Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Ramazan ayının dört efendisi

Ramazan ayının dört efendisi

Osmanlı’dan günümüze miras

29.06.2014 08:52

Osmanlı’dan günümüze miras olan Enderun usulü teravih namazı, İstanbul’da ve Anadolu’da yaşamaya devam ediyor.Ramazan’ın gelişi, Enderun ruhunu camilere taşıyor. Osmanlı’dan günümüze gelen Enderun usulü teravih namazı, bu yıl 23 camide yaşıyor. İstanbul’da Sultanahmet, Süleymaniye, Eyüp Sultan gibi selatin camilerle birlikte Şişli ve Üsküdar İmam Azam Camii de Enderun ruhunu bugüne taşımaya devam ediyor.Kaynağının Buhurizade Mustafa Itri Efendi'ye (1712) dayandığı düşünülen Enderun usulü teravih namazı, Osmanlı iç teşkilatında, sarayda, Hırka-i Saadet'te, saray camileri, büyük cami ve dergâhlarda kılınmaya başladıktan kısa süre sonra Anadolu'daki camilere de yayıldı.

Enderun usülü teravih nasıl kılınıyorEnderun usulü teravih, iki şekilde uygulanıyor. Bunlardan birincisinde, makam geçişlerinde müezzin topluluğunu imam yönlendiriyor. İkincisinde ise makamlar arası geçişleri müezzinler yapıyor. Bu namazda Fatiha’dan sonra okunan zamm-ı sureler, anlamlarına bakılarak tertip ediliyor. Rahmet ayetleri, tespih ayetleri ve Efendimiz’i (S.A.V.) konu eden ayetler, öncelikle tercih ediliyor. Her on günde ilahiler değişiyorEnderun usulü teravihte, her dört rekât, Türk musikisinin farklı makamlarında kılınıyor ve bu makamlardaki ilahilerle süsleniyor. Makamlar arası geçişler ise müezzinler tarafından salavat çekilerek yapılıyor. En çok tercih edilen makamlar ise hicaz, segâh, isfahan, uşşak ve acemaşiran. Vitir namazı ise segâh makamında kılınıyor.İlk on günde Ramazan’a kavuşmanın sevincini konu eden ilahileri, ikinci on günde rahmet ve merhamet niyaz eden ilahiler takip ediyor. Son on günün ilahilerine ise Ramazan'ın uğurlanmasından duyulan hüzün yansıyor. Ramazan'ın 4 efendisiRamazan dün başladı. Medyanın sayfalarında da bol bol Ramazan haberi okuyacaksınız. Pek çoğunda da Osmanlı’da Ramazan ve binbirdirek eğlenceleri anlatılacak. İslam dininin bu en kutsal ayı Osmanlı’da sadece binbirdirek eğlenceleriyle mi anılıyordu? Elbette değil. Özellikle dindar Osmanlılar ve İstanbul halkı, bu bir ay boyunca ziyaretlerde bulunurdu. Bu ziyaretgâhlar arasında hiç şüphesiz dört yer öne çıkıyordu: Fatih Camii, Eyüp Sultan, Sümbül Efendi Camii ve Dergâhı, Aziz Mahmud Hüdai Camii. Suiçi'nde üç şeyhSümbül Efendi Camii ise Suriçi İstanbul’unun bilinen en eski dergâhlarından birisiydi. İstanbul’un Ramazan-Sümbül ve Merkez adını alan efendilerinden birisiydi. İstanbullular çoluk-çocuk toparlanır Sümbül Efendi Camii’ni ziyaret ederlerdi. Bu ziyaret Koca Mustafa Paşa semtinde Ramazan Efendi’yle başlar, Sümbül Efendi’yle devam eder, Mevlanakapı’daki Merkez Efendi’yle sona ererdi. Birbiriyle akraba bu üç şeyhin mezarı Osmanlı İstanbul’unun en önemli ziyaret-gâhları arasında kabul edilirdi. İstanbul'un Mekke ve Medinesiİstanbullular Fatih Camii’ni Mekke, Eyüp Sultan’ı ise Medine kabul ediyorlardı. Fatih Camii, iktidarı, sertliği temsil ediyordu. İstanbul’un Fatihi de bu caminin türbesinde yatıyordu. Eyüp Sultan ise, Hz. Muhammed’i (S.A.V.) temsil ediyordu. Eyüp'e adını veren sahabeHalkın Eyüp Sultan adını verdiği sahabe, Ebu Eyyup-el Ensari, Medine’de evinde Hz. Muhammed’i misafir etmişti. Peygamberin misafirliği, Mescid-ül Nebevi inşa edilinceye kadar 7 ay sürmüştü. Emeviler zamanında İstanbul kuşatmasına katılan Eyüp Sultan, burada vefat etmişti. Zamanla kaybolan kabri 29 Mayıs 1453’te fetihten kısa bir süre önce keşfedilmişti. Bu yüzden İstanbul halkı, Eyüp Sultan’a büyük saygı göstermiş, adına yapılan camiyi ve türbeyi hep ziyaret etmişti. Eyüp semti adını da bu sahabeden almıştı. (Bugün Gazetesi)
Yorumlar | 0
üye profil