8 metrekarelik yer 28 yıldır ekmek teknesi

8 metrekarelik yer 28 yıldır ekmek teknesi
Yayınlanma Tarihi: 12.12.2014 12:09 | Değiştirme Tarihi: 12.12.2014 12:09

Bilecik’te Halil Kösemen adlı vatandaş, 8 metrekarelik çalışma yerinde 28 yıldır oymacılık ve çeşitli tahta işlemeciliği mesleğini icra ediyor.

Bilecik’te Halil Kösemen adlı vatandaş, 8 metrekarelik çalışma yerinde 28 yıldır oymacılık ve çeşitli tahta işlemeciliği mesleğini icra ediyor.Yaptığı meslek hakkında bilgi veren Halil Kösemen, 74 yaşında olduğunu ve 1986 yılından bu yana evinin altındaki 8 metrekare odunluk tabir edilen odayı kendine çalışma yer olarak hazırladığı söyledi. Emekli bir öğretmen olduğunu belirten Kösemen, “1986’da emekli oldum ve bu yoldan beri hiç boş durmadım, hep çalıştım. Sabahlar yaklaşık 4-5 kilometre yürüyüş yaparım ve öğleden sonra da buraya geliyorum ve küçük işler yapıyorum. Daha önce 1986- 1996 arası ilk 10 yıl çok değerli işler yaptım. Sehpalar, telefonluklar, oyma kutular değişik değişik şeyler ama şuan da o işleri ben yapsam dahi maalesef alıcı yok. Çünkü maliyeti yüksek oluyor. Kıl testeresiyle birer birer örümcek ağı gibi oymaya gözlerde artık dayanmıyor. Tabi şuan da yine de ben bir takım şeyler yapmaya çalışıyorum” dedi.

Braya gelmezsem hasta olurumÇalıştığı 8 metrekarelik alana gelmediği zaman hasta olacağı ifade eden Kösemen, “Benim tek ilacım dükkanım. Burası benim hobim, olmazsa olmazımdır. Ben buraya her gün gelirim ama bazen ihmal ettiğim günler oluyor. İlk yaptığım zamanlar da şuan da aldığım maaşa yakın da bir gelirim vardı. Ama gençtim çok üretebiliyorum o zamanlar ve çok kıymetli şeyler üretebiliyordum. Düşünebiliyor musunuz; bir bayanın altın küpesi, oyma küpeleri, oyma ağaçları ve kıl testeresiyle oyuyordum. İşi yaptığım ilk 10 yıl iki çocuğumu da okuttum üniversitede. Şimdiki gelir şu; bizim şuan da yaktığımız elektriğin parasını çıkarıyorum. Gözlerim gördüğü sürece, ayaklarım yürüdüğü sürece bu işe ölünceye kadar devam edeceğim. Genelde benim çalışmalarımı devam ettirecek birisini ben göremiyorum. Hepsi maymun iştahlılar, onlar bir şey yapıyorlar birkaç tane yapıp bırakıyorlar. Benim öyle değil ki, ben bir işe başladığım zaman o işten yüzlerce yaparım. Başladığım bir işi bitirmem işine göre değişiyor” dedi.Gençliğinde yaptığı bir sehpayı düşündüğü belirten Kösemen, “500 delikli ve altıgen bir sehpa yaptığımda ayda iki tane sehpa satıyordum. O zaman çok iyi paraydı, 50 liraya satıyordum. O sehpayı ben gençliğimde 4 günde bitiriyordum. Kesimi, montajı, boyası, cilası 4. gün bitiyordu. En ağır işimde o işlerdi. Ayrıca tavan panoları yaptım, oyma panolar yaptım. Onlar daha ağırdı öyle bir günde iki günde bitmiyordu. Şuan yaptığım basit işler, anahtarlıklar. Kesiyorum yığınla onların bir zamanı süresi yok. Zımparalarını yapıyorum, el işçiliklerini yapıyorum. Bunlar benim emeğimi kurutmuyor. Bu meslekte zorluk; maske takmazsan, tozları yersin. Açık havada vernik yapmazsan, ciğerleriniz, böbrekleriniz hasar görür. Şuanda basit işler yaptığım için zorlanmıyorum. Gençlik yıllarında daha hızlı çalışabiliyor insan. Şuan bana sehpa yap derseniz yok derim. Yok dememin de nedeni şu; fabrikalar kontrplak üretmiyor. Benim genelde oymalarım kıl testere ve kontrplaktır. Üretmedikleri için de ben şuan sehpa yapamam. Ayrıca boş zamanlarımın dışında saz çalarım, ruhumun gıdasını alırım. Benim ruhumun gıdası sazdır” dedi.(İHA)