Oynadığım Roller Nedeniyle Sevilmiyordum

Oynadığım Roller Nedeniyle Sevilmiyordum

Rol aldığı yapımlarda şehirli, züppe, alımlı kadını canlandıran Begüm Kütük: Oynadığım roller nedeniyle sevilmiyordum.

Rol aldığı yapımlarda şehirli, züppe, alımlı kadını canlandıran Begüm Kütük: Oynadığım roller nedeniyle sevilmiyordum. Bir yerde yemek yerken insanların kötü kötü bakması beni üzerdi. 'Gönülçelen' dizisinde 'Ceren' karakterini oynadıktan sonra bana evlerinin kızı muamelesi yaptılar. Sevilmek muhteşemmiş!'İzmir'in kızları güzeldir' yargısının canlı bir kanıtı Begüm Kütük. Sadece güzel demek de yeterli değil; kendinden emin, ne istediğini bilen, samimi... Sonsuz aşka inanacak kadar da romantik. Cuma günü vizyona giren Caner Erzincan imzalı 'Mar' filmi nedeniyle bir araya geldiğimiz oyuncu, tüm içtenliğiyle "Makyaj yapmayı çok sevmem ama söz konusu Günaydın olunca özendim" diye başladı söze... Ve heyecanla anlatmaya koyuldu; yeni filmi 'Mar'ı, 'Erdül' diye hitap ettiği eşi Erdil Yaşaroğlu'nu, hayallerini...'Mar' sonunda vizyona giriyor. Heyecanlı mısınız?Pek sayılmaz. Çünkü filmimiz son bir yılda o kadar çok festivale katıldı ki; Malatya Film Festivali, Adana Altın Koza, Münih Türk Filmleri Festivali ve en son İstanbul Film Festivali... Çok iyi tepkiler aldı ve çok beğenildi. O nedenle heyecanlı değilim.İRONİK BİR ÖYKÜVizyon tarihi neden bu kadar gecikti? Gişede şansı nedir?Bağımsız bir film, o nedenle büyük bütçeleri yok. Vizyon tarihinin gecikmesinin nedeni tamamen maddi yetersizlik. Annem bile durmadan hangi sinemada vizyona gireceğini soruyordu. 'Mar' ağır bir film olduğu için yüksek bir gişe beklentisi yok tabii ki. Ancak çok fazla insana ulaşmasını isteriz.'Mar'; yılan demek. Filmde, yılanların rolü nedir?Filmin başkarakteri aslında yılanlar. Çünkü kahramanımız yılan toplayarak geçimini sağlıyor. Aslında üç erkek ve onların kadına duydukları ihtiyaç anlatılıyor öyküde. Yaşadıkları yörede büyük çocuklar yılan toplayarak geçimlerini sağlarken; küçük çocuklar ise salyangoz topluyor. Buradaki ironi ise; küçük çocukların salyangoz toplayabilmeleri için yağmur yağması gerekirken, yılan toplayıcıları için sıcak ve güneşli havaya ihtiyaç var.Niçin bağımsız bir filmde oynamayı kabul ettiniz?Caner Erzincan bu filmi yazarken 'Bahar' karakteri için beni düşünmüş. Arkadaşları bunun imkansız olduğunu, benim onunla çalışmak istemeyeceğimi söylemiş. Ancak ajansım senaryoyu bana ulaştırdığında o kadar etkilendim ki; "Böyle bir finali kim yazmış olabilir?" diye düşündüm. Caner'le karşılaşınca da "Beni ağlattın. Bu öyküyü ne zaman çekiyoruz?" diye sordum.BÜYÜK BİR DENEYİM OLDUSadece öykü müydü bu rolü cazip kılan?İstanbul gibi koskoca bir metropolde yaşarken hiç duymadığım, tanıklık etmediğim bir hayata dair hikaye anlatmak da benim için büyük bir tecrübe oldu.Öykü Van'da geçiyor ama siz Konya'da çektiniz değil mi?Terör, maddi imkansızlıklar, uzaklık gibi sorunlar yüzünden çekimler Konya'da yapıldı. 7 haneli bir köydü. Evler kerpiçtendi, içinde tuvalet yoktu. Buna rağmen insanlar çok sıcaktı. Herkes bize yardımcı oldu. Komşu teyze her gün börek yapıp karpuz keserek "Yiyin yavrum" diyordu.HUZURLUYDUÇekimler sırasında ne gibi deneyimler edindiniz?Artık şehir dışında farklı hayatlar da var diyebiliyorum. Tanık ettiğim hayatlar hakkında konuşabiliyorum. Buradan bakınca tuvaleti dışarıda bulunan kerpiç evler, sade yaşam sıkıcı ya da zor gelebilir. Ancak orada duyduğum huzur bir başkaydı.Oralardan aklınızda kalan ve unutamadığınız ne var?Ekip olarak hep birlikte yemek yiyelim dedik ama gidecek bir yer olmadığı için kendimiz bir sofra hazırladık. Saat 17.00 gibi masaya oturduğumuzda hava kararmaya başladı. Engin bir ovanın ortasında, kapkaranlık ortamda, sadece 4-5 lambanın ışığı altında oturuyorduk. O anda duyduğum huzuru hiçbir zaman hissetmedim. Şimdi Erdil'le 'Arada sırada kaçacağımız öyle bir yerde ev alsak mı' diyoruz.ERDİL YAŞLANDIĞIMDA ELİNİ TUTACAĞIM ERKEKEvliliği planlamış mıydınız?Her medeni çift gibi 4 yıl flört ettik. Birbirimizi tanımamız gerekiyordu. Ama en baştan bir plan yapmadık. Zaman içinde gelişti her şey.4 yıl flört kimine göre uzun bir süre değil mi?Çünkü uzun bir hayat paylaşacağız, kolay mı? Evlenirsem asla boşanmak istemiyorum. Anne ve babam ayrı. Hayattaki en büyük fobim boşanmaktır mesela. Çocukluğumdan beri sonsuz aşka inanıyorum. Yaşlandığımda elimi tutup "Hadi ben gidiyorum" diyerek hayatımı sonlandıracağım bir sevgi istiyordum, bulacağıma da inanıyordum.Erdil Bey'in 'o' olduğunu nasıl anladınız?Tabii ki fiziksel özelliklerinden etkilendim. Ama zekasını, kişiliğini tanıdıkça ona daha çok bağlandım. Hayatı paylaştıkça, pek çok ortak özelliklerimiz ve hobilerimiz olduğunu keşfettim. O da 'Bu kızla evlenebilirim' diye düşündüğü noktada bana evlenme teklif etti. Hemen kabul ettim. Ama bir hafta sonra paniğe kapıldım.Nasıl bir panikti?Çünkü çorktum, sıkıldım, gittim ona ağladım... "Nasıl olacak? Ben çok korkuyorum" diye duygularımı ona belli ettim. Beni sabırla teselli etti. Gamsız ya! 40 yaşında ama saçında beyazı yok.BİR ÇOCUK İSTİYORUZ AMA...'Çocuk için değil, aşk için evlendik' diyorsunuz?Çocuk istemiyor musunuz?Çocuk tabii ki istiyoruz. Ne var ki şu anda bunun için bir çabamız ve isteğimiz yok. Çocuk mutlaka olacak. Ancak kendi istediği zaman gelecektir.Kaç çocuk istiyorsunuz?Üç çocuk bizi zorlar. Bir tane olsun canım olsun. Hayatın zorlukları 3 - 4 çocuk yapmak için uygun değil. Bir çocuk yeter, en fazla iki...İlişkinizde en keyif aldığınız anlar hangisi?Erdil'le en çok keyif aldığım anlar sessizliği paylaştığım anlar. Sessizlik bazı insanları rahatsız eder.AVRUPA'DA EVİMDEYİM ABD İSE KORKUTUYORMesleki anlamda nasıl besleniyorsunuz? Neler yaparsınız?Tabii ki film festivallerini kaçırmamaya özen gösteriyorum. Ayrıca oyunculuk ve sinema ile ilgili workshoplar'ı da takip ediyorum. Yurt dışı seyahatlerini çok severim. Farklı coğrafyaları keşfetmeye, onların havasını koklamaya bayılıyorum. Kısacası yaşamdan besleniyorum diyebilirim.Gezmeyi en çok sevdiğiniz yer neresi?Favorim; Avrupa. Fransa, İtalya, İspanya gibi ülkelerde kendimi çok rahat hissediyorum. İlginçtir hiç Amerika'ya gitmedim. Erdil'e bunu söylediğimde çok şaşırdı. "Bir plan yapıp seninle Amerika seyahati yapalım" dedi.Nasıl bir seyahat planlıyorsunuz?20 günlük bir seyahat olacak. Araba kiralayıp baştan başa Amerika'yı gezeceğiz. Ama Erdil olmazsa tek başıma gitmeye cesaret edemem. ABD çok büyük, kocaman bir set gibi geliyor bana.FİZİĞİMDEN DOLAYI HEP 'KÖTÜ' KADIN OLDUM'Mar'da da şehirli bir kadını canlandırıyorsunuz. Sizin tercihiniz mi?Fiziksel özelliklerimden olsa gerek hep şehirli kadın rolleri geldi. Açıkçası birbirini tekrar eden roller oluyor ve kendimi değiştirmeme izin vermiyorlar. Bir de şöyle bir şey var; açık tenli, sarı saçlı olunca ya 'kötü kadın' ya da 'fettan' karakterler yakıştırıyorlar.Bu durumdan rahatsız mısınız?Olmaz olur muyum! 10 yıldır setlerdeyim, ilk kez 'Gönülçelen'den sonra insanlar bana evlerinin kızı muamelesi yaptı. Sevilen kişi olmak muhteşemmiş. 'Romantik Komedi' filminde ya da 'Canım Ailem' dizisinde insanlar yüzüme bile bakmıyordu. Bir yerde oturup yemek yerken insanların kötü kötü bakması o kadar üzücü ki...GÜL ÖZGÜVEN

Görüntülenme : 740 Güncelleme Tarihi: 22/04/2012 10:52:28
Yayınlanma Tarihi: 22/04/2012 10:35:13

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin