Nymphomaniac'ın yasaklanması ifade özgürlüğüne aykırıdır!

Nymphomaniac'ın yasaklanması ifade özgürlüğüne aykırıdır!

Lars von Trier'in son filminin ülkemizde gösteriminin yasaklanması üzerine filmin ithalatçısı ve dağıtımcısı konumundaki Umut Sanat ve Özen Film ortak basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Danimarkalı aykırı yönetmen Lars von Trier'in 2 bölümden oluşan son filmi İtiraf (Nymphomaniac) 'ın ülkemizde Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu tarafından yasaklanmasının yankıları sürüyor. Kamuoyuna, sansür mekanizmasının bir uzantısı olarak yansıyan kararın taraflarından olan Özen Film ve Umut Sanat bugün ortak bir basın açıklaması yaparak üst kurulun aldığı bu gösterim yasağına dair tepkilerini dile getirdiler.Toplantıyı Özen Film adına Mehmet Soyarslan açtı ve sanat/sinema eserlerine getirilen sansürün Türkiye'de yeni olmadığını, bundan 40-50 yıl önce de o dönemin filmleri için sansür mekanizmasıyla savaş verdiklerini hatırlattı. Günümüze gelindiğinde dağıtımcılığını üstlendikleri İtiraf filminin uğradığı yasaklamadan dolayı utanç duyduğunu belirten Soyarslan, içinde sinema ve sanat sevgisi olan herkesin de bu utancı paylaştığına inandığını dile getirdi.Sürece dair detaylara da kapsamlı olarak değinen Soyarslan, kurula gönderilen ve vizyona girecek olan kopyanın bizzat filmin yönetmeni von Trier tarafından, film sansürde kesintiye uğramasın diye mozaiklenen versiyonu olduğunu ve yasaklama kararının bu haliyle verildiğini ifade etti.

Haber ile ilgili metin girin!."Bu film bütün ülkelerde, hiç bir detay planı mozaiklenmeden 15 ila 18 yaş sınırı alarak gösterilmektedir." diyen Soyarslan filmin kurul tarafından herhangi bir sınıflandırılmaya sokulmadığını, tümden yasaklandığını ekledi. Filmin değerlendirilme mantığının da eksik olduğunu ekleyen Soyarslan, filmin genelinden konu başlıklarıyla örnekler vererek, kast edildiği gibi salt bir pornografinin algılanmamasını gerektiğini ekledi: "Estetik ve sanatsal değerinin yanı sıra, toplumun bilgi ve kültür zenginliğine bu derece etki yapacak ve seyirciyi düşünmeye, araştırmaya sevk edecek bu film ülkemiz insanına layık görülmemiştir."Umut Sanat ve Özen Film olarak var olan tüm yasal yollarını sonuna kadar kullanacaklarını belirterek sonuç alınamaması halinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne konuyu üzülerek taşıyacaklarını da ifade etti. Ayrıca bu yasaklamaların insanları yasal olmayan yollara bizzat ittiğini ifade eden Soyarslan, filmin vizyon tarihini mart ayı içerisinde belirlerken de kuruldan tamamen yasaklama kararının çıkacağına hiç ihtimal vermediklerini ekledi.Umut Sanat ve Özen Filmcilik adına hukuki süreci yürüten Avukat Sabit Halat ise Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu'nun bu filmi değerlendirirken usul ve esas yönünden hatalı davrandığını, alt kurulda inceleme, sınıflandırma ve tebliğ yapılmadan filmin direkt üst kurula sevk edildiğini, üst kurulun da danışman görüşü alınmadan, oldu-bittiye getirilmiş  bir karara imza attığını ifade etti. Hukuki süreci önce Kültür Bakanlığı nezdinde usul yönünden başlatacaklarını dile getiren Halat, ardından idari mahkemeye başvuracaklarını, Türkiye içinde yasal yolların tükenmesiyle konuyu mecburen yurt dışına taşıyacaklarını tekrar belirtti ve AİHM'ye göre haklılıklarını şu sözlerle özetledi:“Sanatsal özgürlüğün ve sanat yapıtlarının serbest dolaşımının yalnızca demokratik olmayan toplumlarda kısıtlandığı, Sanatsal yaratıcılık ve performans ile sanat yapıtlarının dağıtımının fikir ve kanaat alışverişine temel bir katkı, demokratik bir toplumun yaşamsal bir unsuru olduğu” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ifade özgürlüğü ile ilgili temel görüşlerinden birisidir.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 10 maddede belirtilen ifade özgürlüğünün içeriğini belirlerken  “ sadece olumlu karışlanan ya da kimseye saldırgan gelmeyen ya da insanların kayıtsız kalabildiği bilgi ve fikirler değil, saldırgan gelen, sarsıcı nitelik taşıyan ya da rahatsız eden fikirler de; demokratik toplumun vazgeçilmez özellikleri olan çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri bunlardır.” diyerek birçok kararında aykırı ve saldırgan gelebilen fikirlerin de ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve bunları ifade etmenin demokratik toplumun, hoşgörünün gereği olduğunu beyan etmektedir.”Halat konuşması sırasında Türkiye'nin, filmin ortak yapımcıları arasında yer alan Eurimages'ın resmi destekçilerinden biri olduğunu da sözlerine ekledi.Umut Sanat adına basın toplantısına katılan Nida Karabol Akdeniz ise sonuç olarak bir sanat eserinin yasaklandığı ve seyircilerin kendi özgür iradeleri ile seçim yapma hakkının engellendiğini dile getirdi: "Nemfomanyak süre gelen rejimin bir sonucu olarak yasaklanmıştır." dedi.Ülkemizde yurt dışından daha çok tartışma yaratan ve ticari dolaşımı yasaklanan İtiraf'ın (Nymphomaniac) 33. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde yeniden seyirciyle buluşması bekleniyor.Haber ve fotoğraflar: Duygu Kocabaylıoğlu
Yorumlar | 0
üye profil