Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Doğukan Manço: Survivor Bana Yaradı

Doğukan Manço: Survivor Bana Yaradı

Survivor Ünlüler Gönüllüler'de yetenekleri ile ön plana çıkan Doğukan Manço'dan çok özel açıklamalar...

01.08.2013 16:06

Survivor Ünlüler Gönüllüler'de yetenekleri ile ön plana çıkan Doğukan Manço'dan Marketing Magazine'ye çok özel açıklamalar...Survivor adasından yeni geldiniz. Şu sıralar neler yapıyorsunuz?Birincisi medeniyete alışmaya çalışıyorum. Çünkü uzun bir süre medeniyetten ayrı yaşadım. Şu anda bana her şey olduğundan güzel ve olumlu geliyor. 4 ay boyunca alışık olduğum hayattan ayrı bir hayat yaşadım ki burada şu an ne yaşıyorsam onların hayallerini kurdum. Artık her şey bana daha değerli geliyor. Mesela şu an içtiğim kahve bile bana olduğundan daha lezzetli geliyor. Çünkü hayalini kurmuştum bu kahvenin adadayken…Gerçekten zor muydu şartlar?Ne gördüyseniz hepsi gerçekti. Fiziksel şartlardan öte psikolojik şartlar zordu. O andaki açlığımızla sabretmek zorunda kaldık. Adada şöyle bir mantık vardı: “Anı yaşa”… Mesela oyunu o anda kazanmalıydık veya tuttuğumuz balığı hemen yemeliydik, yarına kalamazdı çünkü…Değiştiniz mi peki Survivor öncesi ve sonrasıyla?Hayır, ben neysem oydum, orada da öyleydim.Hayata bakış açınız hiç mi değişmedi o adada 4 ay yaşadıktan sonra?Bazı negatif değerlerimin törpülendiğini söyleyebilirim, tabii ki pozitif değerlerim de arttı. Zaten sabırlı biriydim, birazcık daha ileriye çektim bunu. Batıl inançlarım daha fazlaydı onlar da azaldı. Zaten şükrediyordum, daha da şükreden biri oldum.Size teklif geldiğinde aklınızda neler vardı?O zamanlar taşıdığım bir takım değerleri düşünüyordum. Katılırsam taşımakta olduğum soyadı bundan zedelenir mi, onu düşünüyordum. Çünkü sürekli insanların gözünün önündesiniz, sürekli her halinizi ve tavrınızı görecekler. Tabii ki ben de orada neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Ben duygularımı içime atıp, en sonunda şiddetli olarak dışarı atan bir yapıya sahibim. Sinirlendiğimde de bu böyle, öfkelendiğimde de… Orada da görmüşsünüzdür duygularımı nasıl yaşadığımı. Bunlar beni etkiler mi düşüncesiyle ben bir risk aldım. Gördüğüm kadarıyla da olumlu olarak geri döndü.Eleştiriler de var ama…Tabii ki dört dörtlük olamam. Sevenin yanında sevmeyeni de olabilir. Ben oraya “Doğukan” olarak gittim. Babam eğer yanımda olsaydı ve ona yarışmaya katılıp katılamayacağımı sorsaydım cevap olarak; “Git, katıl. Bu senin hayatın ve onu git yaşa” derdi. Ben Survivor’a giderken çevreme danışarak gittim. İyi ki de gitmişim. Bana gelen görüşlerde olumsuz eleştiriler azdı. Demek ki içimi dışarıya yansıtabilmişim. Aynı zamanda olumsuz eleştirilere de açık bir insanım. Çünkü gelişmekten yanayım ve kötü eleştiriler gördüğüm takdirde o yönde kendimi geliştirmeye çalışırım.Adettendir, her Survivor sonrası yarışmacılara dizi ve reklam teklifleri gelir. Size gelen teklifler oldu mu?Televizyon ağırlıklı projeler geldi. İnsanların benim yapımı tanıdıklarını ve yapımı yansıtabileceğim bir projede görmek istediklerini düşünüyorum. Ben de televizyonu sevdim, bir reklamda veya televizyon programında yer alabilirim. Üstelik meslek lisesinde radyo ve televizyonculuk okudum. Yine bakarsanız, 7’den 70’e programının içinde büyüdüm. Kaldı ki gözümü ilk açtığımda gördüğüm ilk şey kameraymış. Bunca zaman arkasındaydım kameranın, şimdi önünde. Gelecek olan teklifleri değerlendireceğim.Biraz da sizden bahsedelim. Motor tutkunuz olduğunu biliyoruz. Nasıl başladı bu sevda?Geçenlerde babamın röportajı çıktı, 84 yılına ait... O röportajda babama “Bak bu araba, bak bu motor diyorum” ve babam da benimle ilgileniyordu. Ondan sonra fotoğraflarıma ve videolarıma da bakarsanız görürsünüz. Annemler 5 yaşımdayken beni carting’e göndermişler. 13 yaşıma geldiğimde profesyonel olarak yarıştım. Babamla hayallerimiz hep arabalarla ilgiliydi. Aileler motorcu çocuklardan hoşlanmazlar oysa… Annemde motora karşı ama iki tekerlekli olanlara…4 tekerleklileri sonuna kadar destekliyor. Babam da hep beni destekledi. En son ehliyetimi alınca annem beni yarışlara yazdırdı. Fakat hiçbir zaman yarışamadım. Çünkü bizde şu vardı: “Doğukan önce eğitimini tamamla, sonra yarışlara girersin.” Benim de hep içimde kaldı. Babamı kaybettikten sonra annem benim önümü fazla açamadı. Kendimi fazla geliştiremedim ta ki kendi paramı kazanmaya başlayana kadar... Kendi otomobilimi aldım, yarışlara katıldım, dereceler elde ettim.Amerika’da katıldığım yarışlarda bana “Türk” lakabını taktılar, “Eyvah yine Türk geldi” demeye başladılar. Bunu Türkiye’de de devam ettiriyorum. Geçen sene bir Türkiye üçüncülüğüm oldu. Bu yıl Survivor nedeniyle yarışlara biraz geç kaldım ama yarışlara devam edip yurtdışına gitmek istiyorum. En büyük hayalim yurtdışında Türkiye’yi temsil edebilmek... Geçen sene sponsorlarım arasında Çakıroğlu Ssangyong, Falken Lastikleri, Diren Lüks Oto Kiralama Şirketi bulunuyordu. Bu sene ise açıkçası büyük hayallerim var ve yurtdışına gidebilmek için de büyük sponsorlara ihtiyacım…Peki ya DJ’lik?2011’e kadar DJ’liği hep sosyal sorumluluk projesi olarak yaptım. Çocuklar için ve babamla ilgili pek çok etkinlikte bulundum. 23 Nisan olsun, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda yer aldım. Geçen sene bir single’ım çıktı. Bu sene de bir single çalışması var.Yarışmadan sonra popülerleştiniz. Barış Manço’nun oğlu olarak biliniyordunuz, şimdi Doğukan Manço olarak biliniyorsunuz. Hayatınızda neler değişti?İnsanların beni artık Doğukan Manço olarak bilmeleri çok sevindirdi. İnsanlar bana ünlü gözüyle bakmıyor, bana sanki ailelerinden biriymiş gibi bakıyorlar. Arasında farklar var. Önemli olmak değil de değerli olmak gibi bir fark. Sevilmek çok güzel bir şey, ünlü olmak değil… “Neden ünlüsün” işte bunun altını doldurmak çok önemli… (Marketing Magazine)
Yorumlar | 0
üye profil