DSÖ Türkiye Ofisi'nde Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Bahadır Sucaklı: Ölümlerin aşıyla bağlantısı yok

Bazı ülkelerde koronavirüs aşısı olan yaşlıların ölümüyle ilgili Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ofisi'nde Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Bahadır Sucaklı dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ölümlerin aşıyla bağlantısı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmadığını söyleyen Sucaklı, "Bu ölümlerin aşı sonrası meydana gelmesinin tesadüfi olarak değerlendirilmesi söz konusudur. Mevcut aşı uygulamaları içerisinde aşıyla ilişkilendirilmiş herhangi bir ölüm DSÖ'ye bildirilmedi" dedi.

Yayınlanma Tarihi: 19.01.2021 10:08
Değiştirme Tarihi: 19.01.2021 10:09
DSÖ Türkiye Ofisi'nde Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Bahadır Sucaklı: Ölümlerin aşıyla bağlantısı yok

DSÖ Türkiye Ofisi'nde Halk Sağlığı Uzmanı olarak görev yapan Dr. Bahadır Sucaklı, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşının en önemli silahlardan olduğunu söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ofisi'nde Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Bahadır Sucaklı'nın açıklamalarından önemli başlıklar şöyle;

"Bunun için tüm aşı üreticilerinin bir an önce aşı üretim kapasitesine erişmeleri, aşı üretim kapasitesinin tüm ülkelere yaygınlaştırılması, teknoloji transferinin geliştirilmesi son derece önemli. Yine de tüm aşı kapasitesinin kullanılması bile söz konusu olsa dünya nüfusunun aşılanmasının 1 yıldan daha az bir süre olacağı öngörülmüyor. Dolayısıyla hızlı bir şekilde tüm dünyanın korunabileceği bir aşılama programından maalesef şu anda bahsedemeyeceğiz. Ancak kritik hizmetlerde devam edenlerin ya da yüksek risk altında olanların korunması hastalıkla ilgili ağır hastalık tablosunun ve bununla ilgili de sağlık yükünün azaltılması konusunda sağlık sistemlerine yardımcı olacaktır" 

"Pandemik virüsün bulaştırıcılığı ele alındığında aslında yüzde 60'lık bir oranda toplumsal bağışıklığa erişmenin hastalığın yayılımını durdurabileceği ifade ediliyor. Mevcut aşılama hızlarımızla yüzde 60 bağışıklık oranına ulaşabilecek miyiz? Bu biraz aşıların tedariği ve zaman içerisinde uygulanmasıyla ilgili olacak. Ancak tüm dünyada belli ölçüde hastalığın yayılması ve aşılama programlarının ilerlemesi ile beraber toplumsal bağışıklığın zaman içerisinde oluşabileceği öngörülüyor. Belirli bir toplumsal bağışıklığa ulaştığında hastalığın yayılımının artık vaka sayılarını artıracak yönde olmayacağını varsayabiliyoruz. Halen mevcut ülkelerde kullanılmakta olan aşıların ağır hastalığı engelleyici etkileri olduğunu biliyoruz. Ancak bu aşıların hastalığın alınmasında ve bulaştırılmasında ne kadar etkili olduğu konusunda bilgilerimiz henüz yetersizdir. Dolayısıyla mevcut aşılama programıyla ne kadar bir süre içerisinde toplumsal bağışıklığa ulaşılabileceği konusunda aslında henüz bir netlik yok."

"Aşı sonrasında tüm olaylar, durumlar kaydedilerek değerlendiriliyor. Şu ana kadar birçok ülkede milyonlarca aşı uygulaması yapıldı. Milyonlarca aşı uygulanan bir toplumda hayatın doğal akışı gereği olan bütün olaylar aşı uygulamasıyla beraber görülmeye devam edecek. Aşılar uygulandığında milyonlarca kişi içerisinde hasta olanlar, başka hastalık geçirenler, kaza geçirenler, hayatını kaybedenler olacak. Önemli olan bütün bunların aşı sonrasında tespit edilmesi, aşı ile ilişkisinin uzman heyetler tarafından değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak da aşıyla ilgili bir tedbir alınıp alınmayacağı konusunda bilimsel kararlar verilebilmesi. Şu ana kadarki ölümlerin aşıyla doğrudan bağlantısı olduğuna dair herhangi bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Dolayısıyla bu ölümlerin aşı sonrası meydana gelmesinin tesadüfi olarak değerlendirilmesi şu anda söz konusudur. Ancak zaman içerisinde kanıtlar artar, eğer aşıyla ilişkilendirilen bir ölüm olayı tespit edilirse, buna bağlı olarak aşılama stratejileri değişiklikler gösterebilir. Hâlihazırda mevcut aşı uygulamaları içerisinde aşıyla ilişkilendirilmiş olan herhangi bir ölüm DSÖ'ye bildirilmedi."

DHA