Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Her Şey Zihinde Biter

Her Şey Zihinde Biter

Beklenmedik bir anda, alaturka albümüyle çıkageldi Sertab Erener. Bugün kendini çocukluğundan bildiği bu şarkılarla ifade etmeyi seçiyor

14.05.2012 11:11

“ZiHNiMiN GENÇ KALMASINI BEDENiMDEN DAHA ÇOK ÖNEMSiYORUM”   Bir pop şarkıcısı için alaturka söylemek sınıf atlamak, çıtayı yükseltmek, rüştünü ispat etmek demek midir?   Hiç öyle bir şey gelmedi aklıma. “Zamanı geldi, şimdi de bunu yapayım” gibi bir şey düşünmedim. Hüseyin Çağlayan’ın Londra’da sergilenen bir enstalasyonu için ‘Üzgünüm Leyla’yı söylemiştim. Kaydı aileme, eşe dosta dinlettiğim zaman herkes çok beğendiğini ve benim böyle bir şey yapmam gerektiğini söyledi. Bir süre kendi içimde muhakeme yaptım. Kendimi bu şarkıları söylerken hayal ettim, sahnesini düşündüm. Düşününce fark ettim ki ben aslında klasik sanat müziği eserleriyle büyümüşüm.   “Biz Demir’le ego sorununu aştık”   Demir Demirkan’la uzun yıllardır birliktesiniz. Müzisyen, şarkıcı ve benzerleri... Yani egonun çok yüksek olduğu işler yapanlar, uzun süre sevgili kalabilir mi? Çatışmaz mı egolar eninde  sonunda?    Biz ikimiz de sahip olduğumuz egoların büyüklüğünün farkındayız. Bu işi yapan herkes gibi bizim de egolarımıza ihtiyacımız var. Sahnede bizi büyüten şey bu çünkü. Biz Demir’le bunu aştığımızı düşünüyoruz. Bunu mutlulukla söylüyorum. İki insanın bir arada yaşamasının ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Ama biz bunun tersine bir süreç geliştirdik birlikte. Birlikte yaşarken ikimiz de çok değiştik. Şu an öyle bir çatışmamız yok.   Zihnin genç kalması önemli   Gençliğin, genç olmanın geçer akçe olduğu bir zaman  diliminden geçiyoruz. Bu anlamda yaş alıyor olmak  korkutuyor mu sizi?   Galiba bu kaygı herkeste var. Aynada sürekli gördüğün bir yüzün değişimini fark etmeyebiliyorsun ama bir 15-20 yıl sonra eski fotoğraflarına baktığında aradaki dramatik farkı görüyorsun. Yaşadığımız dünyada özellikle Hollywood’un beslediği algı, kadının yaşlandıkça işe yaramaz hale geldiği, erkeğinse kıymetlendiği yönünde. Bu çok   acımasız bir şey.   Peki ne yapmak lazım? Ajda Pekkan gibi hem gençleri yakalamak hem de genç   görünmek bir çözüm olabilir mi mesela?   Ajda Pekkan’a çok saygı duyuyorum, hatta hayranıyım. Onun yolculuğu kolay bir yolculuk değil. Ama ben galiba biraz daha sakin kalacağım. Zihnimin genç kalmasını bedenimin genç kalmasından daha fazla önemsiyorum çünkü. Zihnin gençliği  aslında bedeni de etkiliyor.  Seni esnek kılıyor.    Gerçek hayatta da bu kadar mesafeli misiniz?   Bana mesafeli olduğum ilk söylendiğinde çok şaşırdım çünkü öyle olduğumu hiç düşünmüyordum. Ben her yerde aynıyım zannediyordum. Bu belki biraz medya duruşum olabilir. Yaptığım işleri seviyorum ama kendimi anlatmayı çok sevmiyorum. Röportaj yapanın, editörün ve yazıyı okuyanların algısında kendimi doğru ifade edememiş olmanın rahatsızlığını duyuyorum. Galiba bu da böyle bir mesafe yaratıyor. Yoksa ben aslında galiba komik biriyim.   “Düzen takıntım var”   Hangi aşk daha gerçek? Bu alaturka   şarkılardaki bir uzaktan görmeyle yaşanan   ağır dramatik aşklar mı yoksa bugünün şarkılarında anlatılan, daha hızlı, daha ortada, daha aleni aşklar mı?    Artık kimsenin birbirini anlamak için gerekli sabrı bile yok. Artık o eski aşklar çok nostaljik, hatta bazen karikatür haline gelmiş öyküler. Ama ben onları seviyorum galiba.   Sertab, aşık olduğunda hangisi olur?  ‘Rengarenk’teki gözü kara kadın mı yoksa ‘Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine’ diye iç çeken   hassas kadın mı?   Daha çok aşkını savunan, sahiplenen, savaşçı bir ruh var benim içimde. O yüzden ‘Rengarenk’deki kadına daha yakınım açıkçası.   Ben Sertab’ı kocasına yemek pişiren,   çamaşır yıkayan bir kadın olarak düşünemiyorum. Yani domestik tarafı hiç yokmuş gibi geliyor. Ya da bize mi öyle  görünüyorsunuz?    Yok yok ben öyle bir ev temizlerim ki şaşarsınız. Çok titizim. Bize eve haftada bir kadın gelir. Temizliği, yemeği ben yaparım. Zaten Demir de ben de hizmet   almayı sevmiyoruz. Herhangi bir seyahate   gittiğimde otel odasını temizleyerek filan   çıkarım. Düzen takıntım var.   Röportaj: Yavuz Hakan Tok  
Yorumlar | 0
üye profil