Prof. Dr. Ergönül, koronavirüs salgını hakkında merak edilenleri yanıtladı

Koç Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, hem dünya genelindeki hem de Türkiye genelindeki vaka artışlarını değerlendirerek koronavirüs salgınıyla ilgili merak edilenleri açıkladı. 

Yayınlanma Tarihi: 20.10.2020 15:22
Değiştirme Tarihi: 20.10.2020 15:22
Prof. Dr. Ergönül, koronavirüs salgını hakkında merak edilenleri yanıtladı

Koç Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, katıldığı bir programda koronavirüs salgınında artan vaka artışlarını değerlendirerek gündeme ilişkin flaş açıklamalarda bulundu. 

Koç Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, şöyle konuştu; 

“Kontrol için maske, mesafe ve hijyen kuralı çok önemli. Uygun zamanlarda maske takmak, özellikle kapalı ortamlarda, kalabalık yerlerde, açık ortamlarda kalabalık varsa yine mesafelerin alınamadığı yerlerde mutlaka ve mutlaka maske takmak önemli... Örneğin toplu taşımalarda maske çok önemli. Ancak toplu taşıma kesinlikle kullanılmamalı diye bir sonuç çıkarılmamalı. Ben de yedi aydır kullanıyorum; maske takarak, mesafeye dikkat ederek bunu yapabiliyorum“

 “Birtakım sosyalleşmelerde en çok bulaştığını görüyoruz. ’Gerek hastanede, gerek dışarıda en çok nasıl bulaşıyor?’ diye sorulursa, sosyalleşmelerde bulaşılıyor. Toplumda en çok düğünler, partiler ve bir araya gelmeler de insanlar maske takmazsa ve mesafeye dikkat etmezse bulaşıyor. Bunun yanı sıra ilk başta korkulan dışarıdan yemekler, paketler gibi cisimler insanları korkutuyordu. Onun daha az olduğunu söyleyebiliriz. Klimalar çok korkutuyordu bir dönem insanları, klimalarında korkutulduğu kadar bulaşma odağı olmadığını ifade edebiliriz. Her şeyden önce insanlar maskesiz mesafesiz sosyalleşmelerden çekinmelidirler. Bunun için de gereksiz sosyalleşme, gereksiz sokağa çıkmaktansa evde kalmak, evde kendilerine vakit geçirecek uğraşılar bulmak daha değerli ve daha önemli, bunu yapabilmeliler; özellikle de kış aylarında…”

“C vitamini D vitamini ve çinkonun koruyuculuğu kesin olarak gösterilmiş değil. Bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış olmasını bekleriz. Üçünün de mutlak yararını belirtecek çalışmalar yok. D vitamini düzeyi düşük olanlarda bu vitamin yerine konmalı. Siz sebze, meyveyi bol miktarda tüketiyorsanız C vitamini takviyesine ihtiyaç duymayabilirsiniz. Antalya’nın verimli köylerinde bol bol C vitamini tüketen kimselerin ek olarak C vitamini almasına gerek yok veya yine Antalya’da bol güneş alıyorsanız D vitaminine de gerek yok. Sabahın köründe işe gidip akşam güneş batınca işe dönen emekçilerde D vitamininin eksik olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. O tür takviyelerin elbette doktor gözetiminde olması gerekir. Fazla kullanımı da sorunlara yol açabilir.”

“Hastalığı geçiren insanların antikor sayısında zamanla bir değişim gözleniyor mu?” sorusuna ise “Bağışıklık sistemi hastalığı geçirenlerde oluşan koruyucu bir mekanizmadır. Hastalığı geçirenlerde antikor düzeyi oluştuğunu zannediyorduk ama baktık ki kendi hastalarımızda, hasta olup yatmış kimseler çıkmışlar ve üç ay sonra antikor düzeyleri düşmüş, yok olmuş. Kabaca üç ay sonra bu bağışıklığın bazı insanlarda azaldığını söyleyebiliyoruz. Herkeste değil”