Kadıköy vahşetinde kan donduran sözler!

Kadıköy vahşetinde kan donduran sözler!
Yayınlanma Tarihi: 18.10.2019 20:24 | Değiştirme Tarihi: 18.10.2019 20:24

Amcası Rıfat Rıza Öztürk’ü öldürdükten sonra parçalara ayıran Fahrettin Öztürk yargılandığı davada yaptığı savunmada cinayeti nasıl işlediğini ve cesedi nasıl parçalara ayırdığını soğukkanlı bir şekilde anlattı. 

Öztürk’e ceset parçalarını çöp konteynırlarına atma konusunda yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu yargılanan Fatih Demir ve Turgut Kundakçı tahliye edildi. Öztürk’ün ailesi tahliyelere isyan etti.

Kadıköy’de 27 Şubat 2019 günü kağıt toplayıcıları bir çöp konteynırında iki kesik bacak buldu. Cesedin elleri, başı ve gövdesi de farklı yerlerde bulundu. Cesedin traktör parçaları ithalat ve ihracatı yapan Rıfat Rıza Öztürk(55) isimli kişiye ait olduğu belirlendi. Öztürk’ün birlikte çalıştığı yeğeni Fahrettin Öztürk ile onun üç arkadaşı Ferhat Yılmaz, Fatih Demir ve Turgut Kundakçı gözaltına alınarak tutuklandı. Fahrettin Öztürk’ün amcası Rıfat Rıza Öztürk’ü Başakşehir'deki birlikte çalıştıkları iş yerinde öldürüldükten sonra parçalara ayırdığı ve diğer kişilerle ceset parçalarını çöp konteynırlarına attıkları belirlendi. İddianamede Fahrettin Öztürk ve Ferhat Yılmaz hakkında “canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. 4 sanık hakkında “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istendi.

Haber ile ilgili metin girin!.

CİNAYETİ BÖYLE ANLATTI
Bakırköy 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Fahrettin Öztürk, olay günü amcası ile iş yerinde yalnız kaldığını ifade ederek şunları anlattı: “Şahsa(amcasına) ne zaman çıkacağımızı sordum. ‘İşlerim var halledeyim çıkarız’ dedi. Trafikte geç kaldığımızda sıkıntı oluyor. Bu sebeple kendisine bir süre sonra bilgisayar başında olduğunu görünce ‘ezan okundu namazını kıl çıkalım’ dedim. Tamam hallederiz diye cevap verdi. Ben üst kata çıktım şahıs hala oyalanıyordu bilgisayarda. 2-3 yıldır chat programları aracılığıyla başka kadınlar ile mesajlaşıyor. Ben ‘senin işin bu mu’ diye sordum. ‘Sana ne ağzını kapat bu konuda’ dedi. Ben üst kattan anahtarım ile telefonumu almaya gittim. Ayrıca silah çekmecedeydi. O herkes iş yerinden ayrıldıktan sonra çalışanların çekmecelerini, bilgisayarlarını kurcalıyordu. Ben de çekmeceye bakıp silahı görür diye yanıma aldım. Aşağıya indim kapıya yönelecekken ‘nereye gidiyorsun beklesene’ dedi. Ben de nelerle uğraşıyorsun diye sitem ettim. Bana ‘bunları kimseden duymayacağım, canını yakarım’ dedi. Despot tavırlarına alıştık artık. Olay günü bana vururum kırarım dedi. Ben de aldırış etmedim. Dışarıya yöneldiğim sırada satış yaptığımız demir parçalarından bir tanesi alıp üzerime yürüdü. Tepki vermedim. Dışarıya çıkacağım sırada hışımla üzerime doğru tekrar demirle geldi. Bu sırada ben silahı çıkardım. Kuru sıkı silah sanıyordum. Silahı çıkarınca maktul tuvalete doğru döndü anneme küfür etti. Kaçmaya devam etti. Bu arada bir ses duydum ve maktulün düştüğünü tahmin ettim. Ardından gittiğimde ayaktaydı ve bana doğru sırtı dönük duruyordu, ben silahı havaya doğru tutarak 2 el ateş ettim. Başına hedef almamıştım, herhalde eğildi. Bir an duraksadım. Kafasındaki izleri görünce ne yapacağımı şaşırdım. Silah sesi çınladığı için kendimi dışarıya atmak istedim, geriye döndüğümde yaptığımı anlamaya çalışıyordum. Nabzını kontrol ettim. Öldüğünü fark edince yanına çöktüm. O an konuşmak istedim. Araca bindim. 1-2 tur attım. Konuştuğumda tepki vermeyecek biri olarak Ferhat aklıma geldi. Aradım, yanıma gelir misin dedim, geliyorum dedi. Ne yapayım diye düşündüm. Artık olan olmuş maktulü oynatmaya çalıştım ancak vücudu ağır geldi. Korkuyla cesedi kaybetmek istedim. Parçalamanın daha kolay olacağı gibi bir düşünce aklıma geldi. Mutfaktan bıçağı alıp geldim. Önce dirseklerinden kollarını kestim. Sonra yaptığımdan pişman oldum, kollarını poşete koydum. Üstündekileri çıkarmaya çalıştım ancak çıkaramayınca bıçakla yırtarak çıkardım. Üst katta bulunan çekçekli bavul aklıma geldi. Cesedin geri kısmını oraya yerleştirmeyi düşündüm ama sığmadı. Dışarıda kalan kısım olarak bacaklarını diz kapaklarının arkasından başlayarak kestim. O anda bırakıp gitmek istedim, yapamadım. Ben böyle olsun istemedim. İş işten geçti diye bavula yöneldim. Bavula yine sığmadı. Kafasını keseceğim diye düşündüm. Daha sonra bacaklarını ayrı bir poşete koydum. Kafayı bir kutunun içine koyduğumu düşünüyorum. Daha sonra vücudunu bavula koydum. Bu sürede Ferhat geldi. Onu arabayla aldım. Ferhat ne oldu diye sordu ben de beni takip etmesini söyledim. Bu sırada ben cesedin başını henüz tamamen kesmemiştim yarım kesili vaziyetteydi. Bavulu daha sonra da cesedi gösterdim. İlk başta dondu kaldı. Ben bunu görünce kaldığım yerden devam etmeye başladım. Başını gövdeden ayırdım. Vücudu çekçekli bavula koydum. Elbiseleri, kimliği, anahtarı bir çuvala onu da başka bir poşete koydum. Ferhat’tan kapıyı açması istedim. Poşetleri araca koydum. Ferhat bu sırada hiçbir şeye yardımcı olmadı. Valizi kapattıktan sonra arabaya koydum. Yola çıktık. Ferhat bana sadece neden yaptığımı sordu. Bende ‘bana vurmaya çalıştı, kendimi korumak amacıyla yaptım’ dedim. Bavulu viyadükten aşağıya attım. Sonra dernek lokaline gittik. Ben poşetleri içeriye taşımaya başladım. Fatih ve Turgut’a içeriden birkaç çöp poşeti getirmelerini söyledim, poşetleri getirdiler ancak yardım etmediler. Bana bir şey sormadılar. Poşetlerin ağzını bantladım. Turgut bana yardım ederek, bir poşeti o arabaya koydu, iki poşeti de ben koydum. Yola çıktık. İlk poşeti Fatih konteynıra attı, ikinci poşeti de Turgut attı. Turgut bana ‘hayırdır neden atıyoruz’ dedi, bende ‘önemli bir şey değil, seni alakadar etmez’ dedim. Poşetleri attık, lokale döndük. Araçtaki kanı temizledim. Olayda keser kullandım. Diğer sanıkların olayla ilgili bir iştiraki söz konusu değildir.”

Haber ile ilgili metin girin!.

Mahkeme heyeti, maktule ilişkin detaylı otopsi raporunun beklenmesine ve tüm sanıkların olay günü ve öncesinde aralarındaki iletişime dair rapor aldırılmasına karar verdi.

Mahkeme, sanıklar Fatih Demir ve Turgut Kundakçı’nın tutuklu kaldıkları süre ve sabit ikametgah sahipleri oldukları gerekçesiyle tahliyelerine karar verdi.

Duruşma, eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

“TEKRAR CEZAEVİNE GİRMELERİNİ İSTİYORUM”
Rıfat Rıza Öztürk’ün eşi Meryem Öztürk duruşma çıkışı yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu kadar vahşi bir cinayete karışmış 2 kişinin tahliyesini kabul edemiyorum. Bu olabildiğine yanlış bir şey ve kesinlikle bu cinayet planlanarak işlendi. İstanbul’un her yerine dağıttılar eşimin parçalarını çöp gibi. Kamera kayıtları tamamen çıkmadan tahliye edilmelerini kabul edemiyorum. Ben tekrar cezaevine girmesini istiyorum bunların. Sanık olabildiğince soğukkanlıydı hiç pişman değildi. Dışarıya çıkarsa bunlar önüne gelen herkesi kesebilirler. Kızı Gamze Vasfiye Öztürk, ise “4 insan bir araya gelip para için adam öldürüyorlar ve bunun arkası bile araştırılmıyor. İnsan bedeninin maddi olarak manevi olarak hiçbir değeri yok.” dedi. (HÜRRİYET)

Haber ile ilgili metin girin!.