Kanser efsanelerine inanmayın!

Kanser efsanelerine inanmayın!

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği, ‘Dünya Kanser Günü’ nedeniyle basın toplantısı düzenledi.

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği, ‘Dünya Kanser Günü’ nedeniyle basın toplantısı düzenledi.Dernek genel merkezinde düzenlenen toplantıda Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın, Dünya Kanser Kontrol Örgütü(UICC) Gelecek Dönem Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk ve Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kanser Dairesi Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin önemli değerlendirmelerde bulundu.Prof. Dr. Tezer Kutluk, UICC önderliğinde bu yılki Dünya Kanser Günü temasının "Efsanelere inanmayın" şeklinde belirlendiğini belirtti. Kutluk, bu efsanelerin "Kanseri konuşmak zorunda değiliz", “Kanserin belirti ve bulguları yoktur", "Kanserle ilgili yapabileceğim hiçbir şey yok", "Kanser tedavisine hakkım yok" şeklinde sıralandığını ve bu efsanelerin dünya genelinde ele alınacağını bildirdi. Kanserin erken teşhisinin önemine dikkati çeken Kutluk, "Kanser sinsi bir hastalık değildir aslında, belirti ve bulguları olan bir hastalıktır. Sinsi olduğuna inanırsanız ona kurban olursunuz. Kanser alınyazısı değildir" diye konuştu. Birleşmiş Milletler Uluslararası Kanser Ajansı(IARC)’nın yeni raporuna göre kanserin dünyada bir numaralı ölüm nedeni olduğunu ve önümüzdeki yıllarda bunun patlama düzeyinde olacağını ifade eden Kutluk şöyle devam etti: “Kanser her yıl 8.2 milyon bireyin ölümüne sebep olarak, tarihinde ilk kez diğer ölüm nedenlerini geçmiş ve tek başına bir numaralı ölüm nedeni haline gelmiştir. Son 4 yılda dünya genelinde kanser sıklığı % 11 artış göstermiş ve yıllık 14 milyon yeni vakaya ulaşmıştır. Bu sayı yaklaşık İstanbul’un nüfusuna eşittir. Önümüzdeki 20 yılda kanserin % 75 artışla her yıl için 25 milyon yeni vakaya ulaşacağı öngörülmektedir” diye belirtti.TÜTÜN, ALKOL, OBEZİTE, HAREKETSİZ YAŞAM KANSER RİSKİNİ ARTIRIYORKutluk, Dünyada her yıl 30-69 yas grubunda 4 milyon kişinin kanserden nedeniyle beklenmedik şekilde erken öldüğünü belirterek, 2025 yılı itibariyle bu erken ölümlerin 6 milyona çıkacağı düşünülürse, önlenebilir bu ölümlere karsı planlı, kararlı, uygulanabilir stratejiler ortaya konulmalıdır diye belirterek açıklamalarına şöyle devam etti:“2014 Dünya kanser raporu, kanser kontrolü ve hizmetlerinde ülkeler arasındaki farkın açıldığını göstermektedir. Kanserden ölenlerin sayısının fakir ülkelerde, tahmin edilenden daha yüksek rakamlara ulaştığı belirtilmektedir. 2025 yılında kanser ölümlerinin %80’inin düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde görüleceği tahmin edilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde enfeksiyonların önemli bir kanser nedeni olduğu bildirilmektedir. Örneğin insan papilloma virus(HPV), rahim kanserlerinin %75’inin sebebidir. Aynı zamanda bu ülkelerde yaşayanlar batı hayat tarzını benimseyerek artan oranda tütün kullanımı, alkol tüketimi, obezite ve fiziksel aktivite azlığı gibi bilinen kanser sebeplerinden kanser risklerini katlamaktadırlar. Bu açıdan, sağlık alanında alınacak acil tedbirler ve yatırımlar gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerine önemli katkılar sağlayacaktır. Orta ve düşük gelirli ülkelerin sağlık sistemleri ve ekonomileri kanser yüzünden zorlanmakta, hastalığın artması sonucunda kaynak ve alt yapı yetersizliği nedeni ile kanserle baş etmek giderek daha da zorlaşmaktadır. Dünya sağlık örgütü raporuna göre orta ve dar gelirli ülkelerin sadece % 50’si Ulusal Kanser Kontrol Planlarını yapmışlardır.”2014 DÜNYA KANSER GÜNÜ ANA TEMASI “EFSANELERE İNANMAYIN”Prof. Dr. Şuayib Yalçın ise Dünya kanser raporunun verileriyle paralel olarak Dünya Kanser Günü’nün 2014 yılı ana temasının, yanlış bilinenlerin ve gerçek dışı efsanelerin maskesini düşürmeye yönelik olarak “Efsanelere İnanmayın” olarak belirlendiğini söyleyerek şöyle devam etti: “Kanserle ilgili bazı önyargıların kırılması gerekiyor. Türkiye'nin kanser tedavisinde şanslı ülkelerden biri olduğunu, ülke çapında önemli faaliyetler yapıldığını söyleyebiliriz. Ancak, özellikle hasta yakınları hastalarının kanserle başa çıkamayacağını düşünüyor, kişiyle ilgili kararları hastanın kendisinin değil, hasta yakınlarının vermesi eğiliminin yüksek olduğunu görüyoruz. Bunların her yönüyle konuşulması gerekiyor. Genellikle birçok ünlünün hangi kanserden öldüğünü, hangi evrede olduğunu hiç bilmeyiz. Türkiye'de kanser ve ölüm o kadar çok yan yanana konmuştur ki sanki 'kanser' demek 'ölüm' demek gibi oluyor. Göreceksiniz ki kanser tanısı konulan hastaların çoğu ölmüyor artık. Artık bunu bilmek lazım" dedi. Yalçın ayrıca, kanserden korunmak için sigaradan uzak durmak, sağlıklı beslenme ve sporun yanı sıra kanser taramalarının zamanında yapılmasını önerdi.DÜNYA GENELİNDE EN FAZLA ÖLÜM AKCİĞER KANSERİNDENSağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kanser Dairesi Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin, 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle dünya ve Türkiye ile ilgili kanser verilerini açıkladı. Dünya genelinde 2012 yılında 14 milyon insana kanser teşhisi konulduğunu ve bunların 8 milyonunun hayatını kaybettiğini anlatan Gültekin, “Ülkemizde genel anlamda yıllık 165 bin vatandaş kanser teşhisi konulmaktadır. Ülkemizde ölümlerde ilk sırada kalp, ikinci sırada kanser gelmektedir. Türkiye’de kanserin ölüm oranı yaklaşık yüzde 20’dir. Yani ölen 5 kişiden 1’i kanserden hayatını kaybediyor. Her yıl 80 bin kişi kanserden dolayı hayatını kaybetmektedir” diye konuştu.Dünya genelinde, en çok ölüme neden olan kanser türünün akciğer kanseri olduğunu bildiren Gültekin, "Türkiye, Fransa, Kanada, AB ortalaması, İngiltere ve Japonya ile kıyasladığımız zaman ülkemizde kanser görülme sıklığı daha azdır. Üzücü nokta ise Türkiye'de önlenebilir kanserlerin ön planda olması. Burada tütüne ve obeziteye bağlı kanserler önemli bir yer tutuyor. Bu konuda yürüttüğümüz kontrol programlarına sıkı sıkı sarılmak lazım ve vatandaşlarda farkındalık yaratıp davranışsal değişiklikler oluşturmamız gerekiyor" diye konuştu. Türkiye'de en son yayımlanan istatistiklere göre, her yıl yaklaşık 165 bin kişinin kanser tanısı aldığını, kanser sıklığının erkeklerde yüzbinde 270, kadınlarda yüzbinde 173 olduğunu aktaran Gültekin, kadın erkek ortalamasının her yüzbin kişide 221 olarak gerçekleştiğini anlattı.Erkeklerde en sık yüzde 25'lik oran ile akciğer kanserinin, yüzde 11 oranında prostat kanserinin, yüzde 8 oranında mesane kanserinin, yüzde 7 oranında bağırsak kanserinin, yüzde 6,2 oranında mide kanserinin görüldüğünü ifade eden Gültekin, kadınlarda ise yüzde 24 oranında meme kanserinin, yüzde 8,5 oranında tiroid kanserinin, yüzde 7,9 oranında bağırsak kanserinin, yüzde 5 oranında rahim kanserinin, yüzde 5 oranında da akciğer kanserinin görüldüğünü belirtti.

Yorumlar | 0
üye profil