Prof. Dr. Bülent Ertuğrul: Mutasyonlu virüsün bulaşma hızı arttı

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, mutasyonlu koronavirüsün bulaşma hızının arttığını belirterek, “Rehavete kapılmadan, önlemlere uygun bir biçimde davranmamız gerekiyor. Eğer tedbirlere uygun yaşamayı gerçekleştiremezsek yeni bir dalga ile karşılaşabiliriz" dedi.

Yayınlanma Tarihi: 08.02.2021 11:23
Değiştirme Tarihi: 08.02.2021 11:23
Prof. Dr. Bülent Ertuğrul: Mutasyonlu virüsün bulaşma hızı arttı

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul'un açıklamaları şöyle;

“Şu anda daha az sayıda bir virüsle infeksiyon gelişebilir. Mutasyonlu virüs bunu sağladı. O nedenle mutasyonlu virüs çok daha çabuk yayılıyor. Mutasyonlu virüsün, yayılmasını önlemek için şu anda almış olduğumuz tedbirler yeterli gibi gözükse de aslında bu tedbirlerin çok dikkatli bir biçimde uygulanması gerekiyor. Gevşemeye mahal vermeden, rehavete kapılmadan, soğukkanlılığımızı da yitirmeden alınan önlemlere uygun davranmamız gerekiyor. Eğer bunu gerçekleştirebilirsek mutasyonlu virüsün ülke içerisindeki dolaşımını azaltabiliriz. Ama bunu gerçekleştiremez isek yeni bir dalga ile karşı karşıya kalabiliriz"

 "Birisi İngiltere'de gördüğümüz mutasyon. Diğer 2’si de Brezilya ve Güney Afrika'dan dağıldı. Aslında üçünün de ortak özellikleri var. 3’ü de ‘spayt protein’ dediğimiz virüsün bağlantı yerindeki protein yapısında bir değişiklik oluştu ve daha çabuk bağlanır hale geldi. Ama Güney Afrika'daki oluşan varyant bu değişiklikle beraber başka mutasyonları da yaptı. Bazı tedavileri yöntemleri, orada etkisini bir miktar yitirdi. Örneğin; ‘monakılanör antikor tedavisi’ dediğimiz Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılan bir yöntem vardı. Bu biraz etkisini yitirdi. Eğer Güney Afrika virüsündeki bu mutasyon devam eder ve mutasyon birikimi daha ciddi bir protein değişikliğine yol açarsa o zaman ‘Messenger RNA’ aşılarına karşı da bir etkinlik azalması söz konusu olabilir. Asıl risk; Güney Afrika virüsünde budur. Fakat üç varyantın da hastalık yapma özelliğinde hastalığın, kliniği değiştirme anlamında bir değişikliği şu anda yok" 

 "Bu virüslerin en önemli bulaş yolu damlacıklarımız aracılığıyla çevreye yayılması. Damlacıkların içerisinde bulunarak dolaşıyorlar, çevreye dağılabiliyorlar. Bu damlacıklar yaklaşık 5 mikron çapından daha büyük damlacıklar. Mevcut tıbbi maskeler veya cerrahi maskeler bu damlacıkları solumamızı engelleyerek, bize güvenli bir soluk alıp vermeyi sağlıyor. Maskeler korunmak için yeterli" 

, “Birçok yerde görüyoruz; maskeler burunların altında veya düzgün kullanılamıyor. Ancak bir kalabalık yere gireceksek; örneğin bir toplu taşıma aracında bulunacaksak ve sosyal mesafemizi koruyamayacaksak belki o durumlarda çift maske takmak veya FFP-2 türü maskeler takmak anlamlı olabilir. Fakat bunun dışında sokakta yürürken veya ofisimizde otururken çift maske, FFP-2, N-95 gibi maskelerin takılmasının bir anlamı şu aşamada yok"

"Tedbirlerimizin birçoğu yeterli. Fakat şöyle bir baktığımız zaman çevremize, aslında bu kısıtlamalara uyulmadığını gözlemliyoruz. İnsanlar, sosyal mesafeye dikkat etmeden yan yana geliyorlar. Mutasyonlu virüsle beraber artan insan hareketliliği de hastalığın yayılmasında önemli" 

DHA