Bülent Arınç o tekme hakkında konuştu

Bülent Arınç o tekme hakkında konuştu
Yayınlanma Tarihi: 21.05.2014 20:29 | Değiştirme Tarihi: 21.05.2014 21:58

Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı...

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu sonrası açıklamalarda bulundu. Arınç, Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden madencilerin şehit sayılmasıyla ilgili çalışmalarla ilgili "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız konuyla ilgili taslağı bizimle paylaştı ama verilmiş bir karar yok" dedi.Arınç, Soma'da "Başbakan Erdoğan'ın bir kişiyi yumrukladı" iddiasına ilişkin olarak ise "Başbakanımızın yumruk attığını görmedim. O görüntülere bakarken yanlışlıklar yapıldı. Orada birinin elini tutmak için elini uzatmış olabilir. Bir Başbakanın nasıl yumruk atabileceğini düşünebilirsiniz" diye konuştu.Arınç, Soma'da bir vatandaşa attığı tekmeyle gündeme gelen Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel ile ilgili soruya "Bu çok feci bir olay.  Yerde olan bir insana niçin tekme atılır?" şeklinde yanıt verdi. Arınç, Yerkel’in olaydan sonra yedi gün iş göremezlik raporu almasıyla ilgili olarak da "Rapor konusu trajikomik bir olay. Doktoru suçlamıyorum. Burada olaydan sonrasına dair bir rapor verildiği görülüyor" ifadelerini kullandı.İşte Arınç'ın konuşmasından önemli satır başları;Toplantının ana gündemi Soma'da yaşadığımız faciadır. Yasaların uygulanması konusunda ihmaller varsa bunun tespiti önemli. TBMM'deki görüşmelerde Meclis Araştırma Komisyonu'nun kurulması kabul edilmiştir. Adli soruşturma başlamış, bazı kişiler tutuklanmıştır. Adli soruşturmanın yanı sıra idari soruşturma da başlatılmıştır.Madenlerle ilgili 2010 yılında sektörü ilgilendiren bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmuş, raporu verilmişti.

"Şehit sayılmaları için verilmiş bir karar yok"Hayatını kaybeden madencilerin sivil şehit sayılmasıyla ilgili soru üzerine...Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız konuyla ilgili taslağa bizimle paylaştı ama verilmiş bir karar yok.SGK kanunda, iş kazaları sonucunda vefat edenlerle ilgili özel hükümler var. Burada prim ödeme gün sayısının önemi yok. O gün bile işe başlasa, ölüm geliri bağlanmaktadır. Kanundaki tabir ölüm aylığıdır. İş adamlarının sosyal amaçlı talepleri var. Ev ve konut gibi. Genel sağlık sigortası ve SGK'ye göre çalışma yapıyoruz. Kanunen şehit sayılmalarından dolayı belki, burada vefat etmiş olanar için uygulamış olabilir miyiz?Bugün için bir karara varmadık. Hak sahiplerini memnun edecek bir düzenlemeyi yakın zamanda açıklayacağız. Yaşam odası zorunlu hale gelir mi?Tehlikeli sayılan iş kolu. Buna yönelik tedbirlerin de ağır olması lazım. Enerji Bakanımız madenlerle ilgili yeni bir taslak sundu. Önemli olan, iş kazalarını minimize edecek tedbirler ve denetimler. Yüksek tedbirleri uygulayan ülkeler, ABD gibi.  Madenler kapatılacak mı?Madenlerin kapatılması konusunu gerçekçi bulmuyoruz. Çok samimi kaanitimi söylüyorum. Ekonomik açıdan sürdürülmesi gereken bir iştir. Bu sektör tek başına sektör değil. Soma'da nakliyatçıların 3 bin kamyonu var. Madenlerimizi bulmalıyız, çıkarmalıyız. Bizim bunlar çalışıyor iken tüm tedbirleri almalıyız. Her sektörün kendi içerisinde riski var, maden de ağır risk var.Başbakanımız sektörle ilgili tedbirleri içeren yeni maden yasasının hazırlanması talimatını verdi. "Başbakanımız kimseye yumruk atmadı"Bazı köşe yazarları da bana bu sorunun sorulmasını istemişler. Dürüst bir şekilde cevaplandırayım, beklentileri karşılayamayabilirim. O gün uçakta beraberdik sayın Başbakanımızla. Fevkalade yorgundu. Kendisini bunu sorduğumuz zaman sabaha kadar olayı takip ettiğini, an be an bilgi aldığını ifade etti. Böyle bir Başbakan, sabah da uçağa bindi, olay mahaline gitti ben ve arkadaşlarım da birlikteydik. Akhisar'da askeri havaalanına indik, Soma'ya doğru gidiyoruz, beni arabasına aldı ve dönüşe kadar ben arabasında kaldım. Yani o sağımda ben onun solundayım. Herhalde bundan sonrası sizi ilgilendirecek. Yani madende yaşadıklarımız değil, belediyedeki basın toplantısından sonra belediye önünde bir konuşma yaptı sayın Başbakan. Kendisine Belediye Başkanı "Efendim dışarıda halkımız toplandı, birkaç kelime konuşursanız iyi olur deyince Başbakanımız da başsağlığı dileyelim, onların acısını hafifletmek üzere geldik birer de Fatiha okuruz" dedi. Biz aşağıya böyle indik. Tam konuşmasına başlamıştı ki aşağıdan, belediye önünde 100 metre civarında bir yerde, yuh sesleri, hükümet istifa sesleri geldi. Başbakanımız da ben buraya sizin acınızı paylaşmaya geldim, siyaset yapmaya gelmedim. Hükümete bu şekilde bağırıp çağırıyorsunuz ama ben buradayım, bakanlarım burada, binlerce çalışanım burada. Bizim bir eksiğimiz yok anlamında sözler söyledi . Biraz kesildi o sözler, sonra da Başbakanımız sözlerini tamamladı. Bizim niyetimiz, Soma Devlet Hastanesi'nde 2 kişi kalmıştı. Onlar için girmeyelim, biraz sonra taburcu edilecekler denildi. Biz Akhisar'a gitmek üzere aracımıza bindik. Belediye önünden o cadde boyunca ilerliyoruz. 50-60 kişilik bir grup vardı. Orada el sallayanlar, alkışlayanlar oldu. Hoşgeldiniz, başımız sağolsun diyenler oldu. Başbakanımız dedi ki, "Arabanın içinden geçip gidiyoruz, çıkalım, bu insanlara merhaba diyelim, başsağlığı dileyelim, insanlara sabır dileyelim. O insanlar acılıdır ben arabanın içinde geçip gidemem, onlarla gideyim bir selamlaşayım" dedi. Ben soldayım, o sağda, hemen çıktı o tarafa doğru yürüdü. İnsanlar mutlu oldular. Fakat o grubun yanında "hükümet istifa, yuhlama" sesleri başladı. Hatta araca doğru atılanlar oldu.Orada hatırlayabildiğim tek şey şudur;Başbakanımız istifa diye bağıran topluluğun önüne geldi, kızlar vardı orada. Kızlara dedi ki "Hadi ben size istifamı sunmaya geldim ama söyleyin bakalım ben neden istifa edicem?" hatırlayabildiğim bu. 3-4 tane kız oradan ayrıldılar, bir şey söylemeden. 3-4 tane kızımız da başlarını öne eğdi, mahçup oldular bana göre. Fakat onların yanındaki grup, sozunu artırarak, "Katiller matiller" bir sürü laf söylemeye başladı. Başbakanımız üzüldü, onun üzerine gitti, "Niye katil diyorsun" dedi. Bir ifadeye göre, "Katil diyorsun da gel yanımda de" demiş, ben onu duymadım "Neden katil diyorsun, ne işledim ben, hangi katlin failiyim ben?" dedi. Çok üzüldüğünü tahmin ediyorum. Araya korumalar girdi ama ben de korumaların arkasındaki grubun içindeyim. Sonra biz yolun sağındayız, o da arabanın sağında, çıktı önce bir selam verdi, başsağlığı diledi, kızlarla konuştu sonra "katiller" diyen grupla bu konuşmaya girince, sola doğru bir yalpalanma oldu. Tabi korumalar tekrar araya girdi. Biraz da saldırgan kişiler gördüm. Topluluğun üzerine yürüyen, aracı tekmelemeye başlayan... Sola doğru bir geçiş oldu, orada bir market varmış ben de bakınca gördüm. Başbakanımız markete doğru girdi ama onun öncesinde de sağdan gelen 7-8 kişilik bir grup marketin içerisine doğru süratle içeri girdi. Ben biraz daha geride kaldım. Benim oradan görebildiğim ve duyabildiğim kadarıyla Başbakanımız kimseye yumruk atmadı. Kendisine yumruk atıldığını söyleyen  o kişi de 4. defa ifadesini değiştirmiş durumda. Olabilir ki olayın şokunu yaşıyordur. Olabilir ki ifadesini, soran kişiye göre değiştiren bir kişidir. Onu da açıkça suçlamak istemiyorum doğrusu. Ama ben bulunduğum yerden, Başbakanımızın yumruk attığını görmedim. "Rapor konusu trajikomik"Soma'da bir vatandaşa attığı tekmeyle gündeme gelen Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel ile ilgili soru üzerine...Ben de o görüntüleri  izledim. Bizim arkamızdaydı, ben görmedim o olayı. Çıplak gözle baktığım zaman, yerden birisi var,  iki emniyetçi etkisiz hale getirmiş ve isminden bahsettiğimiz kişi onu tekmeliyor.  Bu çok feci bir olay.  Yerde olan bir insana niçin tekme atılır? Kendisi galiba “Üzüntü duydum, keşke olmasaydı” diye beyanda bulunmuş.Bu olayı tasvip etmediğimi söylüyorum. Yerde yatan kişiye tekme atmış.  Yerdeki kişi şikayetçi olmuş dava açılabilir. İdari yönden bir soruşturmaya tabi olabilir, onu atayan kurum bunun sonucuna göre gereken yapılır.Arınç, Yerkel’in olaydan sonra yedi gün iş göremezlik raporu almasıyla ilgili olarak...Rapor konusu trajikomik bir olay. Hükümet  tabibine gidersin, ‘Şikayetim var’ derseniz, doktor rapor verebilir. Doktoru suçlamıyorum. Burada olaydan sonrasına dair bir rapor verildiği görülüyor.  O kişiyle bir çekişme olsa kendisi de darp edilmiş olsa bu konuyu anlayabilirdik.