Salgın bitiyor derken sıcak gelişme! Bu kez sessizce ve hızla yayılıyor

PCR testinde saptanması daha zor olduğu için "Gizli Omicron" adı verilen BA.2 varyantı, sessizce baskın hale geliyor. Mevcut mutasyonları sayesinde bulaşıcılığı daha da artan ve yakın dönemde hakim varyant olması beklenen BA.2'yi uzmanlara sorduk.

Yayınlanma Tarihi: 28.03.2022 09:08
Değiştirme Tarihi: 28.03.2022 09:08
Salgın bitiyor derken sıcak gelişme! Bu kez sessizce ve hızla yayılıyor

Kovid-19, sürekli değişimler geçirip yeni varyantlar oluşturarak etkisini sürdürmeye tüm hızıyla devam ediyor. Koronavirüsün son varyantı olan Omicron da geçen yılın son çeyreğinde ortaya çıkıp, tüm dünyayı etkisi altına almıştı. Şimdi de Omicron’un alt varyantlarından biri olan BA.2 Avrupa’da bir haftada yüzde 20-25 vaka artışına sebep olmasıyla tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Bilim insanları, BA.2'nin hızla yayılmasının benzersiz mutasyonları sayesinde olduğundan şüpheleniyor. Virüsün yüzeyindeki başak proteini geninde BA.2’nin BA.1'de bulunmayan sekiz mutasyona sahip olduğunu söyleyen Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. İftihar Köksal, “Görünüşe göre bu mutasyonlar, BA.2'yi bağışıklıktan daha iyi kaçmak yerine daha bulaşıcı hale getiriyor” dedi.

'DAHA BULAŞICI'

Danimarka'da yapılan bir araştırmanın, Kovid-19 virüsü olan Omicron’un BA.2 alt varyantının, daha yaygın olan BA.1 alt varyantından daha bulaşıcı olduğunu ve aşılı insanları daha fazla enfekte edebildiği sonucunu ortaya çıkardığını aktaran İftihar Köksal, “Aralık ila ocak ayları arasında 8 bin 500'den fazla Danimarkalı hanede enfeksiyonları analiz eden çalışma, BA.2 alt varyantı ile enfekte olan kişilerin, BA.1 ile enfekte olanlara kıyasla başkalarına bulaştırma olasılığının kabaca yüzde 33 daha fazla olduğunu gösterdi. Çalışmanın araştırmacıları, Omicron BA.2'nin, BA.1'den önemli ölçüde daha bulaşıcı olduğu ve ayrıca aşının enfeksiyona karşı koruyucu etkisini daha da azaltan bağışıklıktan kaçınma özelliklerine sahip olduğu sonucuna vardı. Şimdilik elde edilen veriler Omicron geçirenlerin BA.2’ye karşı korunduğunu ya da hafif seyredeceğini destekliyor" diye konuştu.

'DÜNYADA YENİ BİR SALGININ HABERCİSİ'

BA.2 alt varyantının tüm dünyada giderek arttığına dikkat çeken Köksal, Dünya Dağlık Örgütü’nün (DSÖ), Omicron'un BA.2 varyantını yakından izlemeye devam ettiğini belirterek, “Ülkelerin ihtiyatlı olmaya  devam etmelerini isteyen Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), BA.2 varyantını endişe verici varyant olarak kabul ediyor” diye konuştu. BA.2 varyantının dünyada yeni bir salgının habercisi olabileceğine dikkat çeken Köksal, korunma için önlemlerin kalkmasının BA.2’nin yayılımını daha da hızlandıracağının altını çizdi. Birçok ülkenin tekrar maske takılmasını sağlama yönünde hareket ettiğini aktaran Köksal, birçok Alman eyaleti zorunlu maske takma gibi kısıtlamaların sona ermesini nisan ayının başına kadar ertelediği bilgisini paylaştı.

Avrupa’da vaka sayıları hızla artmakla birlikte kliniğin Delta varyantına göre daha hafif seyrettiğine dikkat çeken Köksal, belirtilerini de şöyle sıraladı: 

"Yine de hastaneye yatış oranlarının artacağı muhtemel. Klinik bulgular diğer Omicron varyantlarından pek de farklı değil. Baş ağrısı, boğazda yanma, hafif ateş, hapşırma ve burun akıntısı ile öksürük en tipik belirtiler."

'YENİ BİR VARYANT OLARAK GÖRÜLEBİLİR'

Koronavirüs gibi virüslerin ortaya çıktıktan sonra hızla mutasyona uğrayarak alt varyantlar oluşturduklarını söyleyen Üsküdar Üniversitesi Biyogüvenlik Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Kaan Yılancıoğlu da, “Örneğin Omicron'dan önceki Delta varyantının 200 farklı alt varyantı oluşmuştu. Aynı durum Omicron için de söz konusu. Omicron için BA.1, BA.2, BA.3 ve B.1.1.529 varyantları tanımlanmıştır ve sıkı bir şekilde takip ediliyor. DSÖ'ye göre küresel GISAID veri tabanına gönderilen örneklerin çok büyük bir kısmı artık bu alt varyant yani BA.2. BA.1 ve BA.2 Omicron varyantının benzer alt varyantları ama aralarında 20 kadar önemli sayılabilecek farklı mutasyon söz konusu. Özellikle spike proteinleri arasında ciddi değişimler oluştu. Daha önceki varyantlar Beta ve Delta arasındaki fark kadar birbirlerine oranla farklı oldukları söylenebilir. Yani ülkemizde dolaşımda olan BA.1 'e oranla BA.2 varyantı neredeyse yeni bir varyant olarak görülebilir" dedi.

Normalde varyantların belirli PCR testleri ile saptanabildiklerini aktaran Yılancıoğlu, Omicron’un da bu şekilde saptanabildiğini fakat BA.2’nin geçirdiği mutasyonlardan dolayı bu PCR testleriyle saptanamayabildiğinin altını çizdi. Bu sebeple DSÖ'nün bu varyanta 'Gizli Omicron' adını verdiğini söyleyen Yılancıoğlu, septomlarının diğer varyantlarda olduğu gibi grip belirtileriyle ortaya çıktığını ve test olmadan ayırt edilmesinin imkansız olduğuna dikkat çekti.

'HASTALANACAĞIZ AMA AĞIR GEÇİRMEYECEĞİZ'

BA.2’den eskisi kadar korkmamamız gerektiğini aktaran Yılancıoğlu, “Bu ne ilk ne de son oluşan varyant olacak" deyip şu yorumu yaptı: 

"Sonuçta bu varyantta Omicron'un alt tipi ve çalışmalar daha ağır hastalık yapmadığını gösteriyor. Yani insanlar Omicron’daki gibi hastalanacak ama ağır geçirmeyecekler. Zaten toplumun çoğu aşısını oldu, neredeyse yarıdan fazlamız bu hastalığı geçirdi ve bu hastalıkla tanıştı. Artık ikinci bir enfeksiyonu, ne varyantı olursa olsun daha ağır geçirmek çok ama çok düşük bir ihtimal. Bu ihtimalde ancak bağışıklık sisteminizde bir kusur varsa mümkün. Bu saatten sonra herhangi bir varyant beni korkutmuyor. İnsanlara da korkmamalarını söyleyebilirim."

Makselerin belirli koşullarda çıkarılmasının ve HES kodu uygulamasının son bulmasının olumlu gelişmeler olduğunu söyleyen Yılancıoğlu, "Sonuçta aşı olanlar da bulaştırıyor. Toplumu aşılı-aşısız diye ikiye ayırmanın zaten anlamı yoktu. Bu sebeple gelişmeleri olumlu karşılıyorum. Artık korku iklimi bitmeli. Zaten korkunun rasyonel anlamda bir dayanağı da kalmadı. Bundan böyle bu virüsle grip gibi yaşamaya alışacağız" dedi.

‘AŞILI oA HEM HASTALIĞI GEÇİRENLER ŞANSLI’

Omicron geçirenlerin sadece aşı olanlara göre, aşılıların da aşısız olanlara göre hastalığa daha zor yakalanacağını ileten Yılancıoğlu, “Zaten beklenen bir durum, olması şaşırtıcı değil. Bu durumda en şanslı olanlar hem aşılı hem hastalığı geçirenler. Neredeyse demir duvar gibi bir koruma demek bu. En az korkması gerekenler onlar. Aslında kimsenin korkmasını doğru bulmuyorum. Yaşlı, düşkün ve altta yatan kronik ağır hastalıkları olan bağışıklığı baskılanmış vatandaşlar dikkat etmeli. Gerisinin korkacak bir şeyi yok. Sadece dikkat etmeliler. Bol sıvı tüketsinler, dinlensinler, stresden uzak dursunlar, iyi beslensinler. BA.2'nin daha ağır hastalık yaptığı çocukları yaşlıları daha fazla etkilediği haberleri ise abartı. Daha önceki varyantla arasında çok bir fark olacağını sanmıyorum, zaten çalışmalar da bunu gösteriyor” açıklamasını yaptı.

'İKİ DOZ AŞI KORUMUYOR'

Aşıların koruyuculuğunun ciddi manada düştüğüne dikkat çeken Yılancıoğlu, özellikle BA.2'de iki doz aşının koruyucu olmadığı yönünde ciddi emareler olduğu bilgisini verdi. Ancak virüsün doğası gereği artık daha selim bir hal aldığını söyleyen Yılancıoğlu, “Eski öldürücülüğü yok. Ayrıca tedaviler çok gelişti, artık hekimler ne yapacaklarını iyi biliyorlar ve insanlar çok daha fazla kurtarılıyor. Kısaca aşılar hâlâ az da olsa koruyucu ama artık eski koruyuculuklarından bahsetmek imkansız” dedi.

'28 FARKLI MUTASYON İÇERİYOR'

Yeni varyantın BA.2’nin bir önceki ve hakim varyant olan Omicron BA.1'den 'spike protein' ve diğer proteinler açısından farklılıklar gösterdiğini söyleyen Özel Esencan Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih Yakar, “Şimdiye kadar orijinal Omicron'a göre 28 farklı mutasyonu içerdiği saptanmış. Bu mutasyonlar nedeniyle de PCR testinde saptanması daha zor olduğu için ‘Gizli Omicron’ adı veriliyor. Aslında hastalık klasik gribi taklit ediyor. Ciddi oranda akciğer tutulumu ve solunum yetmezliği yapmadığı için de ayırt etmek zorlaşıyor. En sık görülen belirtileri halsizlik ve baş dönmesiyken yine üksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ağrısı, çarpıntı da görülebiliyor” dedi.

Avrupa ve Amerika'da da olduğu gibi Türkiye'de de maske kullanımıyla alakalı yeni düzenlemelerle daha serbest bir dönem başladığını belirten Yakar, sözlerini şöyle noktaladı:

“Ülkemizde hâlâ kapalı alanlarda ve havalandırması iyi olmayan ortamlarda maske takılması zorunlu. Her ne kadar Sağlık Bakanlığı tarafından maske kullanım zorunluluğu gevşetilmiş olsa da herkesin kendi sağlık durumu ve bulaş ihtimalini göz önüne alarak önlem alması daha uygun olacaktır."

İlgili Sayfalar: Playlist