Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: "Beyin yiyen amip Türkiye'de de var"

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, 'beyin yiyen amip' hakkında açıklamalar yaptı. Bu amipin insanlara sudan bulaştığını söyleyen Ceyhan, "Türkiye'de de bazı amip türleri görüldü" dedi. 

Yayınlanma Tarihi: 08.07.2020 10:34
Değiştirme Tarihi: 08.07.2020 15:21
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: 'Beyin yiyen amip Türkiye'de de var'

ABD'de bir kişi, 'naegleria fowleri' adlı tek hücreli amipin yol açtığı hastalığa yakalanarak, hayatını kaybetmişti. Konuyla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, amiplerin çok çeşidi olduğunu söyleyerek, "Amiplerin, 1-9 gün kuluçka süresi var. Suya giren insanların burnundaki koku sinirlerinden beyne giderler. Önce ateş, baş ağrısı, bulantı-kusma, birkaç gün içinde ise menenjite bağlı bulgular ortaya çıkar. Bilinç bulanıklığı, havale nöbetleri görülür. Daha sonraki süreçte ise bilinç bulanıklığı artar. Bu safhanın ardından vakalar yüzde 100 ölüm ile sonuçlanır" dedi.

Türkiye'de de bazı amip türlerinin görüldüğünü anlatan Prof. Dr. Ceyhan, "Güneydoğu'da görülen, bağırsakları etkileyen, bazen kana da geçip organları da etkileyen amip, bizde çok yaygın, özellikle yaz aylarında görülüyor. Ama dünyanın değişik bölgelerinde başka amipler de var. Bu amip de daha çok ABD'de görülen, uzun zamandır bilinen ve daha çok sudan insanlara buluşan bir amip. Beyin dokularını tutuyor, nadir vakalar şeklinde Amerika'da her sene görülüyor" bilgilerini paylaştı. 

Türkiye'de 2017 yılında Eskişehir'de amip vakasının rapor edildiğini açıklayan Ceyhan, "Ayrıca özellikle veterinerlik fakültelerinin yaptığı çalışmalar var. Birçok ili kapsayan sularda bu etkenlerin araştırıldığı çalışmalarda da rapor edilmiş. Yani Türkiye'de de var; ama çok sık görülen bir hastalık değil. Olduğu zaman genellikle beyin zarları ve beyin dokusunu tutan; ama erken tanı konulduğunda tedavi edilebilen bir hastalık. Sulardan bulaşıyor, henüz insandan insana bulaştığı belirtilmemiş" dedi. 

Haber ile ilgili metin girin!.

"KORONAVİRÜSÜN EN KÖTÜ TARAFI"

Koronavirüsün geçirdiği mutasyonlara da değinen Ceyhan, "Şu ana kadar 50 binin üzerinde mutasyon tarif edildi. Bu koronavirüsün en kötü tarafı. Çünkü bu şekilde sürekli yeni tipler oluşturarak bağışıklıktan kaçıyor. Burada da çok çeşitli, her gün dünyanın değişik yerlerinde mutasyonlar yayımlanıyor. En son ABD'de yeni bir mutant tipin insanlarda bulaşmaya başladığı, bunun orijinal virüse göre daha çok bulaşıcı olduğu, o nedenle eski virüsün yerini almasını beklediklerini; ama 'daha az öldürücüdür' demek için biraz daha beklemek gerektiğini yayımladılar" diye konuştu. 

"ÖLÜM ORANLARI DÜŞMEYE BAŞLADI"

Dünyada koronavirüs ölüm oranlarının düşmeye başladığını vurgulayan Prof. Dr. Ceyhan, "Bunun birçok nedeni olabilir; mutasyon da onlardan bir tanesi. Örneğin; yaşlıların daha çok korunup gençlerin hasta olması ölüm oranını düşürüyor. Bir diğeri test sayısının giderek dünyada artması. Onun dışında artık salgın ile mücadele şeklinde de tecrübe kazanıldı. Bunun dışında bir diğer şey de 'mutasyon araca etkin midir' diye. Bu çok sıkı şekilde dünyada takip ediliyor. Bir mutant virüs gelişebilir; fakat insandan insana bulaşıcı özelliği düşük olur, diğer virüsün yerini alamaz. Virüsün aynı zamanda şu andaki hastalık yapan orijinal virüsün yerini de alması lazım. Yerini almazsa çok fazla bir anlamı olmuyor. Bu insanlarda çoğalmaya devam ediyor. Bunun çoğalmasını bitirecek, onun yerini kendisi alacak, daha iyi davranan bir virüs mutasyonu lazım. Onun gelişmesini de bekliyoruz. Mutasyon konusunda ümitliyim, zamanını söylemek mümkün değil. Ama bu salgının aşıyla ya da toplumsal bağışıklıkla değil mutasyon ile biteceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. (DHA)