"Hileyi kuranlar mağlup oldu"

'Hileyi kuranlar mağlup oldu'
Yayınlanma Tarihi: 17.11.2014 00:35 | Değiştirme Tarihi: 17.11.2014 00:35

Adalet Bakanı Bozdağ, "Tayyip beyin belediye başkanıyken koltuğunu altından alanlar, onu zindana gönderenler, kumpası, hileyi kuranlar mağlup oldular" dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Tayyip beyin belediye başkanıyken koltuğunu altından alanlar, onu zindana gönderenler, ebedi siyaset yasağı koyanlar, milletvekili listesinden adını sildirenler, parti kapatma davası açanlar, onca kumpası, hileyi kuranlar mağlup oldular" dedi.Bakan Bozdağ, bir otelde düzenlenen AK Parti Konyaaltı İlçe Teşkilatı 3. olağan kongresinde yaptığı konuşmada, bugün Türkiye'de güçlü bir AK Parti bulunduğunu, milletin duası ve desteği ile güçlü bir teşkilat yapısına sahip olması sayesinde bunun gerçekleştiğini söyledi.Türkiye'nin bütün il ve ilçelerinde, mahalle ve köylerindeki AK Parti teşkilatlarının, Antalya ve Konyaaltı'ndaki gibi güçlü, dinamik bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Bozdağ, şöyle konuştu:"Gücümüzü teşkilatlardan aldık. Eğer bugün parlamentoda tek başına güçlü bir iktidar varsa bu, sizin emekleriniz, duanız ve desteğiniz sayesindedir. Eğer iktidar olacaksak hizmet edeceğiz. Eğer hayırla yadedilmek istiyorsak çok değerli eserler bırakacağız. İnsanımıza teşekkürümüzü icraatlarımızla hep beraber ortaya koyacağız. Son 12 yıl içerisinde, bizlerin omuzlarına yüklediğiniz emanet çerçevesinde, Antalyalılara, Konyaaltılılara, milletimize borcumuzu geceyi gündüze katarak çalışmak suretiyle ödemeye çalışıyoruz. Bu bir hizmet yolculuğudur. Milletimizin refahını artırma, ülkemizi güçlü ve kudretli bir ülke haline getirme, demokrasimizi, hukuk devleti anlayışımızı daha güçlü, daha ileriye taşıma noktasında milletle beraber gece gündüz demeden çalışma yolculuğudur. Bu yolculukta bugüne kadar çok önemli kazanımları hep beraber elde ettik. Türkiye büyük bir değişimi, dönüşümü her alanda yaşadı."Bozdağ, İstiklal Marşının ilk kelimesinin "Korkma" olduğunu hatırlatarak, milletin korkulardan çok çektiğini, bazı kişilerin, pek çok korkularla milleti teslim almaya kalktığını vurguladı.Türkiye'yi o yana, bu yana sürüklemek isteyenlere milletin izin vermediğine dikkati çeken Bozdağ, "Bugün Türkiye'den güçlü, kudretli bir ülke olarak bahsediyorsak bunun payı size aittir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yola çıktığı zaman yanındaki insan sayısı 50'ydi. Ama daha sonra millet arkasına düştü, milletle beraber yol yürüdü ve yeni bir devlet kuruldu. Biz o yoldan yürüyoruz. Eğer Atatürk'ün ardında yürüyenler olmasaydı bugün bu güçlü ülke olmazdı" diye konuştu.

"TÜRKİYE'NİN YOLUNU SİZ AÇTINIZ"Adnan Menderes iktidarı, 1960 ve 1980 darbeleri, ardından Turgut Özal döneminde yapılan başarılı çalışmalardan bahseden Bozdağ, bu süreçlerin ardından gelen koalisyon hükümetleri döneminde ülkenin zor günler yaşadığını aktardı.Bozdağ, vatandaşın 3 Kasım'da sandığa el koyarak. CHP, MHP, Anavatan, Fazilet, Doğru Yol'u sandığın dışına attığını hatırlatarak, şöyle devam etti:"Millet, Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını sandığa doldurdu. Güçlü bir iktidar getirdi. Türkiye'nin yolunu siz açtınız. Onun için diyorum, bu millete bizim teşekkürümüz var. Tayyip beyin belediye başkanıyken koltuğunu altından alanlar, onu zindana gönderenler, ebedi siyaset yasağı koyanlar, milletvekili listesinden adını sildirenler, parti kapatma davası açanlar, onca kumpası, hileyi kuranlar mağlup oldular, kaybettiler. Hangi tuzağı kim kurarsa kursun, Allah'ın en büyük oyuncu kurucu olduğunu unuttular. Milletin gönlüne kimi koyduysa milletin ona sahip çıktığını unuttular. 'Muhtar bile olamaz' dediler ama hamdolsun siz sandıkları doldurdunuz. Muhtar bile olamaz diyenlere önce önünü ilikletip, 100 metreden 'sayın Başbakanım' diye koşturttunuz. Yetmedi, ona bu ülkenin seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olma şerefini yaşattınız. Allah hepinizden razı olsun." IMF'YE YOL VERDİKTürkiye'nin son 12 yılda değişip geliştiğini, herkesin refahının 2002 ile kıyaslanamayacak derecede arttığını vurgulayan Bozdağ, her alanda büyük değişimler, dönüşümler yaşandığını söyledi.Bozdağ, Türkiye'nin içeride ekonomik anlamda büyüdüğü gibi dışarıda da itibarı, gücünün arttığını dile getirerek, şunları kaydetti:"2007 yılında IMF ile Türkiye yeniden görüşme yapıyordu. Dünya'da büyük bir finans krizi yaşanıyordu. 2008'de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bir kapatma davası açtı. Türkiye'de kriz olsun, ekonomi tepe taklak olsun, milletin aklı başına gelsin, bu AK Parti'ye oy vermekten vazgeçsin. Boşuna bekliyorsun. Bir ülkenin iktidar partisi ve 72 milletvekiline, genel başkanına siz kapatma davası açıp, yasak isterseniz, bu son sürat giden bir Mercedes'in frenine aniden basmaya benzer. Türkiye büyük krize girsin diye. Krize girdi mi, girmedi. Niye girmedi? Çünkü, arabanın kaptanı ne Bahçeli, ne de Kılıçdaroğlu. Ustaların ustası Tayyip Erdoğan, onun için girmedi. Arkasından IMF'ye yol verip gönderdik. Şimdi IMF'ye 'İsterseniz size borç 5 milyar dolar para verebiliriz, bunun görüşmelerini yapalım' diyoruz. IMF'nin kapısında dilencilik yapan bir zihniyet mi milliyetçidir yoksa IMF'ye yol verip, 'İstersen sana borç verebilirim' diyen zihniyet mi milliyetçidir? Bugün Türkiye'nin sadece ekonomisinin büyümesi tek başına olmuş olan bir iş değil. Bu bir bütünün içerisinde gerçekleşen bir hadisedir. Ama maalesef birileri bunu görmek istemiyor."Önceleri, bankalardan kredi almak isteyen vatandaşların, iktidar partisinin il başkanına yalvar yakar bankaya telefon açtırıp kredi alabildiğini hatırlatan Bozdağ, bugün vatandaşların kredi almak için kimseyi referans göstermek zorunda olmadığını dile getirdi.Bozdağ, faizler yüzde 50-60, vadesi de 1-2 yıl olduğu dönemlerden geçildiğini belirterek, şöyle devam etti:"Bankacıları milletin kapısına biz gönderdik. Gidin millete kredi verin diyen iktidar biziz. 10 değil, 20 yıl sabit faizli krediler verilebiliyor. Bu ne demek, '10 sene önümü görüyorum. Kredi verirsem, 10 yılda geri tahsil edebilirim' demek. Alan için de '10 yıl önümü görebiliyorum. Kredi alırsam, bunu ödeyebilirim. Ben de kazançlı çıkarım' diyebilmektir. Türkiye'nin, 10 yılını, 20 yılını gören bir ülkeye dönüşmesi bu kadroların, sizin sayenizde olmuştur. Dün, bir gün sonrasını göremeyen, bir saat sonrasını hesap edemeyen bir Türkiye'den bugün 10 yılını, 20 yılını hesap eden bir Türkiye'ye geldik. Bu kolay olmadı. Büyük gayret ve çabalarla oldu. Ama bundan rahatsız olanlar yok mu, var. 'Ne güzel, eskiden Türkler gelirdi, benden borç isterdi. Şimdi Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, bizden borç para istemiyorlar. Borç yapan kuyrukta alırdı. Borç verince kuyrukta verirdik. Şimdi kuyruk alan yok' diyen ve büyük bir rahatsızlığın içinde olan bir kesim de var." OLAYLARIN TAMAMI TÜRKİYE'NİN SİYASİ İSTİKRARINA DÖNÜK HAİNCE SALDIRILARDIRBakan Bozdağ, "Son 12 yıllık iktidarımız döneminde darbe teşebbüsleri, cumhuriyet mitingleri, kapatma davası, gezi olayları, 17-25 Aralık darbeleri, Kobani olaylarının tamamı Türkiye'nin siyasi istikrarına dönük haince saldırılardır" dedi.Bakan Bozdağ, Türkiye'nin en büyük sermayesinin siyasi istikrar olduğunu belirterek, bu istikrarın da ülkeyi güçlü kıldığını vurguladı."Dünün koalisyon hükümetleri Türkiye'yi batırırken, sizin sandıkta kurduğunuz siyasi istikrar, Ankara'ya taşıdığınız güçlü iktidar, Türkiye'yi her alanda büyütmeye devam ediyor" diyen Bozdağ, iktidarı küçültme, bölmek, parçalamak, yeniden koalisyonlu hükümetlere dönmek, zayıf iktidarları Ankara'ya taşımak için Türkiye'nin içinden ve dışından uğraşanlar olduğunu belirtti.Güçlü iktidarların, rüzgarlara göre yön almadığını, rüzgarını kendisi estirdiğini dile getiren Bozdağ, şöyle konuştu:"Bizim son 12 yıllık iktidarımız döneminde darbe teşebbüsleri, cumhuriyet mitingleri, kapatma davası, gezi olayları, 17-25 Aralık darbeleri, Kobani olaylarının tamamı Türkiye'nin siyasi istikrarına dönük haince saldırılardır. İstikrarı ortadan kaldırmak, Türkiye'yi kaos ortamına çekmek, kardeşi kardeşin karşısına dikmek, Türkiye'yi yönetilemez bir ülke haline getirmek, sonra da istedikleri bir iktidarı Ankara'da iş başına getirmek isteyen, bu ülkenin hayrına bir an olsun nefes almayan çevrelerin, dışarıdan, içeriden el ele tutuşup yaptığı işler. Buradan onlara bir kez daha sesleniyorum. İster kapatma davası, ister Gezi hadisesi, ister 17-25 Aralık darbeleri, isterse başka şey... Hangi yol ve yöntem olursa olsun, Türkiye'nin huzurunu bundan sonra bozamayacaksınız. Türkiye'nin istikrarını bundan sonra bozamayacaksınız. Çünkü Ankara'da, gücünü medyadan, sermayeden, karanlık güç odaklarından alan değil, gücünü halkının temiz ve ak oyundan, duasından ve desteğinden alan bir iktidar var. Onları istediğiniz gibi yönlendiremezsiniz. Şimdi uğraşıp da kendinizi yormayın. Boşuna uğraşıyorsunuz. Sandık geliyor şimdi. Eminim ki sandıktan yeniden güçlü bir şekilde AK Parti çıkacaktır. Türkiye ayrı bir güçle yolunda koşmaya, mesafeleri katetmeye devam edecektir. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın."Bozdağ, "Çankaya ile hükümet arasında bir şey çıksın. Acaba ne zaman çıkacak, ne çıkacak" diye bekleyenlerin boşuna umutlanmamalarını dile getirerek, bu kadroların kavga eden, birbiriyle didişen kadrolar olmadığını, ele ele tutuşup, birlikte hedefe koştuklarını vurguladı.Çankaya ile hükümetin el ele verip, Türkiye'ye, millette hizmete devam edeceğine dikkati çeken Bozdağ, şöyle devam etti:"Bunun dışında düşünenler varsa boş yere aklınızı, kendinizi sakın ola yormayın. Hesap, kitap yapmayın. Bizi, siz tanımıyorsunuz.  2007'de cumhurbaşkanı seçimi olacak. Sayın Başbakanımız, 'Kardeşim Abdullah Gül' diyor. Türkiye'nin en önemli makamını kardeşine teslim ediyor. Tayyip bey milletvekili değil. Daha sonra milletvekili seçiliyor sayın Gül, kesin sonuçlar daha açıklanmadan istifa ediyor, 'Buyur sayın başbakanım' diyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Çankaya'ya çıkıyor. Ahmet bey, genel başkanımız, başbakanımız oluyor. Böylesi bir ahlaki değişim, böylesi bir dayanışma, böylesi bir kardeşlik anlayışı Türk siyasetinin hangi evresinde var? Siyasete ahlak getirdik. Siyasetin erdemini anlattık. Kim ne derse desin, eskiden liderler oturduğu zaman koltuktan kalkmazdı. Geleni götürmek mümkün değildi. Sayın Demirel sıhhati elverse emin olun meydanlara inecek. Işık görse şu haliyle de inecek. Bereket versin Antalyalılar ışık vermiyor. Merhum Ecevit, son anına kadar siyasetteydi. Merhum Erbakan, son anına kadar siyasetteydi. Siyasetin içerisinde bilgisi, tecrübesiyle doruktayken, siyasetin içerisinde değişimi getiren kadro, bu kadrodur. Başka partilerde kadro değişimi kasetlerle, kumpaslarla oluyor. Ya tehditlerle ya da şantajlarla oluyor. Ali Cengiz oyunları olmasa, lider değişimi yapamazlar. Ama AK Parti'de değişim ne kasetle, ne kumpasla, ne oyunla, ne tuzakla oluyor. Sadece ahlak ve erdem üzerine bir değişim oluyor." CHP VE MHP'YE ÇAĞRIBakan Bozdağ, gençlik ve dinamizmi buluşturmak için AK Parti'nin siyasette 3 dönem kuralı uyguladığını anımsatarak, hizmet için bu sürenin yeterli olduğuna işaret etti.Bazı siyasi parti genel başkanların 15 yıldır partilerine hiç bir zafer kazandırmadıkları halde yollarında devam ettiğini dile getiren Bozdağ, şöyle konuştu:"AK Parti, burada siyasi ahlak dersi veriyor. 3 dönem hizmet edenler, diğerlerine yerlerini verecekler. Onlar hizmet edecekler. Lider, vekil, teşkilat ve başkanlık değişimi içinde bunu yapıyoruz. CHP ve MHP'ye çağrıda bulunuyorum. Gelin, siz de böyle bir şey yapın. Parti içi değişimi kasetçilere, tehditçilere ve şantajcılara havale edeceğinize demokratik siyasi ahlaka uygun bir kuralın üzerine bina edin, değişim kendiliğinden doğru biçimde olsun. Doğru bir biçimde olsun. Ama onlarda gördüğümüz kadarıyla yok. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanlığında ne diyordu, ikinci parti olursam seçimi bırakacağım. Şimdi Kılıçdaroğlu ne diyor? Yüzde 30 olursa anlamlı başarı oluyor. Eğer anlamlı oy kaybı olursa, o zaman istifayı düşünebilirim. Zaten sayın Bahçeli'nin düşünmesine gerek yok. Töreler onun gitmesine izin vermez. O, sonuna kadar kalacak. Hangi başarıya götürdün? 2002, 2007, 2011, 2014'te kaybettin. Artık kenara çekil, yok. Şimdi CHP de MHP de öyle. Kaybede kaybede zafer kazandığını düşünen bir siyaset anlayışı var. Olacak iş değil. Ama biz kazanırken değişimi esas alan bir siyaseti getiriyoruz. Biz, bayrak yarışı yapıyoruz. Dinleniyoruz ondan sonra koşmaya devam ediyoruz. Kendi siyasetleri bakımından bir değişimi hayata geçirirler. Oralarda da dinamizm olur."Mecliste yaş ortalamasını kim yükseltiyor biliyor musunuz, CHP’liler yükseltiyor" diyen Bozdağ, "Kendileri için bir faydası olamayacak yaşa gelen kişilerin artık siyaseti bırakması lazım. Ailemiz için bırakıyoruz belli yaşta. Oğlumuz, kızımız var, onlar yapsın. Belli kesimler adım atmakta zorlanıyor, Türkiye'nin siyasetine ipotek koyuyor. Artık buna dur demek lazım. CHP ve MHP bu değişimi yapmayacak. Sandığa el koyun, CHP ve MHP’ye ders verin de bunlar da değişsin. Bunlar da değişimden başka çıkar yol olmadığını anlasınlar. 2015'te sandıkta bir Osmanlı tokadıyla Türkiye'nin siyasetine bir ders daha vermenizi istiyorum" diye konuştu.