Derhal bu rezilliği durdurun!

Derhal bu rezilliği durdurun!

AK Partili Burhan Kuzu, Deniz Baykal'ın başına gelen yakın zamandaki olayla ilgili olarak Başbakan'ın o günkü tavrını anlattı.

AK Partili Burhan Kuzu, Deniz Baykal'ın başına gelen yakın zamandaki olayla ilgili olarak Başbakan'ın o günkü tavrını anlattı.TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, torba kanun tasarısı içinde bulunan internet düzenlemesine ilişkin "Çok yaygın bir alan. 32 milyon insan bu alanda dolaşıyor, büyük bir alan. Bu alanı yol geçen hanı gibi görmemek lazım" dedi.Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın kaset olayına ilişkin Başbakan Erdoğan'ın tavrına şahit olduğunu aktaran Kuzu, sözlerini şöyle tamamladı:"Deniz Bey'in hadisesi gündeme geldiğinde meclisteydim. Saat 13.30 falandı. Ben bizzat şahidim. Sayın Başbakan hemen Binali Bey'i çağırdı (derhal bu rezilliği durdurun. derhal hemen) dedi. Koşarak gitti ama o günün şartları daha zordu. Alan sürekli gelişiyor. O açıdan sansürdür, yasaklanmasıdır ve ifade özgürlüğünün sınırıdır gibi bunlara çok fazla takılmamak lazım. İnsanların özel hayatı çok önemli bana sorarsanız. Çünkü bir tek onla kalmıyor. O insanı yıprattığın zaman ailesi yıpranıyor, etrafı yıpranıyor, çocukları perişan oluyor. Bu orada kalmıyor. O yüzden o konuda hassas olmamız lazım. Bence konuyu sansür bağlamında görmemek lazım." (Haber7)“BU ANAYASADA DEMOKRASİNİN ‘D’Sİ YOK, KUVVETLER AYRILIĞI YOK”Elbistan Genç Girişimciler ve İşadamları Derneği (ELGİAD) tarafından düzenlenen “Türkiye’de Kuvvetler Ayrılıkları ve Çözüm Önerileri” konulu konferansa katılan Anayasa Komisyon Başkanı ve TBMM İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, “Bu anayasada demokrasinin ‘D’si yok, kuvvetler ayrılığı yok” dedi.Sword Otel Toplantı Salonunda düzenlenen konferans, ELGİAD Başkanı Ümmet Güven’in açılış konuşmasıyla başladı. Ardından AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Yıldırım Ramazanoğlu, “Çok önemli bir siyasi süreç içerisinde Türkiye önemli bir dönemin içerisinde yer alıyor. Özellikle bugünlerde ülkemizin yetiştirdiği değerli hukukçulara ihtiyaç duyduğumuz bir dönemin içerisindeyiz” ifadelerine yer verdi.Son olarak kürsüye gelen Anayasa Komisyon Başkanı ve TBMM İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, “Bu anayasada demokrasinin ‘D’si yok, kuvvetler ayrılığı yok” dedi.“Türk insanı müteşebbis bir ruha sahip" diyen Kuzu, "Bizim insanımız sürekli dolaşır, bunun da nedeni girişimci bir ruha sahip olmasıdır. Bizim bunları yapmamızın önemli nedeni güçlü bir hükümetimizin olması. Devletler bir zaman krallık, bir zaman imparatorluk yapıyla yönetilmiş ve en sonunda demokrasi ile yönetilmeye başladı. Devletin cumhuriyet olması tek başına demokrasiyi getiremez. Demokratik olmak için devletin şeklinin cumhuriyet olması yetmiyor. Muhalefet için bu yetiyor, yıllardır böyle yaptı. Sistemlerin adını koyarken onun özüyle birlikte getirebilirsek anlamı olur. Cumhursuz cumhuriyet olmuyor. Demokrasi güçleri ayırmada bir formül bulmuş. Demokrat olma, demokrasi getirme ve bunun yansıma. Demokrasi halka nasıl yansır diye soruyorlar. Bugün gelinen noktada eğer kuvvetler ayrılığı varsa yasama, yürütme, yargı organları iyiyse birbirinde demokrasi daha iyi çalışır. Bir ülkede bütün gücü bir adama verdiğiniz zaman bu güçler kötüye kullanılabilir. Hepsi ayrıdır ama hepsi millet adına iş yapar. Türk siyasi tarihine baktığımız zaman ilk olarak 1876 Anayasası ile başlamıştır. Padişahın yetkileri kısıtlanmaya başlanmış. Bu anayasada demokrasinin ‘D’si yok, kuvvetler ayrılığı yok. Kurulan cumhuriyette nedir ölçü; egemenlik milletindir. Atatürk’ün anayasalarında egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet bu egemenliğini meclis aracılığıyla kullanır diyor. Bu meclis milletin yegane ve hakiki temsilcisidir. Ne demektir bu; hiç kimseyle bunu paylaşamaz. Milli egemenliğe bu kadar değere veren Atatürk’ten sonra onun devamı denen partiler farklı uyguladılar” dedi.Kuzu, “Tek başına iktidarda olan CHP milli egemenlikten ve demokrasiden uzaklaşmaya başlıyor. 1947’ye kadar baskı kuruluyor. İlk defa Menderes parti kurduğu zaman, birçok yerde imam hatipler tekrar açıldı, demokrasi noktasında biraz daha egemenlik öne çıkar gibi oldu. 1982 anayasasında 80’e yakın madde değişti. 2010 yılındaki referandumdan sonra çok farklı hale geldi. Bu ülkenin askeri yapısı darbe yapmaya müsaitti. İlk defa bir başbakan yeter dedi. Vesayet olduğu bir yerde nasıl demokrasi olur. Askeri vesayetten kurtulduk, şimdi de yargı vesayeti ortaya çıktı” şeklinde konuştu.Konferansa; Elbistan Kaymakamı Tuncay Akkoyun, Cumhuriyet Başsavcısı Doğan Bülent Belli, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hüseyin Koçal, Garnizon Komutanı Kurmay Binbaşı İbrahim Yazıcı, Elbistan Emniyet Müdürü Barış Murat Başol, Elbistan Belediye Başkanı Durmuş Küçük, Elbistan AK Parti İlçe Başkanı Yunus Kaan Kısaca ve vatandaşlar katıldı.

Yorumlar | 0
üye profil