Koronavirüs aşısı ile ilgili umutlandıran açıklama!

Hacettepe Üniversitesi'nden Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, koronavirüs aşısı ile ilgili son dakika önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Akova, "Yılbaşından sonraki zamanda Türkiye'de bu aşının kullanılabilir olacağını zannediyorum" dedi.

Yayınlanma Tarihi: 08.10.2020 12:57
Değiştirme Tarihi: 08.10.2020 12:57
Koronavirüs aşısı ile ilgili umutlandıran açıklama!

Prof. Dr. Murat Akova'nın açıklamalarından satırbaşları şöyle;

"İkinci aşılamadan 14 gün sonra gönüllülerin kanları alınarak, antikor olup olmadığına bakılacak. Ondan sonra da gönüllüleri periyodik olarak takip edeceğiz bir yıla kadar. Zaten riskli grubu aşılıyoruz şu anda. Hastalanıp hastalanmadıklarına bakacağız. Buradan da aşının koruyucu olup olmadığını boş aşı yapılmış olanlarla kıyaslama olanağını konuşacağız"

 "Kasım ayı itibarıyla diğer 13 bin gönüllü aşılanması başlayacak. Daha yaygın bir duyurma kampanyası yapacağız o zaman. Yılbaşına kadar da 13 bin kişilik büyük grubu bitiririz. Ama sadece aşı yapmakla kalmıyoruz. Son aşıdan sonraki takipte bu kişilerin kanlarında antikor olacak mı olmayacak mı, geçen süreç içinde aşıladıklarınız içinde hastalığa yakalananlar olacak mı olmayacak mı? Aşının gerçek etkinliğini bunların sonuçlarına göre belirleyeceğiz. Bu sonuçlar başarılı olur ve aşının da güvenli olduğunu kanıtlarsak 13 bin kişilik grup içinde o zaman ruhsat başvurusunda bulunulacaktır. Ruhsat başvurusu sadece Türkiye için söz konusu değil dünya çağında bir ruhsatlama olacak. Bizim dışımızda Endonezya ve Brezilya'da da kullanılıyor. Onun dışındaki başka ülkelerde de çalışma yapılması planlanıyor. Bütün bu çalışmanın sonuçları olumlu olur, aşının başarılı ve yan etkisinin olmadığı gösterilirse o zaman dünya çapında bir ruhsat başvurusu söz konusu olur. Onun için de benim tahminim yılbaşı civarı"

"Tüm dünyada süregelen 10 adet faz 3 çalışma var. Üreticiler henüz çalışmalar bitmeden fabrikalarla anlaşma yapıp, aşıyı bir yandan da ürettirmeye başladılar. Çalışmanın sonucunu onlar olasılıkla 'olumlu çıkacak' diye düşünüyorlar. Olumsuz çıkarsa zaten o aşılar çöpe gidecek. O aşılar bir yandan üretiliyor. Aşılardan bir ya da bir kaçı güvenli ve başarılı olduğu kanıtlanırsa o aşılar hemen piyasaya çıkacak. Bunlar 100 milyonlu rakamlar. Halbuki şu an dünya nüfusunun yaklaşık 7,5 milyar olduğunu düşünün, 15 milyar doz aşıya ihtiyaç var. Çünkü aşıların büyük çoğunluğu iki doz gerektiren aşılar. Bu aşıyı böyle birkaç ay içinde üretebilmek mümkün değil. Parti parti üretilecek muhtemelen. Bir takım ülkeler anlaşmalarını yaptıkları ülkelere öncelikle gidecek. Yılbaşından sonraki zamanda Türkiye'de bu aşının kullanılabilir olacağını zannediyorum. Dediğim gibi aşının ruhsat alması bir yana ruhsat aldıktan sonra aşıya erişim de sorun olabilecektir. Onun da görüşme ve anlaşmalarını yapmak gerekecek" 

"Hayvanlarda etkili olduğu gözüktü. Faz 1 aşaması dediğimizi yan etki ve doz açısından denenmesi çalışmalarının yapılması lazım. Genelde küçük gruplarda 20-30'luk gruplarda yapılan çalışmalardır. Aşının bu aşamaya  geldiğine karar verilir ve klinik çalışma için izin verilirse aşı kısa sürede tamamlanır olabilecektir. Yan etki hemen çıkmaz. Belli bir süre aşıyı yaptığınız gönüllüyü gözlemeniz lazım. Bu da bir aya kadar uzayabilecek bir süre. Faz 2'de biraz daha geniş gönüllüler kapsamında aşının etkinliğine de bakmaya başlıyorsunuz yan etkiyle beraber. Eğer o aşamayı da geçerse ondan sonra faz 3 dediğimiz binlerle ifade edilen gönüllülere uygulanır. Bir yerli aşıda ruhsatlanma çalışmasına kadar 6 aya kadar geçecek bir süre var demektir. Önümüzdeki yaza doğru veya bahar sonuna doğru bugün başlanırsa aşının bir yerli aşı olarak piyasaya çıkacağını tahmin ediyorum"

DHA