İftara ne kadar kaldı? 25 Nisan Cumartesi İstanbul, Ankara, İzmir iftar vakti (Ramazan İmsakiyesi 2020)

İftara ne kadar kaldı? Onbir ayın sultanı Ramazan ayının 2. gününde vatandaşlar, akşam ezanı ile oruçlarını açmak için iftar saatini bekliyorlar. İftar hazırlıkları yapılırken Ankara iftar vakti ne zaman araştırılıyor. Peki 25 Nisan Cumartesi diyanete göre iftar saat kaçta yapılacak? İşte İstanbul, Ankara, İzmir ve tüm illerin iftar vakitleri ile diyanet Ramazan imsakiyesi 2020…

Yayınlanma Tarihi: 25.04.2020 17:33
Değiştirme Tarihi: 25.04.2020 17:33
İftara ne kadar kaldı? 25 Nisan Cumartesi İstanbul, Ankara, İzmir iftar vakti (Ramazan İmsakiyesi 2020)

On bir ayın sultanı ile birlikte 2020 Ramazan imsakiyesi, oruç tutan vatandaşlar için önemli bir hale geldi. Ramazan ayının ikinci orucunu açmak için vatandaşlar iftar vaktini beklemeye başladılar.  Bu yüzden “İftara ne kaldı?” merak edenler Diyanet Ramazan imsakiyesi 2020 araştırması yapıyor. 25 Nisan Cumartesi günü diyanete göre İstanbul, İzmir, Ankara ve tüm illerin iftar saati haberimizde.

RAMAZAN İMSAKİYESİ 2020

Diyanetin hazırladığı Ramazan imsakiyesi 2020 listesine haberimizdeki linkten ulaşabilirsiniz. Bağlantıya tıklayınca açılan sayfada il ve ilçe seçimi yaparak bulunduğunuz şehrinizin imsakiyesini görebilirsiniz.

Ramazan İmsakiyesi 2020

2020 RAMAZAN FİTRESİ NE KADAR?

Mübarek Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yardım etmek isteyen vatandaşlar Fitre ne kadar merak ediyor. Diyanet 2020 yılı fitre miktarını belirledi. Geçen yıl 23 lira olan fitre bu yıl 27 lira olarak belirlendi.

İFTAR DUASI

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) iftar vakti geldiğinde orucunu, “Allahümme leke sumtü ve ala rızkıke eftartü." şeklinde dua ederek açardı.

Bu duanını anlamı, (Ey Allah'ım, Senin rızan için oruç tuttum ve Senin rızkınla orucumu açıyorum.) ( Ebu Davud, Savm: 22) şeklindedir.

Diğer yandan iftar duası okuyarak orucunu açmak isteyenler şu duayı okuyabilirler:

"Allahümme leke sumtü ve bike amentü ve aleyke tevekkeltü, sübhaneke ve ala rızkıke eftartü veli savmel' ğadin min şehri ramazane nev eytü fağfir li ma kaddemtü vema ahhertü."

Anlamı: "Allah'ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla."

Bismillahirrahmanirrahim

Allah'ım. Senin rızan için oruç tuttum. Sana inandım. Sana sığındım. Senin rızkınla orucumu açtım. Hamd olsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete.

Ey bağışlaması bol Rabbim! Beni, ailemi, milletimi, devletimi ve inananları koru. Rahmetini yardımını esirgeme ülkemizden. Bizlere yaşama sevinci ver. Her türlü güçlüğe karşı dayanma gücü ver. Senin her şeye gücün yeter.

AMİN.


İFTAR NEDİR?

Dinî bir kavram olarak iftar, orucu açmak, oruçluya orucunu açtırmak, başlanmış orucu bozmak veya hiç oruç tutmamak anlamlarına gelmektedir. Genel olarak iftar oruca aykırı davranışta bulunma manasına gelmekle birlikte, yaygın olarak, oruçlu kimsenin vakti gelince usulüne uygun biçimde orucunu açması için kullanılmaktadır.

İslâm'ın beş esasından birisi olan oruç; imsak vaktinden iftar vaktine kadar yemek, içmek ve karı-koca ilişkilerinden uzak durmaktır. İftar vakti ise, "Sonra akşama kadar orucu tamamlayın." âyetinde de (Bakara, 2/187) belirtildiği gibi akşamdır. Herhangi meşru bir mazeret bulunmaksızın, iftar vaktinden önce orucun bozulması helâl değildir; bozan kişi günah işlemiş olur. Ancak hastalık, düşkünlük, ihtiyarlık, zorlama, yolculuk gibi durumlarda orucun bozulmasına izin verilmiştir.

Hz. Peygamber, iftar vakti girdikten sonra, oruçlunun iftarda acele etmesini ve oruçlarını hurma veya tatlı bir şeyle, ya da su ile açmalarını tavsiye etmiştir (Buhârî, Savm, 45; Müslim, Sıyam, 48; Ebû Dâvûd, Savm, 21). Oruç açılırken dua etmek sünnettir. Hz. Peygamber, iftar esnasında yapılan duaların kabul edileceğini müjdelemiş ve kendisi de, "Allâh'ım! Senin rızân için oruç tuttuk, Senin verdiğin rızıkla orucumuzu açtık, bizden kabul buyur; çünkü Sen her şeyi işiten ve bilensin" şeklinde dua etmişlerdir (İbn Mâce, Sıyâm, 48; Dârekutnî, II/185).

İftar konusunda Hz. Peygamber'in sünnetinden hareketle, İslâm toplumlarının kültürel birikim ve farklılıklarından kaynaklanan çeşitli âdet ve gelenekler oluşmuştur. Rasûlullah'ın "oruçluya iftar ettiren kimse, onun alacağı kadar sevap kazanır; oruçlunun sevabında da bir eksilme olmaz" hadisinden (İbn Mâce, Sıyâm, 45) hareketle, halkımız arasında iftar konusunda çok güzel gelenekler gelişmiştir.