Kırım Kongo Kanamalı Ateşi verilerinde korkutan gelişme! Koronavirüsü geçti!

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), kene ısırmasıyla ortaya çıkıyor. Koronavirüsle kıyaslandığında ölüm riski 3 kat daha fazla. En çok görüldüğü yerlerden biri olan Gümüşhane’deki çiftçiler, hastalık nedeniyle endişeli günler geçiriyor.

Yayınlanma Tarihi: 07.06.2020 10:02
Değiştirme Tarihi: 07.06.2020 10:03
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi verilerinde korkutan gelişme! Koronavirüsü geçti!

Koronavirüs salgınıyla mücadele devam ederken, şimdi de kene kabusu geri döndü. Kene ısırması sonucu oluşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı özellikle çiftçileri endişeye sürüklüyor. En çok görüldüğü yerlerden biri de, Gümüşhane. Kentteki tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapıldığı Kelkit Vadisi’nde çiftçilerin korkulu bekleyişi sürüyor. Kentte son 16 yılda 556 vaka görüldü ve 15 kişi de hayatını kaybetti. Bölgede çiftçiler, uzun kollu kıyafetler giyiyor, pantolonlarının paçalarını çoraplarının içerisine koyup önlem alıyor. Öte yandan uzmanlar, bu hastalıkta ölüm riskinin koronavirüse karşı 3 kat daha fazla olduğunu söylüyor.

"YAZIN DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR"

Konuyla ilgili açıklama Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Halk Sağlığı öğretim üyesi Doç. Dr. Nilgün Ulutaşdemir'den geldi. KKKA vakalarının en sık görüldüğü dönemin mayıs, haziran ve temmuz ayları olduğunu belirten Ulutaşdemir, "Bu yıl normalden erken görülmeye başlayan KKKA vakalarında büyük artış yaşandı. Kenenin öldürücülük özelliği Covid-19’a göre 3 kat daha fazladır. Bu vakalar ölümle sonuçlanabileceği gibi hastalığın hafif şekilde atlatılması erken teşhis ve tedavi ile mümkün olabilir. Hastalığın Türkiye’ ye Rusya’dan göç eden kuşlar üzerindeki kenelerle ulaştığı düşünülmektedir. Bu hastalık, insanlarda ateş ve kanamalarla kendini gösterip, ölüme kadar varan sonuçlar doğurabilmektedir. Bu hastalığın kesin bir tedavisinin ve aşısının olmadığı için keneden korunma önemlidir. Bu hastalık öldürmediği durumlarda 2 hafta içinde iyileşiyor ve kişi yaşam boyu bağışıklık kazanıyor. Kene popülasyonunda artış var. Gümüşhane merkez veya köylerde kene popülasyonunda artma oldu. Kene popülasyonu gittikçe yayılıyor. Daha önceden sadece Kelkit Vadisiyle sınırlı bulunan kene şu anda güneye doğru inmeye başladı. Ege'de de görülmeye başladı, Akdeniz bölgesinin kuzeylerinde görülmeye başladı. Ondan dolayı ülkemizin tamamının bu noktada mutlaka mücadelenin hızlı bir şekilde yapılmalıdır" diye konuştu. 

"AÇIK RENKLİ ELBİSE GİYİN"

Hastalıktan korunmanın yollarını da anlatan Doç. Dr. Ulutaşdemir, "Vatandaşlar hastalıktan korunmak için bahçe, tarla, ahır ve pikniğe giderken uzun kollu ve açık renkli elbise giymeli. Pantolon paçaları çorap içine alınarak, eve dönüşlerde mutlaka vücut ve elbiselerini kontrol etmeli. Çıplak elle tutulmamalı, kenenin ısırdığı yer antiseptik ile temizlenmeli. Kenelerin insan vücuduna tutunmalarında çıplak elle temas etmeden en kısa sürede ince uçlu pens veya eldiven, bez ve poşet gibi çıplak elle teması önleyen malzemeler kullanılarak çıkarılmalı. Kene tutunan yeri, su ve sabunla temizleyerek, tentürdiyot veya baticon gibi bir antiseptik ile silinmelidir. 10 gün içinde ateş, halsizlik, baş ağrısı, eklem ağrısı gibi şikayetler görülürse en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna müracaat edilmeli. Hastalıkla mücadelede, kene popülasyonunun baskı altına alınmalıdır. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın hayvanlarını yıl içerisinde en az 3 kez ilaçlatması gerekiyor. Açık renkli kıyafetler, eve gittiklerinde vücutlarını kontrol etmelerini, hayvanlarını ilaçlamalarını ve toplumda oluşan ‘kenenin zararsız bir hayvan olduğu’ düşünülmesinin önüne geçilmelidir. Koronavirüse karşı etkili olan sosyal mesafe kuralını, KKKA hastalığında da farklı yöntemlerle kenelere karşı uygulamalıyız" bilgilerini paylaştı.  

"DAHA ÇOK HAYVANLARDA VAR"

Hastalığın en çok görüldüğü yerlerin başında gelen Kelkit’te 30 yıldır çiftçilik yapan Ahmet Çelik (50), kenelerin daha çok hayvanlarda olduğu için tarımı etkilediğini söyleyerek, "Elimizden geldiği kadar tedbirlerimizi alıyoruz. Tarlaya girerken çoraplarımızı pantolonumuzun içine koyarak güvenliğimizi o şekilde alıyoruz. Bence tedbirler yeterli değil, çünkü tarım arazisinin olduğu bütün arazilerin ilaçlanması gerekiyor. İlçe tarımın tüm ilaçlamaları yapması gerekiyor. Kene korkusu nedeniyle çocuklarımızı tarlalarımıza getirmiyoruz. Sadece bizler geliyoruz. Kenenin en büyük düşmanı Keklik ve tavuktur. Bu hayvanlarda arazide az olduğu için ve olan hayvanlarda avlandığı için kene daha çok yayılıyor" diye konuştu.  (DHA)