Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Anne olmak için doğurmak şart mı!

Anne olmak için doğurmak şart mı!

Medcezir dizisiyle bir kere daha gönülleri fetheden Şebnem Dönmez, bir yandan da Koruncuk Vakfı'nın gönüllü elçisi olmuş. Şu an vaktinin büyük kısmını çocuklara yardım için ayırıyor...

29.06.2014 09:15

Medcezir dizisiyle bir kere daha gönülleri fetheden Şebnem Dönmez, bir yandan da Koruncuk Vakfı'nın gönüllü elçisi olmuş. Şu an vaktinin büyük kısmını çocuklara yardım için ayırıyor...

Koruyucu anne olmaya nasıl karar verdin?Bu konu benim için verilen bir karar olarak değil de, hayatımın gidişatının aktığı yön doğrultusunda kendiliğinden tezahür ediyor. Ama öncelikle 40 yaşına gelmiş ve bugüne kadar çocuk yapmamış bir kadın olarak çocuk sahibi olmakla ilgili hislerimi ve düşüncelerimi paylaşmalıyım. Çocuk yapmanın, anne olmanın hayatın her alanında olduğu gibi doğal olarak gerçekleşmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Yani bu biraz insanın başına gelen bir hadise. Doğru şartlar, ortam oluşur ve bir bakmışsınız kucağınızda bir bebek var. Bu benim gibi bir insan için sadece yaşım geldi ya da hormonların yönlendirmesi sonucu gerçekleşecek bir olay değil. Olmadı. Ben öyle biri değilim. Böylesine büyük bir değişiklik ve mucize için çok daha güçlü ve temel sebeplere ihtiyaç duyarım.Yürümeyecek bir ilişkinin içinde kalıp ve hatta yürümeyeceğini bile bile ama hadi bir çocuğumuz olsun diyerek yapılması bana doğru gelmiyor. Elbette bu dünyaya gelmiş her can değerli ve bunun bir anlamı, hayrı var. Ama iş oraya gelmeden hayatımızı özgür irademizle yönlendirebiliriz değil mi? Üstelik bu sadece kendi hayatımız değil, üç kişi için de düşünülmesi gereken bir hadise. Çocuk yapmakla ilgili arzuların ya da toplum baskısının yönlendirmesi yerine oluruna bırakmak ve eğer o sevgi ortamı ve uygun iklim oluşursa yani bu benim başıma gelirse tezahür etmesine izin vermek istiyorum. Yani öncelikle bunu ifade etmek istedim... Bu benim için önemli vurgulanması gereken bir nokta. Biraz kısmet gibi görüyorsun sanırım...Bugün geldiğim noktada bir evlat sahibi olmak mutlaka ama mutlaka gerçekleşmesi gereken bir konu değil benim için. Ama kim bilir belki doğururum da. Bunu birlikte yapabileceğimi düşündüğüm biri çıkarsa karşıma olabilir ama olmayabilir de ve açıkçası bunu kabul ettim. Razı gelmek değil; durumu olduğu gibi her nasılsa öyle görmek ve hayatın akışı ile uyum içinde ilerlemenin benim için en iyisi olduğunu hissediyorum. Bu mutlak doğrudur da demiyorum ama bu benim için doğru bir yaklaşım. İşte tam da bu özgür ve doğal halin içinden bir çocuğa koruyucu aile olabileceğim fikri doğdu.Annelik duygusunu yaşamak istiyorsam illa da benim kendi doğurduğum bir çocuk mu olmak zorunda?'Koruncuk Vakfı’nın geleneksel pikniğine gittiğimde çocuklarla tanıştım; hikayelerini dinledim.' Evlat edinme ile koruyucu aile arasındaki fark nedir?Evlat edinilince çocuk yasal olarak ve soyadı da değişerek sizin ailenize katılıyor. Koruyucu aile olduğunuzda ise çocuk sizin ailenize emanet ediliyor ve maaşlı veya gönüllü bir şekilde o çocuğa bakmaya ve yetiştirmeye başlıyorsunuz fakat çocuk sizin soyadınızı taşımıyor. Detaylı bilgi almak isteyenler Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığı web sitelerinden araştırabilirler. http://www. koruyucuaile.gov.tr/tr Kimler koruyucu aile olabilir?Herkes olabilir! Hoşgörülü, sabırlı, esneklik gösterebilen, güvenli ve şefkatli bir ortam sağlayabilen, sevgisi ile bir çocuğun hayatında fark yaratmak isteyen ve kendini hazır hisseden herkes koruyucu aile olabilir. Evli ya da bekâr, çocuklu ya da çocuksuz herkes koruyucu aile olmak üzere ikamet ettiği ilde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar il Müdürlüğü'ne başvurabilir. Aranızdaki bu bağ nasıl oluştu?Mayıs ayında Koruncuk Vakfı’nın geleneksel pikniğine gittim. Büyük bir şenlik ve bayram havasında geçti. Orada yaşayan koruma altında olan çocuklarla ve gençlerle tanışınca, bir bir isimlerini öğrenip, hayat hikayelerini dinleyince sımsıkı bir kalbi bağ oluştu. Hem doğurup hem koruyucu anne olabilirimÇocuklar hep güzeller, çok güzeller. Senin çocuğun benim çocuğum fark etmez. Bolluca çocuk köyüne onları ziyarete gittiğimde o gözlerdeki ışık, saf sevgi bunu yapmaya hazır olduğum zaman kimsesiz bir çocuğa sevgi verebileceğim duygusunu uyandırdı. Yalnız şunu da belirtmeliyim ki, bu konuda da ihtiraslı değilim. Konunun kendisi arzuyu ihtirası kaldıracak bir konu değil, çok hassas ve ciddi bir konu. İttirerek olacaksa hiç olmasın daha iyi... Bunu doğru bir zamanda hissedersem yaparım. Yapmaya niyetim var ve yapacağımı net hissediyorum. Ama ben öncelikle kendine sorumlulukları olan bir varlığım ve bu benim başıma gelir ya da gelmez. Benim penceremden manzara bu... Bilemiyorum belki hem doğururum hem de koruyucu aile olurum aynı zamanda. Bakalım nasıl akacak... Ama gelecekteki Şebnem çevresinde neşe ile koşturan çocukların olduğu bir yerler de deviniyor. Bu bir his... Karşılıksız sevgiyle çok güçlü bağ kurduk Çocuk sahibi olanlar da korucu aile olabilir mi?Evet! Neler hissediyorsun bu çocuklarla birlikte olduğunda?Karşılıksız sevgiyle çok güçlü bir bağ kurduğumu ve bu küçük meleklerin ne kadar mutluluğa ve sevilmeye hazır olduklarını hissediyorum. Her bireyin elinden ne gelebilir, ne yapabiliriz?Koruncuk Vakfı’nın web sitesi ziyaret edilebilir "www.koruncuk. org"... Her çocuk anne sevgisiyle büyümeli” diyerek Koruncuk elçisi olabilirsiniz. Bu konuda farkındalık yaratılmalı... 2008 yılında yapılan Başbakanlık İnsan Hakları Komisyonunun resmi bilgilerine göre yaklaşık 30 bin çocuk sokaklarda yaşıyor. Koruncuk Vakfı bir de ödül almıştı değil mi?Koruncuk Vakfı 1992’den beri İstanbul’daki Bolluca Çocuk Köyü’nde kişisel varlığı tehdit altında olan ve mahkeme kararıyla devlet korumasına alınmış Çocuk ve Gençleri (Koruncukları) sevgiyle yaşatıyor, büyütüyor ve eğitiyor. Onları, topluma kazandırıyor. Vakıfa, 2005 yılında, BMEkonomik ve Sosyal Konseyince “ECOSOC Özel Danışmanlık Statüsü” verilmiş. (Ayşe Kucuroğlu/Vatan) Haber ile ilgili metin girin!.
Yorumlar | 0
üye profil