Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara'dan koronavirüs açıklaması

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, koronavirüs salgınındaki son durumu ve Dünya Sağlık Örgütü'nün salgın hakkındaki görüşlerini değerlendirdi. Ateş Kara, DSÖ'nün tüm ülkelerin verilerine göre değerlendirme yaptığını belirterek, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Türkiye gibi ülkelerin sağlık altyapısının iyi olduğunu söyledi.

Yayınlanma Tarihi: 02.07.2020 11:39
Değiştirme Tarihi: 02.07.2020 11:39
Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara'dan koronavirüs açıklaması

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, koronavirüs salgınıyla ilgili son gelişmeleri değerlendirerek açıklamalarda bulundu.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara'nın açıklamaları şöyle;

-Bu bakımdan oradaki gidişat, önlem alınmaması tehdidi gösteriyor. Güney Amerika'ya baktığınızda Brezilya da hiç önlem alınmıyor. Hindistan nüfus yoğunluğu çok yüksek, sağlık altyapısı çok çok kötü değil; ama bu artan talebe cevap verme sıkıntıları olabilecek. Komşularına baktığımızda sağlık altyapıları sıkıntılı olabilecek ülkeler var ve bu ülkeler nüfus yoğunluğu çok yüksek olan ülkeler. Virüsün bulaşmasında bazı çevre koşulları çok etkili; ama bu virüs sonuç olarak insandan insana bulaşıyor. Nüfus yoğunluğu ne kadar yüksekse kalabalık ne kadar fazlaysa oralarda bulaşması daha kolay. O nedenle de DSÖ şunu söylüyor; bugün için belli bölgeler çok yüksek rakamlar ile hastalığı atlattı ama bu bölgeler daha ziyade sağlık altyapısı iyi olan ülkelerdi. Öbür taraftan bazı ülkeler, özellikle gelişmekte olan ülkelere geçiş olursa hem çok daha yüksek ölümler olabilir, hem de insanların çok zor duruma düşmesi söz konusu olabilir

-Biz sanki yeni normallere geçerken 'virüs gitti, her şey bitti' diye düşündük. Halen de böyle düşünülebiliyor. Virüse fırsat verdiğimizde o virüs kafasını kaldırabiliyor. Biz mutlak ve mutlak mesafeyi, aramızdaki bariyeri sağlamalıyız. 'Virüs gitti' diye düşünmemeliyiz, çok kolaylıkla yayılabiliyor. Bizim geleneklerimiz çok güzel; ama bir örnek kişi koronavirüs tanısı almış, hastanede yatmasını gerektirecek bir durumu yok, 'evde 14 gün izole kalacaksın' diyorsunuz, bunu duyan 'geçmiş olsun' ziyaretine geliyor. Böyle çok yeni vakalar çıkıyor, acıyı paylaşmak lazım; ama bu paylaşım sırasında dikkatli olmak lazım. Bizim bu dönemde bunlara dikkat etmemiz lazım. Bizim gelenek, görenek ve alışkanlıklarımızla ilişkili vakalarımız bir miktar fazla; bu iyi mi? Aslında kötü. Bir de iyi noktası var; biz buralarda önlem alırsak hızla rakamlar aşağı inebilir. Mesafeye, maskeye, el hijyenine çok dikkat etmek lazım.

-Dünyada çok farklı veriler, bilgiler var. Bilim dünyası bu konuda halen net değere ulaşamadı. Biz salgının sonunda dönüp bakacağız, kişilere soracağız, 'hastalık geçirdin mi' diye. 'Evet' veya 'hayır' diyecek. Biz onun kan değerlerine bakacağız, vücut sisteminin cevap verip vermediğine bakacağız. Cevap veren yüz kişide hastalık geçirdiğini söyleyen 40 kişi ise diyeceğiz ki '60 kişi bu hastalığı hayalet olarak veya bulguları çok hafif geçiriyor'. Bu bilgiyi kesin almamız için bu salgının biraz daha ilerleyip, sonlanmaya yakın olması gerekiyor. Bugünkü verilerle baktığımızda 'yüzde 10' diyen var, 'yüzde 30' diyen var, yüzde 60'a kadar çıkaran var. Genel değerlendirme sanki bu değer yüzde 20 ile 30 arasında. Tüm vakaların sanki yüzde 30'u semptomu olmadan bu virüsü alıyorlar, virüsü taşıyorlar ve atıyorlar. Ama kendi vücutlarından virüs temizlenirken sağa-sola bulaştırıyorlar mı; bizim için sıkıntı o. O nedenle bu kişilerden korkuyoruz. Rakam ne olursa olsun belki bu rakam yüzde 30. Biz her gün 1000 vaka görüyorsak en az 420 civarında da bizim hayalet taşıyıcımız olması lazım sokakta. Böyle bir durumda dışarıda karşındaki kişi hayaletlerden biri olabilir. O zaman karşımızdaki kim olursa olsun mesafeye dikkat edelim, o kişinin bu şekilde virüsü taşıyacağını düşünerek maske takalım. Lütfen hepimiz mesafe, maske ve el hijyeninde dikkatli olalım."