Söyleyecekleri merak ediliyordu! Aleyna Çakır'ın DNA raporundan sonra Müge Anlı'dan ilk sözler

Aleyna Çakır'ın ölümüyle ilgili yaşanan son dakika gelişmeleri tüm Türkiye'de merak edilip araştırılıyor. Yaşanan  bu ölüm, Müge Anlı'nın programında da uzunca bir dönem ekranlara getirilmiş ve baş şüpheli Ümitcan Uygun ile Müge Anlı arasında gerginlikler yaşanmıştı. Dün açıklanan raporda, Aleyna Çakır'da tespit edilen DNA örneklerinin Ümitcan Uygun ile eşleşmesi üzerine Müge Anlı'nın bugün neler söyleyeceği merak ediliyordu. Anlı, ATV'deki canlı yayınında Aleyna Çakır olayıyla ilgili bakın neler söyledi? 

Yayınlanma Tarihi: 05.02.2021 14:43
Değiştirme Tarihi: 05.02.2021 14:43

Ankara'daki evinde ölü bulunan ve Aleyna Çakır adıyla bilinen 21 yaşındaki Sema Esen'de tespit edilen doku ve sperm örneğinin Ümitcan Uygun'a ait olduğu belirlendi.

Bu gelişme üzerine, bu olayı günlerce programında konu edinen Müge Anlı'nın neler söyleceği merak ediliyordu. DNA raporu ile ilgili değerlendirmede bulunan Müge Anlı, “Utanmadık şükürler olsun Allah utandırmadı. Utananlar olduğunu düşünüyorum utanmıyorlarsa utanmaları gereken kişiler olduğunu düşünüyorum. Adli Tıp kurumu raporları da vücut üzerindeki izler bize o geceyi anlatıyor, o geceyle ilgili önemli detaylar veriyor." dedi.

Müge Anlı canlı yayındaki programında, ‘’Evden kaçmayı düşündüğünüz zaman Aleyna Çakır’ı düşünün. Ne oldu, başına neler geldi, benim başıma neler gelebilir. Onun başına geldi benim başıma gelmez diye düşünmeyin. Dün bildiğini gibi yayınımızın son dakikasında gelmişti haber. Benim beklediğim adli tıp kurumu raporu buydu. Bundan önce çıkan rapora beklenen haber deniliyordu, ama beklediğim hiçbir şey yok demiştim. Bu beklenen rapordu. Tırnak arasındaki DNA’nın kime ait olduğunu ait rapordu. O rapor da Ümit Uygun’a ait olduğu çıktı. Tüm kamuoyu adına söylüyorum, Allah utandırmadı. Utanmayanlar varsa utanmaları gerektiğini düşünüyorum.’’ dedi.

Anlı, sözlerine şöyle devam etti:

"Ben en baştan beri bu programı yaparken şunu söyledim, yine lafımın arkasındayım; Ben o gün orada adli tıp kurumu raporu gelmeden ne yaşandığını söyleyemem demiştim, hep bunu söyledim. Sosyal medyaya yansıyan, kızı bayıltıncaya kadar kişinin her kim olursa olsun, hatta onun altına ‘helal olsun’ diyenlere dahi işlem yapılması gerektiğini savundum. Hâlâ da sözümün arkasındayım. Burayı bilemeyiz dedik. ‘Kızın yaşam tarzı’, ‘kızın yaşam tarzı’ vs. falan o kızın orada kendi başına yapamayacağı izlenimini doğurdu her birimizde. Adli Tıp kurumu raporları da vücut üzerindeki izler bize o geceyi anlatıyor, o geceyle ilgili önemli detaylar veriyor."