Oğlunu son kez öptü!

Oğlunu son kez öptü!
Yayınlanma Tarihi: 14.03.2014 16:36 | Değiştirme Tarihi: 14.03.2014 16:42

Acılı anne tabutu açtırıp oğlunu son kez öptü

İstanbul'da Berkin Elvan'ın cenaze töreni sonrasında çıkan olaylarda silahla vurularak öldürülen Burak Can Karamanoğlu (22), memleketi Giresun'un Alucra ilçesinde yaklaşık 10 bin kişinin katılımıyla gözyaşları arasında toprağa verildi.Mezarlıkta tabutu açtırıp oğlunu son kez öpen acılı anne Nuriye Karamanoğlu, "Senin düğününde memlekete gelecektik oğlum, şimdi bizi bırakıp nereye gidiyorsun kuzum" dedi. Acılı baba Halil Karamanoğlu ise, eşinin, oğluna "Çıkma dışarısı karışık" dediğini, ancak oğlunun "Anne biz arkadaşlarla buluşacağız, bizim onlarla işimiz olmaz" diyerek çıktığını söyledi ve sağduyu çağrısı yaptı.Berkin Elvan'ın cenaze töreninin ardından önceki gün yapılan gösteriler sırasında Okmeydanı'nda silahla vurularak hayatını kaybeden Burak Can Karamanoğlu'nun (22) cenazesi, memleketi sabah saatlerinde Giresun'a getirildi. Türk Bayrağı'na sarılı cenaze, Şebinkarahisar ilçesinde 100'ü aşkın aracın oluşturduğu konvoyla karşılandı ve Alucra ilçesindeki baba ocağına götürüldü. Alucra girişinde vatandaşlar tarafından karşılanan ve babaevine götürülen cenaze burada helallik alındıktan sonra Merkez Camii'ne getirildi. Burada Cuma namazının ardından Giresun İl Müftüsü Muhittin Oral tarafından kıldırılan cenaze namazına yaklaşık 5 bin kişi katıldı.

Haber ile ilgili metin girin!. 10 bin kişi yürüdüKaramanoğlu'nun Türk Bayrağı'na sarılı tabutu, yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan Şehitler Mezarlığı'na omuzlarda taşındı. Kadın ve öğrencilerin de katılımıyla yaklaşık 10 bin kişilik kalabalık mezarlığa kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık tekbir getiren kalabalık "Berkin Berkin dediniz, Burak Can'ı yediniz" ile "Polise kalkan eller kırılsın" diye slogan attı. Oğula son öpücükAcılı anne Nuriye Karamanoğlu, mezarlıkta tabuta sarılırken, oğlunun son kez yüzünü görmek istedi. Tabut açıldıktan sonra acılı anne, oğlunu son kez öptü ve "Senin düğününde memlekete gelecektik oğlum, şimdi bizi bırakıp nereye gidiyorsun kuzum" dedi. Daha sonra cenaze defnedildi.Cenaze törenine Giresun Valisi Hasan Karahan, Emniyet Müdürü Hikmet Bulak, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, CHP İl Başkanı Eşref Karaibrahim de katıldı. CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, CHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı Aylin Kotil'in de cenaze törenine katıldığını söyledi. Nurettin Canikli de taziyeleri kabul etti. Haber ile ilgili metin girin!. Annesi uyarmış: Dışarı çıkmaTaziyeleri dayısı olan AK Parti Alucra Belediye Başkan adayı Asım Kaymakçı ile birlikte kabul eden acılı baba Halil Karamanoğlu, oğlunun evden çıkarken annesinin "Dışarısı karışık, sokağa çıkma" dediğini, oğlunun ise "Anne biz arkadaşlarla buluşacağız, bizim onlarla işimiz olmaz" diye yanıt verdiğini belirterek, "Takdiri ilahi böyleymiş. Benim oğlum 3 ay önce askerden geldi, hiçbir siyasi örgüte, hiçbir sivil toplum örgütüne kayıtlı falan değildi. Benim oğlum melek gibiydi. "Biz kimseyi ayrı gözle görmüyoruz ama dışarıdan gelen provokasyonlar Türkiye'yi karıştırmak için ellerinden gelen her türlü gayreti yapıyorlar ve yaptılar, benim oğlumu feda aldılar. Böyle olaylar yaşanmasın, başka babaların, anaların canı yanmasın. Bizim vatanımız tek bayrağımız tekdir. Kimse bölemez. Benim dört oğlum var dördü de feda olsun bu vatana" dedi. Haber ile ilgili metin girin!. Savaş değil huzur istiyoruzKaramanoğlu, savaşmadıklarını, savaş istemediklerini, huzur istediklerini dile getirerek, "Türkiye'de İstanbul gibi bir yerde şu anda huzurumuz kaçtı, huzur kalmadı. Ne istiyorlar bu devletten, bu milletten ne istiyorlar? İstedikleri gaye nedir, çıksın açıklasınlar, biz de ona göre önlemimizi alırız. Ne yapacaksak yapacağız. Yazık günah değil mi bu gençlere" diye konuştu. Olay gecesi kendisinin de dışarı çıkmadan önce oğlunu "Dışarıda çok yukarı çıkmayın, olaylar var" diye uyardığını belirten acılı baba, "Evden çıkışı, yaralanması ve ölmesi yarım saatte gerçekleşmiş. Ana caddenin kenarında arkadaşlarıyla olayları izliyorlar. Olayların olduğu yere de 300 metre var. Arkadaşlarıyla diyorlar ki 'yaklaşalım bakalım bunların dertleri ne', yürüyerek gidiyorlar.... Bir hiç uğruna kalabalığın içinde mermiyi atıyorlar, ışıklar sönük, lamba yok, zifiri karanlık, topluluk geliyor bin kişiden fazla, her tarafı tahrip ederek, sağı solu yıkarak, en son geliyorlar, geldikleri yer zaten onlardan ileri geçemiyorlar. Orada tıkanınca bir daha silaha davranıyorlar" diye konuştu. (HABERTÜRK)