Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Hido’nun İkinci Prensesi

Hido’nun İkinci Prensesi

Türkiye’nin NBA’deki gururu Hidayet Türkoğlu, çok kısa bir süre önce ikinci kızı Lina’yı kucağına aldı.

03.05.2013 09:05

HİDO’NUN İKİNCİ PRENSESİ   Türkiye’nin NBA’deki gururu Hidayet Türkoğlu, çok kısa bir süre önce ikinci kızı Lina’yı kucağına aldı. Türkoğlu ailesi, bu süreçte yaşadıkları heyecanı ve doğum maceralarını ilk kez e-bebek’ten Bebek dergisine anlattı.    * İkinci kızınızı kucağınıza aldınız, neler hissediyorsunuz?    - Hidayet Türkoğlu: Çok mutluyuz... Böyle güzel bir duyguyu ikinci kez yaşadığımız için Allah’a şükrediyoruz. İki kızımız da Allah’ın bize bir lütfu... Onlara sahip olduğumuz için kendimizi şanslı hissediyoruz. Tarif edilemez bir mutluluk bu...    * Hamileliğiniz bilinçli miydi yoksa sürpriz mi oldu?    - Banu Türkoğlu: Kesinlikle bilinçli ve planlıydı. Ela’ya bir kardeş dünyaya getirmek, onların birlikte büyümelerini izlemek istedik. Tabii paylaşmayı, kardeşlik duygusunu yaşamalarını da...    * Banu Hanım, hamileliğiniz nasıl geçti? İlk aylarda bulantı, kusma gibi şikayetleriniz oldu mu?    - B.T: Çok güzel bir hamilelik geçirdim. İlk hamileliğimdeki kadar bulantı, kusma ya da aşerme durumlarını yaşamadım. Son aylarda bile ağırlaştığım söylenemezdi. Son üç güne kadar her şey harikaydı diyebilirim.    * Son üç günde ne oldu peki?    - B.T: Son üç günde ara ara gelen şiddetli sancılar yaşadım. O da doğal bir süreçti aslında.    ELA EVİMİZİN TEK PRENSESİYDİ   * Hamile olduğunuzu Ela’ya nasıl açıkladınız? Kardeş istiyor muydu, haberi nasıl karşıladı?    - H.T: Bizi de en çok tedirgin eden konuydu bu. Ela’ya kardeşi olacağını nasıl açıklayacağımızı çok düşündük, en doğru şekli bulmaya çalıştık. Ela da ailenin tüm ilk çocukları gibi el bebek gül bebek yetişti ve evin tek prensesi konumundaydı. Kardeş kavramını nasıl karşılayacağını kestiremiyorduk. Çok yakın bir arkadaşımın hamile oluşu bize yardımcı oldu. Onun karnını ve ultrason resimlerini gördükçe heveslendi. Biz de 12 haftalık riskli period bitiminde kendisine abla olacağını açıkladık. Ultrason kontrolüne giderken Ela’yı da yanımıza alıp bebeği gösterdik.    * Hamileliğiniz sırasında kaç kilo aldınız?    - B.T: 15... Ancak ilk hamileliğime nazaran daha fit bir durumda hamilelik sürecine başladığımdan, aldığım kiloyu gerçekten göstermedim. İkinci çocuk kararını verdiğimizde, spor ve düzenli beslenmenin de etkisiyle gayet formdaydım. Bu durumun avantajını yaşadım. Hamileliğim süresince de sağlıklı beslenmeyi sürdürdüm.    * İlk hamileliğinizde ne kadar aldınız ve sonrasında bu kiloları nasıl verdiniz?    - B.T: İlk hamileliğimde 15,5 kilo almıştım ancak görünüşüm çok farklıydı. Sonrasında kilo vermekte zorlandım. Eskiye dönmek zaman aldı. Yüzerek ve pilatesle eski formumu kazanabildim. İlk hamileliğimde formda olmamış olmam, muhtemelen görüntüme yansıdı ve çok daha kilolu göründüm.    * Hamileliğiniz sırasında nasıl beslendiniz, nelere dikkat ettiniz, spor yaptınız mı?    - B.T: Protein ağırlıklı beslendim. Adını diyet olarak telaffuz etmek istemedim yanlış örnek olmamak adına. Ancak karbonhidratı kestim, sebze ve meyveden kombine karbonhidratı aldım. Asitli içecekten uzak durmaya çalıştım, kahveden vazgeçemedim ancak kafeinsizi tercih ettim. Beynimi aşermemeye programladım adeta. Canım hiçbir şey çekmedi. Ela’nın hamileliğindeki fast food krizleri olmadı. Galiba insan kendini şartlayıp, gerekli komutları kendisine verince bu durumu çok daha rahat aşabiliyor.    MUHTEŞEM OLAYI KAÇIRMAMAK İÇİN İKİ DOĞUMA DA GİRDİM   * Doğum nasıl geçti?    - B.T: Ela’da olduğu gibi epidural sezaryendi doğumum. Benim açımdan gayet kolaydı. Epidural sayesinde ayık olup hiçbir şey hissetmiyordum ancak doktorlarım için o kadar kolay olmadı. Lina’yı hep çok aşağıda taşıdım hamileliğim boyunca. Sezaryen olmasına rağmen vakum kullanarak Lina’yı çıkarabildiler. Ancak yine de çok sağlıklı olması, bütün acılara ve bütün sancılara değen bir mutluluktu.    * Hidayet Bey, doğuma girdiniz mi?    - H.T: Evet hem ilk hem de ikinci bebeğimizin doğumuna girdim. Böyle muhteşem bir olayı kaçırmak istemedim. Çok heyecanlı bir durum... Bir mucizeye tanıklık ediyorsunuz.    * Doğuma giren bir baba olarak o anları nasıl ifade edersiniz? Genelde erkekler doğuma girmekten kaçarlar, onları ikna etmek için neler söyleyebilirsiniz?    - H.T: Sezaryen doğum olduğu için, hem eşime destek olmak hem de o ana tanıklık etmek istedim. Doğum anını kelimelerle ifade etmek mümkün değil, müthiş bir şey, Allah’a binlerce kere şükrediyorsunuz. Normal doğum konusunda bir şey diyemem ama eşi sezaryenle doğum yapacak tüm erkeklere kesinlikle tavsiye ederim. Hem eşlerine destek olmak, hem de böyle bir anı kaçırmamak adına... İnanılmaz bir hayat tecrübesi... Tabii ki doğuran annenin duyguları kadar şiddetli bir duygu yoğunluğu olmuyor ama sizden bir parçanın bu dünyaya gelişini gördüğünüz o anın mutluluğu, heyecanı dünyalara değer.    ANNELİĞİ EŞİMLE OLAN İLİŞKİMİN ÖNÜNE ÇEKMEDİM   * Lina ismine nasıl karar verdiniz, özel bir anlamı var mı?    - B.T: Lina ismine İslami din bilgisine çok güvendiğim bir arkadaşımın önerisiyle karar verdik. Zeynep ismini de Hido koydu. Lina pek çok dilde var olan, anlamlarının her dilde çok güzel olduğu bir isim. Kuranda “Hasr” suresinde geçiyor. Arapça’da sevecen, şefkatli, yumuşak huylu anlamına geliyor. İsimlerin insanların hayatları boyunca önemli etkilerinin olduğunu düşünüyoruz. Özellikle son dönemlerde kullanılan modern isimler yerine anlamı güçlü olan ve kızımıza yakışacağını düşündüğümüz Lina Zeynep ismini koyduk.    * Banu Hanım, anne olduktan sonra hayatınızda neler değişti?    - B.T: Pek çok şey... Öncelikle hayata bakış açım değişti; daha anlayışlı, daha sabırlı, daha sorumluluk sahibi oldum. Artık benden çok şey bekleyen iki kızım olduğunu bilmek bile hayata farklı bakmamı sağlamaya yetti. Ancak hayatımın odak noktasını değiştirmedim, kızlarımı odak noktama ekledim. Eşimle olan ilişkimin önüne anneliği yerleştirmeye çalışmadım. Hayatla bağlantımı koparıp kendimi tamamen anne olmaya adamadım. Öylesi doğru olmazdı diye düşünüyorum. Pek çok kişi bu şekilde yaşamaya başlayıp hem kendi ruh sağlığını hem de aile hayatını tehlikeye atıyor. Kızlarım için tabii ki yapmayacağım şey yok ama dengeyi iyi kurmak gerek. Dengeyi iyi kurabiliyorsanız, anne olduktan sonra hayatınızdaki değişiklikler zorluk değil keyif olmaya başlıyor.    * Hidayet Bey, baba olmak sizin hayatınızda neleri değiştirdi?    - H.T: Hayatın gerçek anlamını kavradım. Eşim ve çocuklarım benim için en önemli varlıklar haline geldi. Baba olmak çok güzel bir duygu... Ela evimizin neşesi, bizim en büyük mutluluklarımızdandı. Şimdi yeni üyemizle iyice perçinlendi bu mutluluk.      10. EVLİLİK YILDÖNÜMÜMÜZ İÇİN PARTİ PLANLIYORUZ   * Bir röportajınızda iki üç çocuk yapıp geniş bir aile olmak istediğinizden bahsetmişsiniz. Üçüncü çocuk ne zaman olacak, hâlâ böyle planlarınız var mı?    - H.T: Şu anda düşünmüyoruz ama zaman neyi gösterir bilemeyiz. Çok kesin ve büyük konuşmak yanlış. Bakalım zaman ne gösterecek...    * Düğününüz çok kalabalık olduğu için o özel günden pek bir şey anlamamışsınız. 10. yılınıza özel bir kutlama yapmayı planlıyor musunuz?    - H.T: Evet, kısmet olursa böyle bir planımız var. Düğünümüz bizim için çok özeldi tabii. Ama tüm dostlarımızın yanımızda olup bu güzel güne şahitlik etmesini isteyince, 1600 kişilik bir düğün çıktı ortaya... 10. yılımızda daha küçük bir grupla parti vermek istiyoruz.    KIZLARIMIZ BİZİM BİRLİKTELİĞİMİZİN ÇİÇEKLERİ GİBİ   * Çocuk sahibi olmak evliliğinizi nasıl etkiledi?    - H.T: Uzun yıllardır birlikte olan mutlu bir çiftiz. Kızlarımızı birlikteliğimizin çiçekleri olarak düşünüyoruz. Hayatımıza renk kattıkları, bizi daha da mutlu ettikleri kesin. Çocuk evin neşesidir derler ya hani, gerçekten öyle. Kendinizi iyi hissetmediğiniz anda bile çocuklarınızın küçük bir hareketi ya da bir mimiği dünyalara bedel olabiliyor. Sizi gülümsetiyor, mutlu ediyor.   
Yorumlar | 0
üye profil