri hastaları için de umut olduğunu belirten Prof. Dr. Rahmi Öklü, şöyle devam etti:

“Mevcut tedavi, kanser hücrelerini yok etmek ve hastaları bir nakil kriterleri dahilinde tutmak için tümörün ısıtılmasını veya soğutulmasını veya radyoaktif partiküllerin tümörün arterlerine infüze edilmesini içeren ablasyonu içerir. Bir mikrodalga ablasyonu yapabilir ve temelde tümörü yakabilirsiniz, ancak tümör kalbe veya diğer önemli yapılara yakınsa bu genellikle bir seçenek değildir. Ve bazen radyoaktif infüzyon için tümörün kan kaynağını bulmak zordur. Bizim yöntemimiz bu hastalar için bir umut olabilir.”

Çalışma tıp dergisi ‘Science Translational Medicine’ dergisinin kapağından duyuruldu.

(Hürriyet)