Göksel'den Demet Akalın'a Yanıt

Göksel'den Demet Akalın'a Yanıt

1,5 yıl önce çıkardığı “Bende Bi’ Aşk Var” adlı albümüyle ödüller almaya devam eden, son olarak Türkiye Müzik Ödülleri’nde ‘en iyi kadın şarkıcı’ ödülünü kazanan Göksel'den çarpıcı açıklamalar...

1,5 yıl önce çıkardığı “Bende Bi’ Aşk Var” adlı albümüyle ödüller almaya devam eden, son olarak Türkiye Müzik Ödülleri’nde ‘en iyi kadın şarkıcı’ ödülünü kazanan Göksel’le bu başarısını piknik yaparak kutladık. Baharın ilk güneşiyle birlikte kendimizi papatyaların arasına attık, piknik sepetimizden şampanyamızı çıkardık ve kadehlerimizi Göksel’in başarısına kaldırdık.   * En son ne zaman pikniğe gittin?   - Uzun zaman oldu... Yok yok, iki sene önce Boğaziçi Üniversitesi’nin bahçesinde yapmıştım arkadaşlarımla.    * Senin için şampanya bile getirdim, ödülünü kutlayacağız...   - Valla yok yok bu piknikte. Çilekten, karaduta kadar her şey var.    * Aslında dün buluşacaktık ama senin klip çekimin vardı. Albümde kaç şarkıya klip çektin?   - Bu dördüncü oldu. “Aşkın Yalanmış”a çektik bu kez. 30 saat kesintisiz çalıştığımız için çok yorucu oldu. Bora Tarhan yönetti.    * Albüm çıkalı 1,5 yıl oldu, hâlâ klip çekiyorsun, ödül alıyorsun. Oysa biz pop müzikte her şeyin çabuk tükendiğini sanıyorduk...   - Evet, ben de şaşırıyorum. Bu kadar uzun zamana yayılacağını tahmin etmiyordum albümün.   * Geçen sene Altın Kelebek’i aldın aynı albümle, bu yıl Türkiye Müzik Ödülü’nü...   - Çok pop müzik tarzında bir albüm olmadı. Belki de o yüzden 1,5 yıldır dinleniyor. Albüme başlarken Ozan’a (Çolakoğlu) “Satsın satmasın, ben bu saatten sonra sadece sevdiğim şeyi yapmak istiyorum” dedim.* Eskiden sevdiğin şeyi yapmıyor muydun?   - Yine sevdiğim şeyi yapıyordum ama bu sefer daha çok özgür bıraktım kendimi. Her şey gibi müzik de GDO’lu artık. Bu albüm ise organik. Herkes saf ve gerçek müziği özlemiş, o yüzden albümü bu kadar çok sevdiler.    * Bu, seni bir sonraki albüm için korkutmuyor mu? Ya bir sonraki albümün etkisi bu kadar uzun sürmezse?   - Ben her zaman ürküyorum, her zaman endişeliyim ama bu albüme başlarken daha da çok ürkmüştüm, çünkü dört yıldır kendi şarkılarımdan albüm çıkarmamıştım ve aranjör değişikliği vardı. Çok ciddi bir değişiklik bu, yani müzik eşim değişmiş oldu.   * Sen eşinden ve aranjöründen aynı anda boşandın...   - Evet, eski aranjörüm Alper Erinç’ti, aynı zamanda da eski eşim. Birlikte dört albüm yaptık. Onlar da döneminde çok başarılı albümlerdi. Özellikle “Körebe”... “Depresyon” şarkısının olduğu albüm. Ama bu albüm belki benim olgunlaşmamla ilgili, hayatın içinde de kendimi daha iyi hissediyorum ve daha iyi ifade ediyorum.   * Kaç yıl oldu müzik sektörüne gireli?   - 22 yıl oldu, inanamıyorum.   * 22 yıl önceki genç kadın şarkıcı Göksel’i mi, bugünkü olgun kadın şarkıcı Göksel’i mi daha çok seviyorsun?   - Arada bir dönemim vardı, o dönemi o kadar çok sevmiyorum ama başladığım noktayla şu anki halimi duygusal olarak çok yakın buluyorum. Müzikten ve hayattan keyif alıyorum. 22 yıl önce de böyleydi...    * Arada keyif almadığın dönem hangisiydi?   - Keyif almadığım demeyelim de, kafamın karıştığı bir dönem oldu. Çünkü şarkı söylemek hayatta kendimi ifade etme şeklimdi ve zaman içinde şarkı söylemenin bir iş olduğunu keşfettiğim zaman kafam karıştı. Biraz kendimden uzaklaştığımı hissettiğim dönemler oldu.   40 YAŞINDAYIM, ŞİMDİ DAHA GÜZEL GÖZÜKÜYORUM   * Kariyerinde bu dönemde her şeyin örtüştüğünü düşünüyor musun? Albüm, şarkılar, yaşam tarzı olarak...   - Evet, kendime ruhsal ve fiziksel olarak iyi baktım. İnsan kendine iyi bakarsa yaşlanmak çok güzel bir şey aslında. Onun tadını çıkarıyorum, çok hoşuma gidiyor. 40 yaşındayım ve bence 20 yaşında gözüktüğümden daha güzel gözüküyorum. Ki hiç estetiğim yok. Hayattan korkmuyorum, kendimi daha iyi ifade ediyorum.    * Evlenmek dezavantaj mı söz yazan yaratıcı bir müzisyen için?   - Uzun süreli bir birliktelik, yaratım sürecini biraz engelliyor. Çünkü aşk bitiyor, sevgi kalıyor. Aşk çok yoğun bir duygu veriyor ve yükseltiyor insanı. O yükseldiğiniz dönemde yaratıcılığınızın sınırı yok. Ve benim de şarkıları yazarken en çok beslendiğim şey aşk açıkçası. Meslektaşım olan birçok insanın da aynı şekilde... Uzun süreli ilişkide, o monotonluğun içinde bir yerde tıkanıp kalabiliyorsunuz. Ben evli olduğum dönemde daha çok aşk acısı çeken arkadaşlarımı dinleyip onların hikâyesini yazıyordum.   * Peki şimdi yaratıcı olduğun bir dönemde misin? Aşk açısından soruyorum...   - Yok diyeceğim ama inanmayacaksın.   * İnanmıyorum...   - Gerçekten yok. Hayatımda biri de yok. Çok yoğunum. Ama bahar geldi. İçimden sürekli, “Ben her bahar aşık olurum”u söylüyorum.   * Her an her şey olabilir yani...   - Bahar geldi, olmaz olmaz deme...   * Ne zaman yeni bir albüm çıkaracaksın? Var mı hazırladığın şarkılar?   - Şarkılar var, dönem dönem yazdığım. Ben öyle yapıyorum, hepsini bir arada yazdığımda kafam karışıyor. “Albüm yapmam lazım, şarkı yazmalıyım”dan daha çok, zaman içinde yaşadıklarım, hissettiklerimle alakalı olarak yazıyorum.    * Var mı yakaladığın bir hit parça peki?    - Bilmiyorum ki... Ben “Yalnız Kuş”un hit olacağını da aklımın ucundan bile geçmiyordum. Çünkü albümde 9’uncu şarkı. Ben çok sevdim ama genelin çok kolay algılayabileceği bir şarkı değil diye düşünüyordum, tutunca çok şaşırdım ve aynı zamanda çok mutlu oldum. Planlayarak hit yazmak da kolay aslında ama o dönemsel bir şey oluyor.   * ‘Eller havaya’ hareketli hit yazmanın formülü olabilir, peki duygusal hit yazmanın kodu var mıdır sence?   - Olabilir. Öyle olduğunu hissettiğim şarkılar oluyor dinlediğimde. Ama bence albümümün gerçek başarısının sebebi, şarkıları gerçekten hissettiğim ve yaşadığım için yazmam. Hayatımla çok örtüşüyor albümdeki her bir şarkı. Sonuçta birbirimize çok benziyoruz. Özellikle bu albüm aşkla ve ilişkiyle bir problemimin olduğunu anlatıyor. Ayrılıkları, kendimi yenileme dönemimi, acıları anlatıyorum ve bir sürü insan aynı şeyleri hissettiği için albümü bu kadar sevdi. Hit yazacağım diye planlamış olsaydım, bu kadar içten, kalpten yakalayamazdım. Ya da etkisi kısa süreli olurdu.   DEMET’İN AÇIKLAMALARI ABARTILDI DİYE DÜŞÜNDÜM   * Aldığın ‘en iyi kadın şarkıcı’ ödülünü hak ettiğini düşünüyor musun?   - Düşünüyorum.   * Ben de düşünüyorum ama Demet Akalın bizimle aynı fikirde değil...   - O kendi görüşü ama ne boyutta söyledi, onu bilmiyorum. Çünkü izlemedim. Belki magazinsel olarak biraz abartılmıştır diye düşündüm açıkçası.   * Yok canım, bir-iki defa farklı yerlerde söyledi, “Göksel hak etmedi, benim almam lazımdı” dedi.   - Görüyorsun şu anda yüzümü, utanıyorum. Bu tip şeyler beni biraz utandırır hiç alışkın olmadığım için. Bir an kendimi magazin dünyasındaki kapışmalarda hissettim ve korktum. Çünkü normal hayatta bile büyük bir şey olmadıkça kimseyle atışıp tartışan biri değilim. Bir de meslektaşlarla böyle bir polemiğin içine girmem olacak şey değil.    * Hiç kavga etmez misin?    - Soyadım Demirpençe... Benim gerçekten de çok ciddi pençelerim var ama her şeyi sakince halletmeyi tercih ediyorum.   * Şarkılarında hep bir depresif hâl var, peki normal hayatta da böyle misin?   - Çok duygu dalgalanmaları yaşayan biriyim. Her şeyi çok yoğun hissettiğim için hakikaten depresif de oluyorum, birden çok neşeli de olabiliyorum. Bana şarkı yazdıran şey gerçekten bu oluyor. Depresif zamanlarda daha çok yazıyorum, bu benim rahatlama yöntemim olabilir. Sevilen, hit olan şarkılarımın çoğu hüzünlü olanlar. Şarkılarımın çoğu da öyle zaten. İnsanlar şarkılarımın hüzünlü olduğunu ama bir şekilde iç karartmadığını söylüyor. Sesimin rengiyle de alakalı bu biraz. “Sizin sesiniz bana huzur veriyor” diyen çok. Bu çok hoşuma gidiyor.   İSTANBUL'DA ÇOK GÜZEL BİR HAYAT YAŞIYORUZ   * “Türkiye’de değil de Amerika ya da İngiltere’de doğsaydım, dünya çapında şarkıcı olurdum” dediğin olur mu hiç?   - Hiç düşünmüyorum öyle. Aksine, oralarda doğmak istemezdim. Çünkü hayat orada çok mekanik gibi geliyor bana. Ama bir Akdeniz ülkesinde doğmuş olabilirdim. Bence biz çok güzel bir hayat yaşıyoruz, özellikle İstanbul’da ya da sahil kesimlerinde...   RAMAZAN'DA MUTLAKA TATİL YAPARIM   * Nedir yaz planın?   - Konserler...   * Peki ya tatil?   - Mutlaka ramazan ayında tatil yaparım. Uzak, sessiz sakin yerlere gittiğimde çok güzel sözler yazıyorum. Bir-iki gizli noktam var ülke içinde ama yurtdışına da çıkabilirim. Tek başıma gidip sokaklarda dolanayım istiyorum.   * Bu albümünde uzak ve kendine ait bir yerde yazdığın şarkılar hangileriydi?   - “Gidemiyorum”, “Rüzgar”, “Aşk Bitti”... Zaten çok fazla denizden bahsediyordum deniz kıyısında olduğumdan dolayı. Doğa bana çok ilham veriyor.  Cengiz Semercioğlu/Hürriyet
Yorumlar | 0
üye profil