Reina'nın DJ'i katliam gecesini anlattı

Reina'nın DJ'i katliam gecesini anlattı

Reina katliamından yaralı olarak kurtulan DJ Andullah Can Saraç, yeni yılın ilk saatlerini kana bulayan DAEŞ saldırısını anlattı.

Yılbaşı gecesi İstanbul’daki ünlü eğlence merkezi Reina’da 27’si yabancı 39 kişinin katledildiği DEAŞ saldırısından yaralı kurtulan DJ Abdullah Can, katliam gecesini anlattı.

Hürriyet Gazetesi’nden İsmail Saymaz’a konuşan DJ Abdullah Can Saraç, "Ben işe gelirken 3 kez polis kontrolünden geçtim. O kadar sıkı güvenlik vardı ki, şu an aklım duruyor nasıl gelebildi." dedi.

Reina saldırısından yaralı kurtulan DJ Abdullah Can Saraç, “Önce bir el ateş sesi duydum. Kurusıkı sandık. Sonra içeriyi taramaya başladı. DJ kabininin altında saklandık. Nefesini, adımlarını duyuyordum... Ben işe gelirken 3 kez polis kontrolünden geçtim. O kadar sıkı güvenlik vardı ki, şu an aklım duruyor nasıl gelebildi” dedi.

Saldırı sırasında arkadaşıyla birlikte DJ kabininin altına saklanarak kurtulan Saraç o gece, kulübe girene kadar çok sıkı güvenlikten geçirildiklerini belirtti. Saraç, şunları söyledi:

“Ben ve DJ arkadaşım Ufuk Akyıldız, DJ kabinindeydik. Saat 01.17’ydi. Kız arkadaşım mesaj atmıştı. Cevap yazacaktım. Saati oradan çözüyorum. İçeride 700-800 insan vardı. Bizim bulunduğumuz kapalı alanda 400’e yakın kişi vardı. Diğerleri balkondaydı. Dans müziği çalıyor, insanlar eğleniyordu. O an bir el ateş sesi duydum. Panik olduk. Kuru sıkı sandık; şaka yapıyorlar diye... Tereddüt içinde kaldık. Ufuk abiyle göz göze geldik. ‘Hiçbir şey olmamış gibi devam edelim’ dedik. O andan sonra içeriyi taramaya başladı. DJ kabininin altında çok dar bir alan var. Ufuk abi kolumdan çekti. Altına girip saklandık. Benim ağzımı tuttu Ufuk abi.

‘3 Kez tekbir getirdi’

Adam (saldırgan) içeriye geçti. Her tarafı tarıyordu. Taradıktan sonra tek el ateş sesleri duyulmaya başlandı. O an yerde yatanlara sıkıyordu. Bizim DJ kabininin önüne kadar geldi. Ayak seslerini, nefes seslerini hissediyordum. Orada yine taramaya başladı. Çıkan boş kovanlar mobilyalara değiyordu. Bize kadar gelmişti. 4 tane şarjör değiştirdi. 4 tane saydım. ‘Allahım bu son olsun’ dedim. Silah sesleri hiçbir şekilde susmadı. Aynı silahtan atışlar yapılıyordu. Başka saldırgan yoktu, tek bir kişiydi. Silah sesleri kesildi. Bir dakika geçti, geçmedi; galiba üzerini değiştirdi. Bu kez hırıltılar, yardım isteyen sesler duyulmaya başlandı. Çok korkmuştuk. 3 defa Arapça şivesiyle ‘Allahuekber’ sesini duydum. Şivesi Arapçaydı, eminim.

5-10 dakika sonra polisin sesini duyduk. ‘Teslim ol’ dediler. Karşılık vermedi. 2-3 el silah sesi duydum. ‘Ufuk abi, bitmedi bu olay, biz burada öleceğiz’ dedim. 15 dakika sonra bağırma sesleri geldi, ‘Yere yat’ diye. Meğer yaralılara söylüyorlarmış. Biz ‘İmdat’ diye bağırdık. ‘Komiserim burada iki kişi var’ dediler. Özel harekâtçılar geldi. İnsanlar her yere kaçışmıştı. Depoya giren mi, bulaşıkhaneye saklanan mı dersiniz... Özel harekât geldikten sonra bize ‘Kabinin üstünden atla’ dediler. Kabin 1.5 metre yüksekteydi. Ayaklarım kilitlenmişti. Kendimi kaybetmiştim. Kapı kolu, her yer kandı. Yaralananlar, ölenler, kıvrananlar... Dışarıya çıktım. İlk kurşundan sonra dışarıya çıkışımız 45 dakika sürmüştü.

Görüntülenme : 2730 Güncelleme Tarihi: 03/01/2017 10:02:04
Yayınlanma Tarihi: 03/01/2017 10:01:26

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin