Portekiz'in yüzde 86'sı aşılandı... Pandemi bitti, endemik başladı

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs ile mücadele hala sürüyor.  Dünyayı derinden sarsan koronavirüs salgını Portekiz’i de ciddi şekilde etkiledi. Vaka sayılarının artması ile sağlık siteminin çökme noktasına gelmesiyle zor günler geçiren ülke, aşı çalışmalarının geliştirilmesiyle umutlandı. Portekiz'in yüzde 86'sı aşılandı. 

Yayınlanma Tarihi: 06.11.2021 13:34
Değiştirme Tarihi: 06.11.2021 13:34
Portekiz'in yüzde 86'sı aşılandı... Pandemi bitti, endemik başladı

Portekiz’in başkenti Lizbon’da bulunan José Alvalade Stadyumunda, dakika 31’i gösterdiğinde Sebastián Coates’in golüyle kendi evinde Guimaraes’i 1-0 yenen Sporting Lizbon taraftarlarının keyfine diyecek yoktu.

Son haftalarda gelen üst üste galibiyetler, normalleşmenin getirdiği rahatlıkla birleşince, sokaklar, restoranlar ve eğlence merkezleri dolup taşmaya başladı. Aşılama oranlarının yüzde 86’yı bulduğu ülkede, Futbol Federasyonu stadyumlarda yüzde 30’luk kapasite sınırını da kaldırınca iki yıldır gol coşkusunu stadyumda kutlayamayan taraftarlar adeta bayram etti.

Portekiz hükümeti gelinen noktada, 10,3 milyon kişi yani nüfusun yaklaşık yüzde 86'sının tam aşılandığını açıkladı. Bu da nüfusun aşılanmaya uygun (12 yaş üzeri herkes) kısmının yüzde 98'i anlamına geliyor. Ayrıca, 50 yaş ve üzeri kişilerin yüzde 100’ünün bir doz Aşı olduğunu; 25 ile 49 yaş arasındakilerin yüzde 95’inin; 12 ile 17 yaş arasındakiler için ise yüzde 89’unun en az bir doz olduğunu duyurdu.

LİZBON SOKAKLARI ESKİ RENGİNE KAVUŞTU

İki yıl boyunca evlere kapanan halk, kısıtlamaların tamamen kalkmasından sonra sokakları dolduruyor. Başkent Lizbon’da "Tuk Tuk" adlı küçük motorlu taksiler işlek sokaklarda mekik dokuyor; turistler, virüs endişesini akıllarına getirmeden eski mahalleleri adeta tavaf ediyor ve şehrin popüler mekânlarında gece hayatı tüm hızıyla akıyor. Büyük yolcu gemileri ise her şeyin normalleştiği Lizbon’a akın ediyor.

Delta varyantının sarsıcı etkilerini kitlesel aşılamayla aşan ve pandemi dönemini geride bırakan Portekiz'de Covid-19 “endemik” halini aldı. Avrupa’daki en yüksek aşılama oranına ulaşan ülke, virüsün mutasyona uğrayan türevleriyle mücadele eden dünyaya toplum bağışıklığı için aşının ne kadar hayati bir unsur olduğunu kanıtlamış oldu. Ayrıca, Portekiz dünyada pandemi sonrası yaşanacak “epidemik” dönemin nasıl ilerlemesi gerektiğini deneyimleyen ilk ülke olacak.

SALGININ ENDEMİK HALE DÖNÜŞMESİ NEDİR? 

Salgının küresel çaptan (pandemi) lokal hale dönüşmesine endemik deniyor. Salgının hızının azaldığı ve yerelleştiği endemik dönemine ilişkin açıklamalarda bulunan Lizbon Moleküler Tıp Enstitüsü'nün yönetici direktörü Maria Mota, kitlesel aşılama neticesinde Portekiz'in şu anda pandemiyi yendiğini ve yeni bir düzleme girdiğini belirtiyor. Dr. Mota, endemik döneme girildiğini, bu geçiş döneminde pek çok insanın temkinli davrandığını ifade ediyor.

Lizbon Moleküler Tıp Enstitüsü uzmanı, "Delta varyantının yükselişe geçtiği ocak ayında, yaşadıklarımızı kimsenin unutabileceğini sanmıyorum. Aşılamanın ardından virüs artık endemik bir hal aldı ve aramızda dolaşmaya devam edecek. Bu nedenle, virüsün aramızda dolaşacağını unutmamamız ve beraber yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor” açıklamasını yaptı.

'KURTARICI' ORDUNUN İÇİNDEN BULUNDU

Pandemiyi geride bırakan ve endemik döneme geçen Portekiz’de, hayat normale dönerken yaşanan acıların ve hüznün kolay kolay unutulmayacağı bir gerçek. Biraz geriye gidip, İber Yarımadasında bulunan ve Avrupa’nın en yüksek aşılama oranına ulaşan ülkesi Portekiz’in yaşadığı sancılı sürece ve aşılama çalışmalarında gösterilen başarısının ardındaki kilit faktöre yakından bakalım.

Portekiz aşı başarısına ulaşıncaya kadar geçen süreçte büyük trajedilerle karşı karşıya kalmıştı. İlk zamanlarda, 1 haftada 2 bin kişinin hayatını kaybettiği ülkede, sağlık sistemi adeta çökme noktasına gelmişti. Vaka sayılarının her geçen gün arttığı ülkede, acil servisler hasta kabul edemeyince, birçok insan evlerine kapanarak salgına karşı izole olarak hayatta kalama mücadelesine girişmişti.

Tek kurtuluş yolu olarak görülen aşı çalışması, yaşanan siyasi karışıklıklar ve aşı karşıtlarının protestoları nedeniyle istenen sonucu veremiyordu. Ülkenin aşı programının nasıl ilerleyeceği konusunda dahi büyük kafa karışıklıkları vardı. Bu kaotik durumu çözmesi için hükümet, askeri bir personeli göreve getirmeye karar vermişti.

Genelkurmay Başkanlığı Planlama ve Koordinasyon Komutanlığı bağlı eski bir denizaltı filo komutanı Koramiral Henrique de Gouveia e Melo (61) Şubat ayında, “Ulusal Covid-19 Aşısı için Görev Gücü”nün koordinatörlüğüne getirildi. Disiplinin ve iradenin vücut bulmasıyla açılan bu yolda, 12 yaş üstü nüfusun yüzde 86’sının aşılanmasıyla Covid-19’u büyük ölçüde yendi.

SALGINA KARŞI TOPYEKÛN HAREKÂT BAŞLATTI

Koramiral Gouveia e Melo’nun çözmesi gereken ilk sorun, sosyal medyada viral hale gelen yanlış ve hatalı bilgilerden yola çıkarak yaygınlaşan aşı karşıtlığıydı. Bununla birlikte, kamuoyu araştırmalarına göre, aşılar hakkında yaygın bir şüphe olduğu da görülüyordu.

Koramiral, ordunun karmaşık lojistik ve ikmal kollarını düzene sokmasıyla, üstün planlama becerileriyle bilinen bir komutandı. Şubat ayında ulusal aşı için kurulan “Aşı Görev Gücü”nün koordinatörlüğüne seçildiğinde, sivil bir bürokrat olarak değil disiplinli ve kararlı bir komutan olarak ulusun önüne çıkmaya karar vermişti. Salgınla mücadelenin “topyekûn” bir harekât ile mümkün olabileceğini düşünen Koramiral, aşı hakkında yapılan televizyon programlarına katıldığında, üniforması ve apoletleriyle savaşı yöneten bir komutanı anımsatıyordu.

Bir röportaj esnasında, Koramiral Gouveia e Melo’ya aşı çalışmalarına ilişkin yaklaşımı sorulduğunda, “Öncelikle, bu mücadelenin bir savaş gibi görülmesi gerektiğine inanıyorum” dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti: “Sadece savaş dilini değil, askeri dili kullanmaya başladım.”

Melo’nun bir sonraki hamlesi ise, “muharebeyi” doğru verilerle yönetmesine yardımcı olacak bir danışman ekibi toplamaktı. Hava ve Deniz Kuvvetleri bünyesinde bulunan matematikçiler, analistler, stratejistler ve doktorlardan oluşan 32 kişilik seçkin grup, “Görev Gücü”ne dahil edildi.

ÖRNEK OLMASI İÇİN İLK ASKERLER AŞI OLDU

Pandemiden önce yaygın ve güçlü bir aşılama programına sahip olan Portekiz, doğru bir planlamayla büyük başarı yakaladı. 1960’ta doğan Koramiral Gouveia e Melo, salgın hastalıklarla erken yaşlarda tanışmış. O dönemlerde, Portekiz çocuk felcine karşı yoğun bir mücadele vermişti. Melo, çekilen acıları hatırladığını söylüyor ve bu nedenle aşı çalışmalarının geliştirilmesinin hayati önemde olduğuna değiniyor.

Champalimaud Tıp Vakfı’nın başkanı olan eski Portekiz Sağlık Bakanı Leonor Beleza, aşı çalışmalarında ileride olsalar da yaşanan başarıda bir subayın disiplinli çalışmalarının büyük etkisinin olduğunu belirtiyor ve şunları söylüyor: “Sağlık krizini aşacağımıza olan inancını halka doğru şekilde yansıttı. İnsanların güven duyacağı bir iletişim politikası oluşturdu.”

Bu dönemde, doktorlara ve hemşirelere de görevler verildiğini söyleyen Beleza, sağlıkçıların kapı kapı dolaşarak halkı bilinçlendirdiğini ifade ediyor.

ÖNEMLİ OLAN AKILCI BİR HEREKÂT PLANI

Koramiral Gouveia e Melo, halka verilen mesajlarda tutarlılığın ve güven aşılamanın hayati önemde olduğunu söylüyor. Yaz ayları boyunca genç yaş gruplarının aşılandığını belirten Gouveia e Melo, toplumsal bağışıklığın hızla arttığı bir dönemde, aşı karşıtlarının harekete geçtiğini ve aşıya karşı direnişin birden filizlendiğini söylüyor.

Bir denizaltı subayının kararlılığıyla durumu ele alan ve hızlı kararlar almaktan çekinmeyen Koramiral Gouveia e Melo, “Denizaltı, daha hızlı gemileri yakalamaya çalışan yavaş bir gemidir” diyor ve devam ediyor: “Önemli olan kendinizi doğru şekilde konumlandırmak ve akılcı bir hareket plânına karar vermektir. Bunun ardından, fırsatını yakaladığınızda değerlendirmeyi bilmeniz gerekir.”

'ORTADA BİR KATİL VAR; O DA KORONAVİRÜS'

Koramiral, aşı karşıtlarının görüşlerini tersine çevirmek için fırsat kolladığını ve fırsatın yaz ayında ortaya çıktığını belirtiyor. Temmuz ayında protestocuların ulusal aşı merkezinin girişini kapattığını söyleyen Koramiral Gouveia e Melo, kamuflaj üniformasını giymiş ve yanına hiçbir güvenlik almadan tek başına protestocuların yanına gitmiş.

“Çılgına dönmüş insanların önünden geçtiğimde bana ‘katil’ diye sesleniyorlardı” diyen Koramiral, televizyon kameraları önünde sakinliğini koruyarak, “Ortada bir katil var; o da koronavirüs” ifadesini kullanmış ve eklemiş: “Gerçek katiller, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan 13. yüzyılda kalmış insanlardır.” Halkın tüm sorularını dürüstlükle cevapladığını söyleyen Koramiral, “Sorulan tüm sorulara tek tek yanıt vermeye çalıştım” dese de, yanıtlar bazı kişileri memnun etmeye yetmemiş.

UYGULAMALARA TEPKİ DE VAR

Öte yandan Koramiral Gouveia e Melo’nun bulunduğu konum ve askeri subayların idari işlerde söz sahibi olması birçok insanı rahatsız ediyor. Aşılama çalışmasının militarist bir eğilimi ortaya çıkarttığını ve gençlerin bu süreçte dışlandığını belirten klinik psikolog Laura Sanches, “Tarihsel olarak, yetkilileri sorgulama kültürümüz yok. Bir subayın üniformasıyla ortaya çıkması, savaş varmışçasına yaşananları açıklıyor olması ve bir süre sonra bu üsluba politikacıların da dahil olması, bizi itaat etmeye daha yatkın bir hale getiriyor” dedi.

Bu görüşlere ilişkin açıklama yapmayan Koramiral Gouveia e Melo, medya kanalları üzerinden etkin bir kampanya yürüttü. Başlangıçta, aşı çalışmalarına karşı yüzde 40 oranında kararsızın bulunduğunu söyleyen Koramiral, “Bugün gelinen noktada, sadece yüze 2,2 oranında aşı karşıtı kaldı” açıklamasında bulundu.

Portekiz’de her şeyin normale dönmesiyle, “Aşı Görev Gücü”ndeki görevinden ayrılan Koramiral Gouveia e Melo, ülkenin doğru bir rotaya girdiğini söyledi. 

Son olarak, ağustos ayında Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa, Covid-19’a karşı başarılı bir mücadele veren Koramiral Henrique de Gouveia e Melo’yu “Avis Askeri Düzeni Büyük Haçı” ile ödüllendirdi. (Hürriyet)

İlgili Sayfalar: Playlist