‘Sevgili Mi? Akdeniz Oyunları da Geçsin…’

‘Sevgili Mi? Akdeniz Oyunları da Geçsin…’

Londra’da Olimpiyatlar’ı izlemek inanılmaz keyifli birşeydi. Hele ki o koskoca statta Nevin Yanıt koşarken gururdan ölmek...

Londra’da Olimpiyatlar’ı izlemek inanılmaz keyifli birşeydi. Hele ki o koskoca statta Nevin Yanıt koşarken gururdan ölmek, bir avuç Türk’le birlikte periler için sessimiz kısılana kadar bağırmak, güreş müsabakalarının yapıldığı salonda nihayet ilk madalyamızı alan Rıza Kayaalp’i alkışlarken ağlamak… Nevin Yanıt’la bu anlamlı dereceden sonra buluştuk; o ne özgüven o… Evet, kendisine de dedim. Bir de sporcu diye yanılgıya düşmeyin; bir güzel, bir bakımlı ki sormayın… Zevkli izledik seni ve gururlandık. Belki “Keşke derece olsaydı” dedik ama tabii bir de madalyonun öbür yüzü var; senin yaşadıkların. Stresli miydin, rahat mıydın? Yarışlardan önce yaşadıklarını anlatır mısın?Rahattım. Çünkü buraya gelene kadar 365 gün çalıştım. Sabah, akşam, bazen günde 6 saat çalıştığım oldu. Geliyorum uyuyorum, kalkıyorum tekrar antrenmana gidiyorum. Geldiğimde zaten akşam olmuş oluyor. Masajdı, yemekti, banyoydu derken gece oluyor. Yatıyorum, sabah tekrar antrenmana… İstek ve hırsın verdiği bir kararlılıkla yola çıktığınız zaman başarı geliyor. Bende tatlı bir stres vardı. Hep bu anı bekledim. O piste çıkıp, neler yapacağımı görmek istedim çünkü gerçekten durumum çok iyiydi. Ve her zaman şunu söyledim: “Orada ilk 8 atlet arasında olmak istiyorum.” Birinci kim olursa olsun önemli değil. Kafamdan geçen madalyaydı tabii ki. Her şey yolundaydı. Dördüncüyle de derecem aynı. Ama ben sonuna kadar mücadele ettim. Belki mücadele etmesem üzülürdüm.

Haber ile ilgili metin girin!.Beşinciliğe sevindin mi üzüldün mü?Ben gücümü sonuna kadar kullandım. Takozdan biraz daha iyi çıksaydım şu anda belki üçüncü olabilirdim ama uzun mesafeye benzemiyor branşım. Sadece koşmuyorsunuz, önünüzde 10 tane engel var. Ufak bir hata yaptığınızda her şey bitiyor. Yarı finalde de elenebilirdim. Mutlu döneceğim Londra’dan. Emeklerimin karşılığını aldım. Geriye dönüp baktığımda, o finişi geçtikten sonra bütün yorgunluğum gitti. ‘İNANÇ ŞANSI DOĞURUR’Peki gelelim uğurlarına…Nazar boncuğum var, takmadan çıkmam. Türk bayrağı şeklinde ojelerim var. Acaba şans önemli mi? Kesinlikle! Çok iyi durumda olup burada iyi yarışamayanlar oldu. Çalışmanın yanında şans, bir de inanç gerekiyor galiba. Ya da o, şansı getiriyor. Bir de antrenörüm… Ailem nasıl evde destek veriyorsa, o da kampta aynısını yapıyor. Annemin olmadığı yerde antrenörüm var. Antrenörümün kızının hediyesi de hep boynumda.Sen uyurken kolyelerini çalacağım Nevin! Olur çal… Gelelim özel hayata… Erkek arkadaşın var mı? 2010’da vardı biri. Ben tabii yine çok yoğun çalışıyorum. Sabahları herkes uyurken kalkıyorum. Bir türlü oturtamadık. İş artık “sporu bırak” noktasına gitti, onu değil sporu seçtim. Sonra kendime bir söz verdim, Olimpiyatlar bitene kadar kimse yok dedim. Bakalım… Akdeniz Oyunları Da geçsin… Haber ile ilgili metin girin!.'Galiba diğerlerinden biraz daha yürekliydim'Yeni planlar, hedefler ne?Hemen Mersin’e gideceğim ve arkadaşlarımı göreceğim. Artık biraz tatil yapmaya ihtiyacım var. Çok yoruldum. Sadece vücut olarak değil, beyin olarak da... Derecelerden, yarışlardan uzak bir tatil... Sonra Akdeniz Oyunları var 2013’te. Hem de Mersin’de benim ismimin verildiği sahada yapılacak yarışlar. Kendi insanımın önünde koşacak olmak beni heyecanlandırıyor. Altın madalya almak istiyorum. Olimpiyatlar’da 66’sı kadın, 114 sporcumuz vardı ama sonuçlar pek iç açıcı değil. Sen ne yaptın, onlar ne yapamadı?Çoğu çıkıp “Baskı var üzerimizde” dedi. Beyninde ne kadar yer ederse o kadar baskı hissedersin. Ben hiçbir zaman yarışta baskı hissetmedim. Evet, benden bir şey bekleniyor ama bunu pozitif olarak düşündüm hep. Ne kadar güzel, benden bir şey bekliyorlar. Demek ki yapabilirim. Piste çıktığımda yüreğimi ortaya koyarım. Galiba biraz daha yürekliydim onlardan. Takım sporuna da benzemiyor atletizm. Hiç kolay değil ilk 8 arasına girebilmek. Bir de dünyada aynı kişilerle yarışıyorsunuz ama olimpiyatlara ayrı hazırlanıyor sporcular nedense; adı var. Olimpiyatlar büyük bir marka...Avrupa şampiyonu da oldum ama burada kariyerimin en güzel anını yaşadım. Galiba çok istedim. Onlar da yüreğini koyabilseydi beklentilerinin üzerine çıkabilirlerdi. Tabii ilk olimpiyatları olduğu için birçoğunun heyecanı olmuştur. Mesela basketbolcu arkadaşlarımızın elinden geleni yaptığını düşünüyorum. Belki de ben elimden gelenin fazlasını yaptım. O yüzden buradayım.ANNE SEMİRE YANIT: ‘Anneler yarışsa ben birinci olurum’Semire Hanım, yarış sırasındaki fotoğraflarınız zaten her şeyi anlatıyor. Ama yine de sormak istiyorum, şu an neler hissediyorsunuz?Semire Yanıt: Zaten burada olmaktan çok mutluyum. Nevin’le hep gurur duydum. Dünyanın en iyileriyle yarıştı kızım. 50 sporcuyu geride bırakarak 5. oldu. Yarış sırasında o kadar heyecanlandım ki anlatamam. Kızıma çok teşekkür ediyorum, antrenörüne de. Bütün Türkiye’ye teşekkür ederim. Yüreği Nevin’le olan herkes sağ olsun. Haber ile ilgili metin girin!.Bu arada acayip benziyorsunuz. Ben Semire Hanım’ı ilk gördüğümde “Nevin’in ablası herhalde” dedim. Annen olduğunu öğrenince onu rahatlatmaya çalıştık, sen kamptayken. Nasıl bir anne-kız ilişkiniz var?N.Y: Belki de birçok anne-kız gibi, arkadaşım o benim. Her şeyi konuşabiliriz, öyle rahatımdır. Güzel annemle çok güzel geçer vaktimiz. Tabii ben antrenmanlardayken pek görüşemiyoruz. Sabah çift antrenman yaptığım için hazırlık dönemi ağır geçti. Annem hep yemeğimi hazırladı. Sağolsun evde hiç iş yapmam. Her işimi o yapar. Öyle alıştım ki evlenince ne yapacağım bilmiyorum. (Gülüyor)S.Y: O zaman da yemeğini yaparım kızım, asla bırakmam sana.N.Y: Tabii bu işin şakası ama dediğim gibi annemle hayat güzel geçiyor. Çok şanslıyım, böyle olamayanlar da var; annesinden korkan, mesafeli olan... Tartışırız, kavga ederiz, güleriz, ağlarız, her şeyi birlikte yaşarız. Elleriniz de aynı bu arada. Ben hayatımda sizin kadar benzeyen anne kız görmedim.Ninem doğurmuş bizi, ikiziz. Herkes çok benzetiyor. Reklamda da oynadık ya, “Senin gelecekteki halin” diyorlar. Ben de kendimi görüyorum annemde. Bu arada Semire Hanım çok fitsiniz. Kızlarının yerine annelerin koştuğu bir yarış yapılsa bir Avrupa Şampiyonu da siz olur musunuz?S.Y: O olanağı sunsalar, en başta ben gelirim ve herkesi yenerim. Öyle hırslıyım yani. (Gülüyor) Yapıyor musunuz spor?S.Y: Yürüyüş yaparım. Birlikte yürür müsünüz mesela?N.Y: Çok yoruluyorum ama bazen destek amacıyla anneme katılıyorum. Küçükken de annemle ev gezmelerine giderken yürümeyi çok severdim; böyle mahalle aralarından geçmeyi falan... O zaman bile otobüse bindiğimde sinirlenirdim. Spordan uzak olmak bazen iyi oluyor. Antrenman antrenman beynim doluyor.OLİMPİYAT NOTLARIMİngilizler Olimpiyatlar’a güzel hazırlanmış. Aylar öncesinden başlayan çalışmalar sokağa yansımış. Yollar ülke bayraklarıyla süslenmiş, 300 bin bitki ekilmiş. Ve tabii maçlar... Sadece organizasyon komitesinde bu iş için 5 bin kişi görevlendirilmiş. Hepsine gitmek imkânsız tabii, çakışanlar oluyor. Perilerin Rusya mücadelesi için yola düştüğümde Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’la karşılaştık, stada birlikte yürüdük.Bu arada, Procter&Gamble ile gerçekleştirdiğimiz bu verimli seyahatin dönüşünde perilerle aynı uçaktaydım. Londra’ya gitmeden önce son röportajı da ben yaptığım için biliyorum, neşeden eser yok, mutsuz değil de, biraz hüzünlü, buruklardı. Nevriye’ye “Nasılsın” dedim, “Nasıl olayım ki” diye cevap verdi. Nasıl olsunlar ki? Ama artık üzülmeyin kızlar, maçta yanımdaki İngilizlerin bile dediği gibi hak eden sizdiniz, şanslı olan Ruslar... Bu arada fark etmediyseniz ev sahibi seyirci “Törkiye, Törkiye” diye bağırdı... İyi olan sizdiniz...       Röportaj: Nazenin Tokuşoğlu  
Görüntülenme : 2761 Güncelleme Tarihi: 13/08/2012 05:14:58
Yayınlanma Tarihi: 12/08/2012 12:58:15

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin