Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
'Şiddetin İçinde Büyüdüm'

'Şiddetin İçinde Büyüdüm'

Seda Sayan TV8’de her sabah ekrana gelmeye devam ediyor. Bu yılki programlarında kadına karşı şiddet ve sosyal sorumluluk konularında çok daha aktif. Bir yandan da müzik çalışmalarını ve konserleri sürdürüyor.

21.04.2013 11:01

Seda Sayan TV8’de her sabah ekrana gelmeye devam ediyor. Bu yılki programlarında kadına karşı şiddet ve sosyal sorumluluk konularında çok daha aktif. Bir yandan da müzik çalışmalarını ve konserleri sürdürüyor. 25 Nisan’da da Ülker Sports Arena’da düzenlenecek kadınlar matinesinde Mehmet Ali Erbil ve Ferhat Göçer’le sahneye çıkacak. Seda’nın kulisinde hem kadınlar matinesini, hem TV ve müzik alışmalarını, hem de aşk dedikodularını konuştuk.   Uzun süredir neden röportaj vermiyorsun?                  - Kendime röportaj yasağı koymuştum. Kimselere konuşmuyordum. Sadece gazete için değil, kendi programımdan başka kimsenin programına da çıkmıyorum.   Neden bu kararı aldın?   - Beş gün program yapıyorum, daha ne anlatacağım. Her şeyi programımda anlatıyorum zaten. Bir de zaman zaman söylediklerim çarpıtılıyor. O yüzden röportaj vermiyordum. Sen özel olduğun için bu kuralı bozdum, bundan sonra da röportaj vermeyeceğim...   ESRA EROL BOZGUNA UĞRATTI BİZİ!   Bu hafta Esra Erol’un ekibi senin TV ekibini 8-2 yendi...   -Evet bozguna uğradık. Tellioğulları ile Seferoğulları gibi futbol maçı yaptılar. Hayırlı bir iş için maç yaptılar ama... Yenilen taraf olarak hemen akülü tekerlekli sandalyeyi aldık. Keşke hep böyle yapsak. Bizimkiler hırs yaptı rövanş maçı için... Ben de içimden iki sandalyeyi daha hazırlayayım diyorum. Malum, Esra’nın takımı çok güçlüymüş.   Memnun musun bu yıl TV8’deki performansından?   - İyi bir sezon geçirdik, geçiriyoruz. TV8 gerçekten farklı bir kanal. Benim konforumu ve rahatlığımı o kadar ön planda tuttular ki çerçevemi açtılar. Rahat ettim. Burada reyting kaygısından uzak bir program yapıyorum. Tabii ki hepimizin arasında tatlı bir rekabet var ama TV8’de çok şey yaparımın hazzını yaşıyorum.   Bu yılki programlarına bakıyorum da, kadına karşı şiddet gibi önemli konulara çok fazla değindin. Bu konuda duyarlılığı artırmak için çalışmaya devam edecek misin?   - TGRT zamanından beri bu konulara değiniyorum. Adım “Yetiş Bacım” olarak kaldı. Seda Sayan demek yardım demek. Yıllardır yapılan güven endeksinde birinciliği korumam, insanların sevmesi, dinlemesi, söylediklerimi ciddiye alması benim için çok önemli. Söylediğinde haklısın, TV8’de bu konulara daha çok ağırlık verdim. Artık daha çok kadınların sesini duyurmak istiyorum. Zaman zaman şiddet gören mağdur kadınlara çare bulabilmek için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’i de telefona bağlıyoruz. Her şeyi yapıyoruz.   Geçen hafta programına trans oyuncu Ayta Sözeri’yi çıkardın. Sesini duyuramayanların sesi olduğunu görüyorum...   - Çok teşekkür ederim. Biraz da bu imkanı TV8’de buldum. Transeksüel oyuncu da çıkıyor, dayak yiyen kadın da. Hayatın içinden herkes bizim programımızda yer bulabiliyor. Ben bunları daha önceden yapamaz mıydım? Yapardım ama maalesef bazı kaygılar var ve yaptırmıyorlar.   BABAMDAN ŞİDDET GÖRDÜM          Yine aynı şekilde program yapmayı sürdürecek misin?    - Kesinlikle, asla bırakmayacağım.   Hiç şiddet gördün mü?   - Babamdan gördüm. Şiddetin göbeğinde büyüdüm. Hem annemin şiddete maruz kaldığını gördüm hem de dört kardeşiz ve hepimiz babamdan dayak yedik. Allah rahmet eylesin. Yaşın ilerledikçe anlıyorsun, psikolojik rahatsızlığı varmış diyorsun. O zaman öyle bir şey yoktu. Babam bizi akşam ezanından sonra dışarıda gördüğü an tokadı yiyorduk.   Özel hayatında eşinden ya da sevgilinden şiddet gördün mü?   - Galiba bu işlerde karşı tarafı ürküten benim. Kadırgalı olduğum için benden çekiniyorlar. Titretenleri, ben titretiyorum.   KADINLAR MATİNESİ VAR   25 Nisan’da Ülker Sports Arena’da kadınlar matinesi yapacaksınız. Eski matinelerin tadı yeniden olur mu sence?   - Olacak ve olması için elimden gelen her şeyi yapacağım. Biliyorsun, matineler gazinodan günümüze gelen bir şey. Ben senelerce yaptığım programlarda matineleri yaşatmak için çok uğraştım. Her çarşamba kadınlar matineleri düzenliyordum. Geçtiğimiz hafta da yine böyle bir şey yaptım. Kadın, erkek hepimizin hayatında matinelerin yeri vardır. Dolayısıyla ben inanıyorum ki eski tadı olacak. Zaten matine yapmak benim işim. Tencere tıkırtısına oynayan bir kadın olduğum için...   Bu organizasyonun devamı olacak mı?    - Ülker’in öyle bir düşüncesi var. Türkiye’nin farklı illerinde bizi, sevenlerimizle buluşturmayı düşünüyorlar. Çok da güzel olur. Ayrıca kadro da çok güzel; ben, Mehmet Ali Erbil, Ferhat Göçer... Üstelik Şok’tan 40 liralık alışveriş yapan kadınlara ücretsiz. Bu, kadınların kendilerine zaman ayırması için bir ödül.   Halkın sana güven duymasını neye bağlıyorsun?   - Olduğum gibi olmama. Yaptığım işe dikkat ediyorum. Hata yaptığımda da aile bireylerinden biri gibi görüp affediyorlar. Oğulcan da büyüdükten sonra biraz daha kabuğuma çekildim.   Gece dışarı hiç çıkmıyorsun mesela...   - Hiç çıkmam.   Gece çıkmadığına göre bolca televizyon mu izliyorsun?   - Hepsini takip ediyorum. Siyaset programları da dahil... Cüneyt Özdemir hayranıyım, onu hiç kaçırmıyorum. Ahmet Hakan’ın programını da çok beğeniyorum. En kenardaki köşeyi tartışmayı bile bulup izlerim.    AKİL ADAMLARA DEĞİL MUHALEFETE KIZIYORUM   TV’deki bütün tartışmaları izlediğine göre akil adamlar meselesine hakimsindir. Ne diyorsun Orhan Gencebay, Kadir İnanır gibi sizin meslekten isimlerin akil insan seçilmesine?   - Bizim camiamızdan seçilen akil insanlara karşı bir tepki oldu. Bence Türk milleti olarak hepimiz akil insanız. Bu seçilen arkadaşlarım ya da büyüklerim, hem cephedekinin hem de dağdaki gençlerin anneleri ağlamasın demek için insanlarla konuşacak bir heyettir. Niye bu kadar ayağa kalkıldı anlamadım. Bence hükümet çok doğru yolda. Her gün şehit haberi veriyorduk. Sen mutlu muydun yayınını kesip şehit haberi vermekten? Ben mutlu muydum? Bir gün önce şehit haberi verip ertesi gün göbek atıyorsun. Bu haberleri vermiyoruz artık, ne kadar güzel. Muhalefete kızıyorum. Birlik olmaları ve yapıcı olmaları gerek.   ERKAN’LA AŞK YAŞASAK BUNU İLAN EDERİM   Single çıkardın. “Yağmur Altında Eriyorum” adında...   - Sözlerini Erkan Çelik’in yazdığı bir şarkı. İlk kez rock okudum. Şebnem Ferah hastasıyımdır ve rock’çılara çok özeniyorum. Orkestra şefim Ahmet Özden ve Erkan Çelik de bunu öğrenince bir rock şarkısı yapmak istediler. İnsanlar da çok beğendi.   Yeni bir albüm yapacak mısın?   - Artık albüm yapmıyorum. Single yapıyorum. Her yaz ve sezon başı bir single çıkarıyorum. Erkan Çelik’in hayatımıza girmesiyle müziğe daha çok ağırlık vermeye başladım. Erkan benim hayatıma Twitter’dan girdi. Ama iyi ki de girmiş.   Erkan sadece iş hayatına mı girdi? Duygusal hayatına girmedi mi?   - Erkan hep yanımda ve birlikte çalışıyoruz. Müzikal anlamda iyi işler ortaya çıkarıyoruz. Duygusal bir beraberliğimiz yok.   Duygusal bir beraberliğin olsa ilan eder misin?   - Neden etmeyeyim, hemen ederim. Sonuçta bekar bir erkek o... İlk başta o da yanlış anlaşıldı. Sanki benim yüzümden sorunlar yaşadı gibi lanse edildi ama doğrular ortaya çıktı sonunda.   Televizyon programında da hep ekibin içinde değil mi?   - Hep birlikteyiz. Artık o benim tatillerimde de var. Bana dedi ki “Coşkun Yıldız’la sen bana para vermiyorsunuz”. Biz de ona dedik ki “Amerika tatilini hak ettin”... Amerika’ya gideceğiz yazın. Ben ailemle gidiyorum, o da Coşkun’la gelecek. “Para vermiyoruz ama bak şöhret oluyorsun” diyoruz biz de ona... Şimdi başka sanatçılara da söz yazmaya başladı.   Bu röportaj için daha önce yazılmamış bir Seda şiiri istedim ondan... Hemen yazarım dedi...   - Yazar... Biliyorsun senin programında canlı yayında bile yazdı.   Programın ne zaman bitiyor?    - Haziran sonunda bitireceğiz.   Yaz için yeni bir single çalışman olacak mı?   - Çıkaracağım. İnanılmaz iki güzel şarkı yaptı. Zaten çok güzel şarkılar yapıyor, yazın da iki tanesini çıkaracağız.   Bütün ailen seninle mi çalışıyor?   - Evet. Bütün aileme ben bakıyorum. Herkese bakıyorum, aileme mi bakmayacağım. Ailem burada, eniştem burada, yeğenlerim yanımda. Bir yeğenim Esra Erol’a transfer oldu. Türkiye’nin en iyi stüdyo şefini yetişirdim.   Kaç kişi çalışıyor seninle?   - Ekibim 50 kişi. Çok insan ekmek yiyor ve bunu çok seviyorum. Ama disiplinliyimdir, herkes işini yapacak.   Okul da yaptırıyorsun...   - Evet bir de eğitim konusu var. Okul yaptırmak benim için çok önemli. Şimdi Tokat’a yurt yaptırıyorum. Başka illerde de okul yaptırmak istiyorum. Biliyorsun yardımlarla değil kendi kazandıklarımla yaptırıyorum.    ÖĞLENE KADAR BİR KAŞIK BAL   Çok az yemek yiyormuşsun. Sabah sadece bir kaşık bal...   - Doğru. Sabah sadece bal yerim ve enerjimi alırım. Ceviz, kuru üzüm ve badem de yerim, ama az. Akşam yemeğinde çorba içiyorum. Hâlâ “Ekranda inceltme mi kullanıyorsun?” diyorlar. Kullanmıyorum oysa. Ben çok boğazıma düşkün değilimdir.   Spor yapıyor musun?   - Pilates yapıyorum. Kendimi seviyorum ve dikkat ediyorum.   Sabah kaçta geliyorsun yayına? Hazırlanırken ne gibi ritüellerin var?   - Çok erken geliyorum. Dersimi güzel çalışırım. Yayın öncesi konuklarım ve mağdur ailelerle asla yan yana gelmem. Çünkü yayın öncesi konuşursam, onu yayında konuştum zannediyorum. Önceden hazırlanıyorum. Konuk gelen yazarların kitaplarını mutlaka okumuş oluyorum. Çok okurum. Hiçbir şeyi ayağımın ucuyla ittirmem.   Canlı yayına girmeden önce bir uğurun var mı?   - Yoktur. Bütün ekibim tembihlidir, moralimi bozacak hiçbir şey söylenmez bana ama... Benimle ilgili kötü bir haber çıktıysa konuşulmaz. Sinirimi hoplatacak bir şeyin olmamasına dikkat ederim. Ailem bile olsa herkes bu konuda tembihlidir. Cengiz SEMERCİOĞLU/Hürriyet      
Yorumlar | 0
üye profil