İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Büyük İstanbul depremi için plan hazırladık

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Büyük İstanbul depremi için plan hazırladık
Yayınlanma Tarihi: 27.02.2020 11:38
Değiştirme Tarihi: 27.02.2020 20:32

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda son dakika açıklamalarda bulunuyor. Soylu, "Depremde yardımları STK'lerin, belediyelerin kendi başına dağıtmasına izin vermedik. Bu, bizim değil Türkiye Afet Müdahale Planı'nın kararı" dedi. Öte yandan Bakan Soylu olası büyük İstanbul depremi için de büyük İstanbul planı hazırladıklarını belirtti.

İçişleri Bakanı Soylu, başlattıkları ikna çalışmalarıyla bu yıl 48 teröristin örgütten ayrıldığını bildirdi. Bakan Soylu'nun açıklamalarından satır başları şöyle;

(Depremin ardından)

Hem Malatya hem Elazığ olsun, bu kadar hızlı hasar tespitinin yapıldığı başka bir ülke olmamıştır. Şu ana kadar Elazığ ve Malatya'da yaklaşık 150 bin kişiye sosyal rehabilitasyon uygulandı.

Elazığ ve Malatya'daki depremlerin ardından şu ana kadar 460 milyon lira harcadık. Vatandaşlarımızın yıkılan binaları, acil yıkılacak binaları, çok ağır hasarlı olarak tespit edilen binalarının paralarını, kanunun da önüne geçerek ödemeye başladık.

Yıkılan köylerde çelik yapılı evler inşa edilecek.

(Olası büyük İstanbul depremi)

Olası büyük İstanbul depremi için büyük İstanbul planı hazırlıyoruz.

Biliyorsunuz kentsel dönüşüm konusunda siyasallaştırdılar bunu. Ne olursunuz siyaset karıştırmayalım. Şu söylenebilir "Şurada şu eksiğiniz var" Ama bunun üzerinden kentsel dönüşümü rantsal dönüşüme dönüştürüyorsunuz dediğiniz andan itibaren siyaset de bakar acaba ben ne yapıyorum diye. Bu sefer çekingen adımlar atmaya başlar. Bunun maliyetini millet öder, bunun maliyetini çocuklar öder.

Birçok şehit cenazesiyle karşı karşıya kalıyoruz, hepimiz saf tutuyoruz. Depremlerde afetlerde tabutlar önümüzde. Ben geçen gün 9 tane tabutun önünde namaz kıldım. Ölüm hak buna inanıyoruz ama çocukların tabutuna tahammül edemiyorum. Hakikaten tahammül edemiyorum. Onun için çocuklarımızın geleceği için bunu bir meseleyle siyasallaştırmamız lazım. Ufacık bir tabut ya ve çocuk bu yani.

Yapılması gereken şu; bunu siyasallaştırmamız lazım. Elimizdeki güç neyse, parasal güç neyse imkanlarımız neyse bunu hep beraber yapmaya çalışıyoruz. Ne ben ne bakanlarımız, vallahi billahi bir tek siyasi kelam ortaya koymadık.