Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Tekirdağ ve Balıkesir'i etkileyebilecek yıkıcı depremlere karşı uyardı

Dokuz Eylül Üniversitesi'nde (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depreme karşı uyarılarda bulunarak 2 kente dikkat çekti. Sözbilir, Tekirdağ ve Balıkesir'i etkileyebilecek yıkıcı depremlere karşı uyardı.

Yayınlanma Tarihi: 04.10.2020 09:40
Değiştirme Tarihi: 04.10.2020 09:40
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Tekirdağ ve Balıkesir'i etkileyebilecek yıkıcı depremlere karşı uyardı

Kuzey Ege'deki depremlerin kuzey Anadolu fayının en batı ucunda gerçekleştiğini belirten DAUM Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sözbilir, Ganos fayında uzun süren sessizliğe dikkat çekerek, Tekirdağ ve Balıkesir'i etkileyebilecek iki yıkıcı depreme karşı uyardı.

Prof. Dr. Sözbilir'in açıklamalarından satırbaşları şöyle;

"Kuzey Anadolu fayı at kuyruğu gibi bir şekil göstererek çatallanır. Ganos fayının olduğu kesimlerde özellikle Tekirdağ'ın kara kısımlarında sismik suskunluk olduğu gözleniyor. Burası 1912'de kırılmıştı en son. O günden beri büyük ölçekli yıkıcı bir deprem yok. 100 yılın üzerinde süre geçmiş durumda. Yatay yönde yaklaşık 2 santimlik bir hareket söz konusu. Dolayısıyla bu bölgede 2 metreye yakın bir gerilim birikti. Bu da yaklaşık 7 büyüklüğündeki bir depremin beklentisini gösteriyor.

Benzer sismik suskunluk Edremit ile Gönen arasındaki bölgede var. Son deprem 1944 yılında gerçekleşti. Deprem fayın batı kısmında gerçekleşti. Doğu kısmı henüz kırılmış değil. O yüzden burası da bir sismik boşluk niteliği taşıyor. Batıya ve doğuya göre gittiğimizde kuzey Anadolu fayının birçok kısmının kırıldığını görüyoruz. Kırılmayan çok az parçası kaldı. Ganos segmentinin olduğu, Marmara denizindeki yaklaşık 100 kilometrelik bir kısım kırılmış değil. Benzer şekilde Yedisu segmenti de sismik boşluk sınıfında değerlendirilen parçalar"

"Buraların yapılaşmaya kapatılması, var olan yapılaşmanın depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor. 1912 yılındaki deprem 7.3 büyüklüğündeydi. Daha aşağıda ise 1944 yılında yaklaşık 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bunlar yıkıcı deprem sınıfında değerlendirildiği için buralarda önlem almak gerekiyor. Şu anda devletin başlattığı 'İl Afet Riski Azaltma Planı' var. Bu planın mutlaka hızlı şekilde devreye girmesi gerekir."

"Öncelikle sismik boşluk niteliği taşıyan illerdeki fayların üzerinde çalışılması gerekir. Fay zonların ortaya çıkarılıp, imar haritalarına işlenmesi gerekir. Tabi bu bölgede yapı stoku ve bina stokunu nedir, deprem senaryosu kapsamında hangi binalar hasar görecek, ortaya çıkarılmalı. Bunlarla ilgili çalışmaların deprem öncesinde tamamlanarak söz konusu binaların kentsel dönüşüm kapsamında iyileştirilmesi gerekmektedir"

DHA