Hayatını kaybeden milli tekvandocu Gamze Özdemir'in ailesi konuştu!

Milli tekvandocu Gamze Özdemir, 'kelebek hastalığı'na yakalanarak hayatını kaybetmişti. Gamze'nin acılı ailesi konuştu: "Kanserden de kötü bir hastalıkmış." 

Yayınlanma Tarihi: 15.12.2020 12:20
Değiştirme Tarihi: 15.12.2020 12:20
Hayatını kaybeden milli tekvandocu Gamze Özdemir'in ailesi konuştu!

21 yaşındaki milli tekvandocu Gamze özdemir, yakalandığı kelebek hastalığı nedeniyle 8 Aralık’ta yaşamını yitirmişti. Kızlarının ölümüyle acılı günler yaşayan Güllü ve Haydar Özdemir çiftinden anne Güllü, kızını 15 Kasım'da yüksek ateş ve bel ağrısı şikayetiyle hastaneye götürdüklerini, bir süre fizik tedavi gördüğünü söyledi. Ateşinin düşmemesi nedeniyle kan değerlerine bakılmasının ardından kızına kelebek hastalığı teşhisi konulduğunu söyleyen Özdemir, "Lupus çıkınca sevindik, durdurulabilen bir hastalık diye. Ama sistemik diye geçiyormuş, çocuğun organlarını perişan etti. Son 1-2 gün daha perişan etti. Spor hocalarının hepsi bilir. Senede bir gün kalp için gidip rapor alıyorduk, hiçbir sıkıntısı yoktu her şeyi sağlamdı çocuğun. Hastalığı öğrenmemiz ve çocuğun yaşamı 25 günde bitti" dedi.

"EŞYALARINI KULÜPLERE VERECEĞİM"

Kızının Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliğini bitirdiğini, diplomasını bile alamadığını söyleyen anne Özdemir, "Eşyalarını kabul ederlerse spor kulüplerine vereceğim. Orada ihtiyacı olanlar kullansın. Çünkü daha hiç giymedikleri var. Diplomaları var her şeyi var; ama kızım yok. Son saniyesine kadar aklı başındaydı. Bu ayın 21’i doğum günüydü, doğum günü için eve gelmeyi planlıyorduk. '1 haftaya kadar çıkacağım' demiş hocalarına. Hiçbir şey planlandığı gibi olmadı. Aç karnına antrenmanlara çıkardı, taş gibiydi. Hep 'ben gayet sağlıklıyım, bu hastalığı yenerim, motivem yüksek' dedi. 20 yıla birçok şeyi sığdırdı; ama 20 günde de gitti" açıklamasını yaptı. 

"GECE GÜNDÜZ SPOR YAPARDI"

Baba Haydar Özdemir ise kızının amacının daima başarılı bir öğrenci olmak olduğunu belirterek, "Üniversiteyi bitirdi, ikinci bir üniversiteye başlamıştı. 'Baba ben okuyacağım, devletimin bayrağını göklere çıkaracağım, tekvandoda dünya birincisi olacağım' derdi. 'Lupus' dediklerinde kanser olmadığı için sevindik. Lupusun ne olduğunu bilmiyorduk. Ama lupus kanserden de kötü bir hastalıkmış. Çaresi olmayan bir hastalıkmış. 55 yaşındayım böyle bir hastalık hiç duymadım. Sporu çok seviyordu. Kick-boksa başladı sonra tekvandoya geçti, dereceler aldı. Spor salonu açıp kendisi gibi sporcular yetiştirmek, devletine milletine kaliteli sporcu yetiştirmek istiyordu. Sana söz veriyorum, ‘benim hedefim dünya şampiyonu olmak' derdi. Gece gündüz spor yapardı. Hayatının yüzde 80’ini spora adamıştı. Hiç yorulmak nedir bilmiyordu" şeklinde konuştu.