Evleri bu hale geldi

Evleri bu hale geldi

Çayeli ilçesinin Madenli beldesi sakinleri, beldede faaliyetini sürdüren Çayeli Bakır İşletmeleri'nce patlatılan dinamitler sonucu evlerinin duvarlarının çatladığını belirterek, yetkililerden yardım istedi.

Çayeli ilçesinin Madenli beldesi sakinleri, beldede faaliyetini sürdüren Çayeli Bakır İşletmeleri'nce patlatılan dinamitler sonucu evlerinin duvarlarının çatladığını belirterek, yetkililerden yardım istedi.Beldeye bağlı Çamlıca Mahallesi Muhtarı Süleyman Alay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mahallede yaklaşık 50 evin duvarlarında çatlaklar oluştuğunu belirtti.Devletten yardım istediklerini ifade eden Alay, "Mahallede yaşayanlar zor durumda. Çayeli Bakır İşletmeleri buranın kaygan zemin ve heyelandan kaynaklandığını söylüyor. Heyelan olan bir bölgede çalışma yapıyorlar. Biz de muhtarlar olarak zor durumdayız. Derdimizi ne devlete ne de Çayeli Bakır'a ifade edemiyoruz" dedi.Çayeli Bakır İşletmeleri'nin, bölgeyle ilgili "heyelan bölgesi" olarak aldığı rapora inanmadıklarını dile getiren Alay, "Biz devletimizden yardım istiyoruz. Devlet yetkililerinin burada inceleme yapıp buranın heyelan bölgesi olup olmadığını açıklamasını bekliyoruz. Burada10 mahalle var. Sadece iki mahallenin heyelan bölgesi olduğu söyleniyor. Biz hiçbir zaman Çayeli Bakır'dan para talebinde bulunmadık. Derdimiz burada para değil, dedemizden bize kalan topraklarımız bugün verilen hiçbir parayla satın alınamaz" diye konuştu.Belde sakinlerinden Ebazer Tüylüoğlu, Çayeli Bakır İşletmeleri'nde patlatılan dinamitler nedeniyle evlerde ve arazilerde maddi hasarlar meydana geldiğini, çatlaklar oluştuğunu ve evlerin oturulamaz hale geldiğini öne sürdü.Bu konudan şikayetçi olduklarını, Rize'de hiçbir avukatın davalarını almadığını iddia eden Tüylüoğlu, şunları söyledi:"Kamunun haklarını savunmakla görevli devletin savcısı bile 'yarın bir göçük olur ve önceden tarihe kayıt düşelim' diye vermek istediğimiz dilekçeleri almayarak geri gönderiyor. Bizim derdimiz, 'heyelan bölgesi' diyen Çayeli Bakır'ın, heyelan olan bölgede her gün dinamit atmasıdır. Yarılan duvarlar bir odadan diğerine geçilecek hale geldi. Yarın can kaybı olursa kimse 'bizim haberimiz yoktur' deme hakkına sahip olmasın diye konuşuyoruz. Başka bir beklentimiz yok."

"Çocuklarım ve eşim köyde kalmak istemiyor"Ali Tüylüoğlu ise madende patlatılan dinamitler nedeniyle evinde çatlaklar oluştuğunu savunarak, "Evlerimiz yaşanmayacak hale geldi. Çocuklarım ve eşim köyde kalmak istemiyor. Ben kaldığım zaman da heyelan olur diye beni uyarıyorlar. Maden evlerimize çok büyük zararlar verdi. Biz bu konuda Rize'de avukat bile tutamadık, İstanbul'dan avukat tuttuk. Şu an mahkememiz devam ediyor" ifadelerini kullandı.Çayeli Bakır'ın, "itiraf gibi" açıklama yaparak "heyelan bölgesi değil" demesinin daha büyük bir hata olduğunu ifade eden Tüylüoğlu, "Heyelanlı yerleşim yeri olan bir bölgenin altında 4-5 şiddetinde dinamit atılıyor. Büyük bir suç işliyorlar. Devletimiz ve yerel yönetimlerin bize sahip çıkmasını istiyoruz. Çayeli Bakır işletmelerinin burada çalışmasına bir şey demiyoruz. Bizi mağdur etmedikten sonra oradan bakır ve cevheri alıp ülke ekonomisine katma değer üretmesini biz de istiyoruz. Bizim çocuklarımız da orada çalışıyor" dedi. "Bu ev yılda 720 defa sallanıyor"Selami Tüylüoğlu, yurt dışında yaşadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Her sene geldiğimde çatlakların en az 2-3 santimetre daha büyüdüğünü farkediyorum. Çeşitli yerlerden mühendisler getirdim. Evin 7 santimetre kaydığını tespit ettirdik. Çayeli Bakır İşletmeleri'ne yaptığımız bütün başvurularda bu çatlakların ve kaymaların heyelandan kaynaklandığını söylüyorlar. Bir şekilde kendilerini ihbar etmiş oluyorlar. Madem heyelanlardan kaynaklanıyor, neden günde iki kere dinamit atıyorlar? Uyurken her seferinde yataktan fırlayarak kalkıyorum. Deprem olduğunu zannediyorum. Günde iki defa dinamit atmak demek, bu ev yılda 720 defa sallanıyor demektir. Kendimizi ifade edeceğimiz hiçbir makam yok. Savcılığa gidiyoruz, onlar da bizi dinlemiyor. Bölgemizdeki hiçbir avukat derdimize derman olmuyor. Karşımızda büyük bir firma var. Bir türlü hakkımızı alamıyoruz. Şikayetçiyiz. Zararımızın karşılanmasını istiyoruz."Zeynep Tüylüoğlu da kendilerine, evinin çatlaklarının heyelandan kaynaklandığının söylendiğini belirterek, "Heyelan olduğuna inanmıyoruz. Heyelan olsa şimdiye kadar bir yer kaymış olurdu. Birkaç sene önce çatlaklar oluşmaya başladı. Çatlak olan odanın duvarından karşı taraf görünüyor. Evde yatmaya korkuyoruz diye derdimizi savcıya anlatmaya gittik. Savcı beni 'Hiçbir şey getirmenize gerek yok. Burada yeterince dosyanız var' diye geri çevirdi" dedi. (AA)
Yorumlar | 0
üye profil