Oyunculuk Virüsünü O Reklamla Kaptım

Oyunculuk Virüsünü O Reklamla Kaptım

“Arka Sokaklar”ın komiser Merve’si Zeynep Beşerler: “Ünlü olduğumu biliyorum ama hiç iplemiyorum. Tesadüfen oyuncu oldum, bir gün pat diye bırakabilirim.”

Kavacık’ın ara sokaklarındayız, bir anda trafik duruyor. Öndeki otomobilden dört tane polis ellerinde silahlarıyla inip bir adamı kovalamaya başlıyorlar. Aracın klimasını artırıp kovalamacanın bitmesini bekliyorum. Aklımda geçen şey:   “Bu sıcakta yapılacak iş değil” oluyor. Neyse ki kovalamaca kısa sürüyor ve “Kestik!” sesiyle son buluyor.   Yukarıda anlattığım gerçek bir kovalamaca olsa tabii ki bu kadar sakin tepki vermez, paniklerdim ancak “Arka Sokaklar” dizisinin setindeyseniz tüm polisiye durumları ‘normal’ karşılıyorsunuz.   Etraf polis üniformalı insanlarla dolu. Erler Film’in binası ise tam bir karakola dönüştürülmüş.   Dizinin Melek komiseri Zeynep Beşerler ile röportaj yapmak üzere buradayım. ‘Karakol’un bir köşesine oturup bekliyorum. Biraz sonra uzaktan beliriyor. Yol boyunca karşılaştığı herkesle şakalaşan, gülümsemesi yüzünden kolay kolay silinmeyen, oldukça komik ve ‘erkek gibi’ bir kadın Beşerler. Çaylarımızı alıp karakolun bahçesinde sohbete başlıyoruz.   Bugüne kadar birçok kez ‘ailenin sevimli kızı’nı canlandırdığınız, bundan sıkıldınız mı? “Şöyle bir rol olsa da oynasam” diyor musunuz?   Evet, bir dönem hep bahsettiğiniz gibi sevimli, zararsız, komik ve tatlı kadın karakterler geldi ama neyse ki yaş almamla birlikte bu azaldı. Artık şeker, sevimli kız olmaktan çıktık. Şimdi sert karakterleri oynayabiliyorum. Bunda “Arka Sokaklar” dizisinin katkısı büyüktür. Hayalime gelirse, şizofren bir kadını, akıl hastasını oynamak isterim.      Ben sizi Tarkan’ın “Dudu” klibinde görmüştüm ilk kez. O klip ve “Arka Sokaklar” hayatınızın dönüm noktalarıdır herhalde...   “Arka Sokaklar” tam bir dönüm noktası değil ama beni çok rahatlattığını söyleyebilirim. Şu an dizinin yedinci sezonu çekiliyor benim de üçüncü senem. Yani başladığımda zaten oturmuş, kitlesini oluşturmuş bir sete geldim. Reytingi kafanıza takmadan, endişe duymadan oynamak büyük şans. Klibe gelince. Evet, “Dudu” çok mühim bir olaydı. Tarkan’ın kliplerinde ben ve Sinemis Candemir dışında bir Türk kızı görmedik zaten. Klipten sonra tanındığımı söyleyebilirim ama klipten öncesi de var. Reklamlarda oynuyordum, VJ’lik yapıyordum.   “Kazara oyuncu oldum”   Oyunculuğu küçükken kafasına koyanlardan mısınız? Üniversitede Fransız Dili Edebiyatı okuduğunuzu öğrenince şaşırdım...   Ben küçükken kafama hiçbir şey koymamıştım. Üniversite sınavına girerken ne bölümü seçmeliyim, ne olmalıyım hiçbir fikrim yoktu. Fransız Dili Edebiyatı’nı da tesadüfen yazmıştım. Edebiyatçı olmak gibi bir derdim yoktu. Oyunculuk da öyle birdenbire oldu. Okul için İzmir’den İstanbul’a geldiğim sene bir gece kulübüne gittik arkadaşlarımla. Orada kulübün güzeli seçildim. Jüride Sinan Çetin de varmış. Tanıştık, on gün sonra beni aradı ve bir reklamda oynattı. Oyunculuk virüsünü de o reklamda kaptım.   Bu arada gazetelerde resmimi gören babam ertesi gün “Biz seni okula gönderdik sen oralarda ne yapıyorsun?” diye aradı.     Haber ile ilgili metin girin!.    Yeni sinema filminiz   “Napcaz Şimdi?” den bahsedelim. Ne zaman geldi bu proje size?   Özgür Özberk yakın arkadaşımdır, bu da onun ilk filmi. Senaryoyu da o yazdı. Aslını istersen üç yıldır konuşuyoruz bu işi. Tüm ekip yakın arkadaşız zaten, bu yaz bir fırsatını bulduk. Bir haftada çektik benim bölümleri, rolüm oldukça ufak.    Nasıl bir karakteri  canlandırıyorsunuz?   Bir evli çift var filmde. Özge Özberk ve Ufuk Özkan canlandırıyor. Ben de onların yakın arkadaşıyım, hep evlerindeyim. Komik, takıntılı bir kadını oynadım. Zaten film basına yansıdığı gibi aldatma ile ilgili kadın-erkek ilişkilerini anlatan bir film değil. Tesadüfler üzerine kurulu birdurum komedisi.   “Beş kilo fazlam var, umursamıyorum”   - "İstanbul gezmek için güzel bir şehir ama yaşamak için çok zor. İleride hayalim İzmir ya da Bodrum’da yaşamak”   - "Hayatımda hiç spor yapmadım, hatta nefret ederim. Bir tek iki yıldır yelkenle ilgileniyorum. Rejim de yapmam, her şeyi yerim ve güzel de kilo alırım. Umursamıyorum, güzellik kremlerim, bakım reçetelerim de yoktur”   - "Alışverişten nefret ederim. alışveriş merkezinde maksimum 40 dakika geçirebiliyorum. Kıyafetleri de alırken asla denemem. Ne gerekiyorsa alır çıkarım.   Bir tek ayakkabıya zaafım var, giymiyorum ama alıyorum, evde duruyorlar. Babam ‘Kızım bunlara verdiğin parayı bankaya koysan zengin olmuştun’ dedi.”   Haber ile ilgili metin girin!.   “Anne olmayı çok istiyorum, fırsatı kaçırırsam da evlat edinirim”   Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?   Klasik çekirdek aile. Babam avukat, annem ev hanımı.   Her adımımda aileme danışırım. Mesela gelen teklifleri önce babama söylerim, senaryoları okur, onaylarsa başlarım. Bir de kız kardeşim var. Yeditepe Üniversitesi’nde Sinema TV okudu, kamera arkasında çalıştı ama yavaş yavaş oyunculuk da yapıyor. Alsancak’ta büyüdüm. Mahallede erkek çocuklarıyla top oynayarak üstelik. Şimdi sorsan kaç tane bebeğim vardı hatırlamam ama bir sürü topum vardı. Tam bir erkek Fatma’ydım. Lakabım da “Bolusporlu Zeynel” idi.   “Güzelliğimi hiç umursamadım, erkek Fatma gibi büyüdüm hâlâ da öyleyim”    Çok güzelsiniz, lisede, ortaokulda falan ‘okulun en güzel’ kızıydınız herhalde...   Valla güzellik de benim için pek bir şey ifade etmiyor zira bir şey olur bir anda yüzün gözün dağılır kalıverirsin. Yakınımda “Ben güzelim” diye gezen, aynadan uzak duramayan insanlar var. Komik buluyorum. Lisede, ortaokulda falan dediğin gibi popüler ve beğenilen bir kızdım ama yine umursamaz, yine erkek Fatma’ydım. Bakımlı değildim. Hâlâ da öyleyim. Kuaför koltuğunda on dakika oturduktan sonra fenalıklar geçiririm. Bazen “Yanlış mesleği seçmişim” diyorum tabii.    Hırslı biri misiniz? Mesleğinin geleceğini garanti adımlar atan, planlı-programlı bir tip misiniz?   Hiç hırslı değilim. Bu kötü bir şey galiba ama ne yapayım. Bu soruya “Oscar almayı planlıyorum” gibi komik bir cevap veremem. Hiç de umurumda değil. Ben ‘carpediem’e inanıyorum yani anı yakala ve yaşa. Şu an ne istiyorsan, neredeysen odur gerçeğin. Devamı bir şekilde gelir.   O yüzden plan yapmam. Bakarsın bir gün pat diye bu işi bırakırım. Senem Özmen adında tasarımcı bir arkadaşım var, onunla küçük bir butik açma hayalimiz var. Neden olmasın?    33 yaşındasınız. Malum, kadınların anne olmayı ciddi ciddi düşündükleri yaşlar bunlar. Sizde durum nedir?   Çocukları çok severim. Anne olmak istiyorum ama ne ara? Nasıl? Hiçbir fikrim yok. Ama moralimi de bozmuyorum en kötü ihtimalle, fırsatımı kaçırırsam evlat edinirim. O da çok kutsal bir şey. Genel olarak 33 yaşı sinir bozucu buluyorum. Hep söylerlerdi “30’dan sonra bir değişiklik olacak” diye de inanmazdım. Gerçekten oluyormuş. Durgunlaşıyorsun, insanlara ve kendine daha az hırçın davranıyorsun. Ne istediğini daha iyi bilir hale geliyorsun ki bu da kötü bir şey. Risk almıyorsun, cesaretin kırılıyor galiba. Garip...    Bir röportajınızda “Geyşa gibi kadınım” demişsiniz. Bunu biraz açalım...   (Gülüyor) Tabii ki tam olarak öyle bir şey söylemedim. Kastettiğim şey sevdiğim insan için hayatımdaki birçok şeyi kenara itebileceğimdi. Hayatımda önem verdiğim şeylerin sırası değişiyor âşık olunca. Anne olursam da işi bırakırım. Çocuğun yanında olmayacaksam neden doğuruyorum ki?   “Aşksız hayat çok boş!”   Aşkın tarifi kişiden kişiye göre değişiyor bence. Sizinkini merak ediyorum...   Bana göre aşk delilik hali. Beyniniz ne salgılıyorsa artık bir mutluluk geliyor, “Hayat çok tatlı” diye geziyorsunuz. Yani aşk, kendini tamamen bırakmak, kontrolü kaybetmek demek. Kenan (İmirzalıoğlu)’ndan ayrılalı üç yıl oldu, ardından bir erkek arkadaşım daha oldu, onunla da yürütemedik. Şimdi kimse yok ama yine âşık olmayı çok istiyorum tabii ki. Onsuz olmuyor, insanın içinde bir eksilme, boşluk oluşuyor. Aşk lazım ya!Röportaj: Pelin Çini / Milliyet   Zeynep Beşerler Foto Galerisi İçin Tıklayınız...Haber ile ilgili metin girin!.
Görüntülenme : 1232 Güncelleme Tarihi: 11/08/2012 12:58:57
Yayınlanma Tarihi: 11/08/2012 11:20:11

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin