Sancar: Ben Türk'üm o kadar!

Yayınlanma Tarihi: 08.10.2015 12:04 | Değiştirme Tarihi: 08.10.2015 12:28

Nobel ödülü alan Prof. Aziz Sancar etnik köken tartışmalarına tepki gösterdi.

Nobel ödülü alan Prof. Aziz Sancar etnik köken tartışmalarına tepki gösterdi. BBC'nin telefon ettiğini aktaran Sancar şöyle konuştu: "İlk sorduğu soru... Bana 'Arap mısınız, kısmen mi Türk'sünüz' diye sorarak saygısızlık yaptılar. BBC'ye söyledim, 'Arapça konuşmuyorum, Kürtçe konuşmuyorum, ben Türküm' dedim. Ben Türküm, o kadar" diye konuştu.

Sancar'ın sosyal medyada HDP'ye yakın gibi lanse edilmesi ailesini rahatsız etti. Aileden açıklama geldi.

Prof Aziz Sancar AA'ya yaptığı açıklamada, ödülü aldığının duyurulmasından sonra kendisine dünyanın birçok medya  kuruluşundan ulaştıklarını ve bundan memnuniyet duyduğunu belirten belirtti, ancak  bazı medya organlarının sorularından ve sosyal medyada kendisinin kökenine  ilişkin yorumlardan rahatsızlık duyduğunu dile getirdi.

 İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin telefon ettiğini aktaran Sancar, "Bana 'Arap mısınız, kısmen mi Türk'sünüz' diye sorarak saygısızlık yaptılar. BBC'ye  söyledim, 'Arapça konuşmuyorum, Kürtçe konuşmuyorum, ben Türküm' dedim.  Güneydoğulu olunca bundan kaçamıyorsunuz ama kendimi öyle biliyorum, BBC'ye de  söyledim size de öyle söylüyorum" diye konuştu.

 Sancar, "BBC'nin bana sorduğu ilk soru, 'Siz Arap mısınız?' oldu. Ben  Türküm, o kadar. Mardin'de doğmuşsam, Cizre'de de doğmuşsam, Kars'ta da doğmuşsam  ben Türküm" dedi.

Kendisini ödüle götüren çalışması hakkında da bilgi veren Sancar,  şunları kaydetti:

 "DNA onarımı insanı kansere karşı korumakta önemli. Çünkü kanser yapan  etkenlerin çoğu DNA'yı bozuyor ve o yolla kansere sebep oluyor. Biz, 'DNA kendini  nasıl onarıyor, hücreler kendini nasıl kansere karşı müdafaa ediyor', bunu  aydınlattık. Ayrıca bu DNA onarımının bir de kanser tedavisi için önemi var.  Çünkü kanseri tedavi etmek için kullanılan ilaçların çoğu, kanser hücrelerinin  DNA'sını tahrip ediyor ve kanser hücreleri onu tamir etmeye çalışıyor. Biz de  orada girişim yapıp kanser ilaçlarının daha etkili olmasına çalışıyoruz." 

İşte ilk açıklaması

En çok memleketim için sevindim

Sancar, bu yıl olmasa bile bir gün bu ödülü alacağını bildiğini dile  getirerek, "Yaptığım katkılardan dolayı bu ödülü alacağımı evet biliyordum"  ifadesini kullandı.  Ödülü almaktan büyük onur duyduğunu belirten Sancar, sözlerini şöyle  sürdürdü: "Benim için, yaptığım araştırmalar, verdiğim onca emek için tabii ki  büyük memnuniyet verici bir ödül. Ayrıca ailem için sevindim. Çünkü büyük bir  aileyiz. Sekiz öz, iki üvey kardeşim var. Onlar için tabi çok sevindim. Fakat en  çok memleketim için sevindim. Çünkü Türkiye için bence bilim lazım, Türkiye'nin  kalkınması için, bu güç durumdan çıkıp Avrupa düzeyine varması için bilim  gerekli. O yönden katkı sunduğum için çok sevinçliyim." Türkiye'den devlet büyüklerinin kendilerini aradığını ve tebrik  ettikleri bilgisini veren Sancar, "Türkiye'den sağolsunlar çok arayan oldu.  Başbakan Ahmet Davutoğlu aradı, konuştum çok memnun oldum. Cumhurbaşkanımız Recep  Tayyip Erdoğan aradı ancak o anda maalesef iletişim kuramadık. Sayın Kemal  Kılıçdaroğlu aradı" dedi.

O müthiş buluşu anlattı

Devam eden önemli başka çalışmaları olduğuna da değinen Sancar,  sözlerine şöyle devam etti: "Ben Nobel ödülünü DNA onarımı konusunda aldım. Bir de gündelik uyku  düzenimizi, sağlık düzenimizi ayarlayan içimizde bir saat var. O saatin  mekanizması üzerinde çalışıyorum. Bunların arasındaki bağlantıyı buldum. İkisinin  bağlantısı da hem insanları kanserden kurtarmak hem de tedaviyi daha etkili  kılmak için çalışıyoruz. Mayıs ayında bütün DNA genomunun onarım haritasını çizdik. Bunun tedavi için önemli bir gelişme olduğunu düşünüyoruz. Onu  geliştirmeye çalışıyoruz. Bu içimizde bulunduğunu söylediğimiz saat mekanizması  üzerinde çalışan bir sürü bilim adamı var. Bu saat, dört gen tarafından kontrol  edilir ve bir genini biz keşfettik. Ben bu Nobel'i, ya DNA onarımı ya da bu saat  mekanizması üzerine alırım diye düşünüyordum."

Eşi de öğretim üyesi

Sancar gibi Kuzey Carolina Üniversitesi'nde Biyokimya ve Biyofizik  Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan eşi Gwen Sancar ise gelen haberden sonra yaşananları şöyle anlattı: "Görüşme sonrası Aziz'le oturduk ve  bir süre birbirimize baktık. Bu gerçek mi diye düşündük, inanmak oldukça güçtü.  İkimiz de çok mutlu olduk."

"Hayalim milli kaleci olmaktı"

Prof. Aziz Sancar da konuştu. Sancar, kendisiyle ilgili şu ilginç açıklamayı da yaptı: "Lisede kalecilik yapıyordum. Hedefim Türk Milli Takımı'nda oynamaktı. Ama boyum yeterince uzun değildi"