Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara: "Çocuklar yürüyen birer virüs kaynağı olabilirler"

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, okulların açılmasıyla ilgili konuştu. Çocukların virüsü aynen yetişkinler gibi aldıklarını ve en az yetişkinler gibi attıklarını vurgulayan Kara, "Bu yüzden çocuklar da yürüyen birer virüs kaynağı olabilirler" dedi. 

Yayınlanma Tarihi: 11.09.2020 14:01
Değiştirme Tarihi: 11.09.2020 14:01
Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara: 'Çocuklar yürüyen birer virüs kaynağı olabilirler'

Milli Eğitim Bakanlığı, 21 Eylül 2020 tarihinde eğitimin sadece okul öncesi ve 1. sınıflar için başlayacağını açıkladı. Konuyla ilgili konuşan Prof. Dr. Ateş Kara, "Maske uygulamasının olduğu toplumlarda çocukların yüzde 95’inde bir bulgu göstermiyor. 15 yaşından büyükler neredeyse yetişkinler gibi, 12-15 yaş arasında biraz daha semptomlar ortaya çıkabiliyor, küçük çocuklarda semptomlar az. 100 çocuğun 5-6’sında semptom çıkıyor. Biz evdeyken, çocukları evde tutarken, büyüklerimiz evde kalırlarken sokağa çıkan ya da risk alan çocuk çok azdı. O nedenle de neredeyse hiç çocuk vakası görmüyorduk. Ne zaman ki çocuklar birbirleriyle temas etti, yetişkinler ile karşılaştığı için o yüzde 5 rakamı bin çocuk olursa 50, 10 bin çocuk olunca 500 oluyor. Belki 500 çocuktan 4’ü veya 5’i hastaneye yatıyor. Evet çocuklar daha az hastalanıyor doğru; ama hastalanıyor, çocuklar virüsü aynen yetişkinler gibi alıyorlar ve en az yetişkinler gibi atıyorlar. Bu yüzden çocuklar da yürüyen birer virüs kaynağı olabilirler. Çocuklarımızın zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmalarına izin vermeyelim” dedi. 

"KURALLARA UYULURSA RİSK DÜŞER" 

Kurallara uyulduğu takdirde okullardaki riskin düşeceğini anlatan Prof. Dr. Kara, "Çocukların okula gitmesi, dışarıda olmalarından daha az riskli. Tamamen evde kalıp hiç dışarıya çıkamayan çocuğun ödediği bedel nedir buna bakmak lazım. Bir çocuk tamamen evde kaldığında gelişim, arkadaşlık ilişkileri, paylaşım, öğrenme bunların hepsinden özveride bulunuyor, bunun için bir bedel ödüyor demektir. Acaba bu ödediğimiz bedel mi, her türlü önlemi aldığımız, en aza indirdiğimiz riski mi alalım? Bunları tartıya koyarak karar vermek lazım” bilgilerini paylaştı. 

"EVDE BULGU VARSA DİKKAT"

Evinde birlikte yaşadığı kişilerde corona virüsü semptomları olan fakat kendisinde belirti olamayan çocuklara da dikkat çeken Prof. Dr. Kara,  “Etrafındaki büyüklerde bir bulgusu olan bir çocuk varsa ebeveyn olarak bizim sorumluluğumuz orada başlıyor. O çocuğun ailesinin şunu değerlendirmesi lazım; benim çocuğumda virüs olabilir, bir başkasına taşımasın. Okula göndermeyecek. Hemen sağlık merkezine gidecek, ‘bizim evimizde böyle bir şey var; ama benim çocuğumun bulgusu yok, okula gidiyor ne yapalım’ diyecek” dedi. 

"TATİL DÖNÜŞLERİNİN YANSIMALARI"

Öte yandan Ankara’daki kritik vaka artışı ile ilgili de bilgi veren Kara, "Tatil dönüşlerinin ildeki yansımaları bunlar. Bizim kendimizi güvende hissettiğimiz alanlarda maske kullanımının ihtiyaç olmadığını düşünmemiz bizdeki rakamların böyle artmasına neden oldu. Ev içinde arkadaşlarımızla ya da komşularımızla bir araya gelip çay içerken maskeyi çıkardığınız anda belki komşunuz ya da siz asemptomatikseniz komşunuza bulaştırıyorsunuz ya da komşunuz size bulaştırıyor. Ankara onun yansımalarını yaşıyor. Türkiye’nin başka illerinde de benzer bulgularımız olabilir” diye konuştu. (DHA)