Deprem uzmanından korkutan açıklama: "Marmara, 2,5 metre Yunanistan'a kayacak"

Yüksek Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'dan korkutan deprem açıklaması geldi. Marmara Denizi'nden bir Kuzey Marmara kırığının geçtiğini belirten Ercan, "Tekirdağ depremi dediğimiz ikinci kol, bu kırık üzerinden olacak. Tekirdağ kolunun beklenen deprem odağı da Marmara Ereğlisi'nin 10-15 kilometre deniz içinde olacak. 10-15 kilometre deniz içinde granit katmanında patlayacak, doğu-batı doğrultusunda bir patlama gösterecek. Aynı zamanda 1-1,5 metre göçecek ve Marmara'da 2-2,5 metre Yunanistan'a doğru bir kayma yaşanacak. Bu depremin büyüklüğü 7.2 olur. Bu deprem çok büyük olur" diye konuştu. 

Yayınlanma Tarihi: 16.09.2020 11:15
Değiştirme Tarihi: 16.09.2020 11:15
Deprem uzmanından korkutan açıklama: 'Marmara, 2, 5 metre Yunanistan'a kayacak'

9 Eylül'de Şarköy açıklarında meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki depreme ilçede yakalanan Yüksek Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, önemli açıklamalar yaptı. Depremi denizde değil, dağ bölgesinde beklediklerini vurgulayan Ahmet Ercan, "Kuzey Anadolu kırığı, yaklaşık Uçmakdere'nin olduğu yerden Ayvasıl'ın bulunduğu kesimden karaya çıkar. Oradan Güzelköy'ün olduğu Mursallı'nın önünden, Gölcük'e, Gölcük'ten Çokal Barajı'na, oradan da Saroz Körfezi'ne gider. Normalde bilimcilerin kabul ettiği burasının tekrar kırılmasıydı. Ama son deprem bize gösterdi ki, bir şaşırtmaca var" diye konuştu. 

Depremin dağdan değil, denizin içinde gideceğini anlatan Ercan, "Denizin içerisinden bir Kuzey Marmara kırığı geçiyor. Tekirdağ depremi dediğimiz ikinci kol, bu kırık üzerinden olacak. Tekirdağ kolunun beklenen deprem odağı da Marmara Ereğlisi'nin 10-15 kilometre deniz içinde olacak. 10-15 kilometre deniz içinde granit katmanında patlayacak, doğu-batı doğrultusunda bir patlama gösterecek. Aynı zamanda 1-1,5 metre göçecek ve Marmara'da 2-2,5 metre Yunanistan'a doğru bir kayma yaşanacak. 'Bu depremin büyüklüğü ne olur' derseniz, 7.2 olur. Bu deprem çok büyük olur. 'Nereden nereye kırar' derseniz, Büyükçekmece'nin olduğu yerden başlayacak, Marmara Ereğlisi'ni geçecek, Uçmakdere'nin önünden Mürefte, Hoşköy'ün önünden Şarköy, Şarköy'den de Gelibolu yarımadasını kesip, Saroz Körfezi'ne girecek. Oradan Selanik'e kadar gidecek" dedi. 

"ÖLÜMSÜZ VE YIKIMSIZ ATLATABİLİRİZ"

Bahsettiği depremin Kuzey Marmara depremlerinin batı konumu olduğunun altını çizen Ercan, "Bir de bunun doğu konumu var. Doğu kolu, İstanbul'dur. Sürekli, 'büyük İstanbul depremi' diye bahsediliyor. Aslında deprem, büyük İstanbul ve Tekirdağ depremidir. İstanbul'un önünde olacak deprem ise Küçükçekmece'nin yaklaşık 20-25 kilometre daha güneyinde kırılma şeklinde olacak. Bu kırılma sonucunda yer yaklaşık 1 ile 1,5 metre batıya doğru kayacak. Yani Anadolu Yarımadası, Ege'ye doğru bir kayma gösterecek. 'Peki deprem büyüklüğü ne olur' derseniz, 6.3 ile 6.7 arasında olur. Bu depremin süresi İstanbul önünde yaklaşık 16 ile 18 saniye sürer ama Tekirdağ'ın önünde olacak depremin süresi yaklaşık 30-35 saniye sürer. 'Dolayısıyla bunların hangisi daha tehlikeli olur' derseniz, ikisi de derim. Şöyle ki, İstanbul'un yoğunluğu fazla. Kilometrekare başına yaklaşık 2 bin 568 kişi oturuyor kentte. Ama batıya gittiğiniz zaman Tekirdağ kolunun bulunduğu yerde kilometrekare başına yaklaşık 200 kişi yaşıyor. Yani İstanbul'da nüfus yoğunluğu fazla ama depremi daha küçük ama ölüm sayısı daha fazla olur. Tekirdağ koluna geldiğimiz zaman nüfus yoğunluğu az olması nedeniyle deprem büyük olsa da vereceği hasarı daha az olur. Dolayısıyla bu depremleri tamamen ölümsüz ve yıkımsız atlatabiliriz" bilgilerini paylaştı. 

"YENİDEN TASARLAMAK ŞART"

Türkiye Cumhuriyeti'nin hep eleştirildiğini belirten Ercan, "Ama iyi yönleri de var. 2007 yılında deprem yönetmeliği değiştirildi, beğenilmedi. 2017 yılında yeni bir deprem yönetmeliği daha çıktı. Şu an deprem yönetmeliği, dünya üzerinde en çağdaş deprem yönetmeliğidir. Önemli olan orada ne yazdığı değil, ne uygulandığıdır. Kentsel dönüşüm, depremde tek çözümdür ama halkımız genellikle yapısal dönüşüm yapıyor. Yani yıkıyor, yeniden yapıyor. Bu kentsel dönüşüm değildir. 'Ne olması gerekiyor' derseniz, örneğin Mürefte'nin tamamıyla yıkılacak olan yapılarının yıkılıp, yeniden planlanması ve yapılması gerekiyor. Şarköy'ün ve İstanbul'un yapılarının yeniden tasarlanması gerekiyor. Çünkü inşaat sektörü devreye girdiği zaman yaklaşık 200 tane kalemi çalıştırıyor ve dolayısıyla ekonomisini kendi kendine çeviriyor. Bu açıdan önemli. Yani bizim bu depremi ölümsüz yıkımsız atlatmamız Türkiye Cumhuriyeti'nin ve yurttaşlarının elindedir" açıklamasını yaptı. 

"KİMSEYİ KORKUTMAYIN"

İnsanlara deprem korkusu salmamak gerektiğine de vurgu yapan Ercan, "Çünkü bu korku, yatırımları, ekonomiyi, finansı ve insanların ruh halini etkiliyor. Ruh hali bozuk insanlardan da verimli bir yaşam bekleyemezsiniz. Dolayısıyla deprem haberleri sık sık verilmez. Bir deprem bilimci söyler ve orada kalır" dedi. 

Haber ile ilgili metin girin!.(DHA)