Ali'ye Kardeş Gelebilir

Ali'ye Kardeş Gelebilir

Oğlu Ali’ye vakit ayırmak için uzun zaman dizi ve film setlerinden uzak kalan Başak Köklükaya, e-bebek dergisinin yeni sayısı için objektif karşısına geçti.

Oğlu Ali’ye vakit ayırmak için uzun zaman dizi ve film setlerinden uzak kalan Başak Köklükaya, e-bebek dergisinin yeni sayısı için objektif karşısına geçti. 22 aylık olan oğluyla ilk kez röportaj veren ünlü oyuncu, anneliği ve doğum sonrası değişen hayatını anlattı.    Çok uzun zamandır gözükmüyorsunuz, neler yapıyorsunuz?    - Ali’ye hamile kaldığımı öğrendikten sonra ve doğumumdan itibaren biraz izole yaşamaya başladım. İzole derken, bu saklanmak ya da kapanmak anlamında değildi. Sadece bu süreyi daha sakin, huzurlu ve keyfini çıkararak yaşamak istedim.    Evlendikten kaç sene sonra bebek sahibi olmaya karar verdiniz?    - Mehmet’le (İnal) 2003 yılında evlendik ama öncesinde de çok uzun bir birlikteliğimiz vardı. 2011’de de Ali dünyaya geldi. Çocuk sahibi olmayı eşim benden daha çok istiyordu, zaten çocuklarla arası da oldukça iyidir. Fakat ben bir türlü bunu göze alamadım. Belki de sorumluluk sahibi olmak gözümü korkutuyordu. Çünkü plansız, programsız, spontane bir yaşamamız var; bir akşam sohbet sırasında karar verip ertesi gün arabayla seyahate çıkmışlığımız çoktur.    Hamile olduğunuzu nasıl öğrendiniz?    - 2010 yılında Amerika’da bir restoran açtık. Oradayken bir ara çok duygusallaştım, her şeye ağlayan mutsuz bir kadına dönüştüm. Bu sırada göğsümde bir kitle fark ettim. Hemen doktorumu aradım, o da bir süre daha beklememi, bazen hormonların böyle geçici şeylere neden olabileceğini söyledi. O sıra içime bir kurt düştü ve hamilelik testi yapmaya karar verdim. Bu şekilde hamile olduğumu öğrendim. Çok sürpriz oldu.   SUYUN KOKUSUNDAN BİLE MİDEM BULANIYORDU   Hamileliğiniz nasıl geçti?    - İlk 4 ay çok zor geçti, çok fazla mide bulantım oldu. Suyun kokusundan bile midem bulanıyordu. Sadece ekşi elma yiyebildim, her şey kokuyordu sanki... Dördüncü ayın sonunda bütün bu şikayetler sona erdi. Bu dönemde düzgün beslenemediğim için bebeğime bir şey olur mu diye endişelendim ama doktorum içimi rahatlattı. Sonrasında da tüm hayatım boyunca kendime bakmadığım kadar iyi baktım; çok iyi beslendim, stresten uzak durdum.    Spor yaptınız mı?    - Çok fazla spor yapamadım, siyatik sinirime çok baskı vardı ve günde 4 tane B12 vitamini içiyordum. Beşinci aydan itibaren hamileliğimin sonuna kadar masadan tok kalktığımı hatırlamıyorum. Zararlı hiçbir şey yemedim ama epey iştahlıydım.    Kaç kilo aldınız?    - 30’a yakındı. Ev içinde aktiftim ama siyatik yüzünden hiç spor yapamadım.    EŞİM DE BENİMLE DOĞUMA GİRDİ   Doğum nasıl geçti?    - Normal doğum yaptım. Hamileliğimin yedinci ayında, ne kadar doğum çeşidi varsa, hepsini internetten izledim. Sonuç olarak normal doğuma karar verdim. Ali bir hafta da geç doğdu. Bir akşam evdeyken hafiften sancılarım başladı, hastaneye gittik ve yarım saat kadar kısa bir sürede Ali dünyaya geldi.    Eşiniz doğuma girdi mi?    - Evet girdi. Aslında Mehmet’in kan görmeye tahammülü yoktur ama doktorumuz onu yüreklendirdi, o da doğruma girmeye karar verdi. Doğum sırasında bir, iki defa Mehmet’e iyi olup olmadığını sordum. İyi olduğunu anlayınca tamamen doğuma konsantre oldum. Ali, 4 kilo 120 gram doğdu. İlk kucağıma aldığımda gözlerime inanamadım.      Lohusalık sendromu yaşadınız mı?    - İlk 40 gün gerçekten çok mucizevi bir şey. İlk günler nasıl bakacağım korkusu sardı. Ama çok çabuk geçti. Bu dönemde özellikle sakin olmaya, stres yaşamamaya özen gösterdim. Tek korkum herhangi bir sebepten dolayı sütümün kesilmesiydi.    Ne kadar süre emzirdiniz?    - Altı ay boyunca emzirdim, daha fazla emzirmek isterdim ama Ali emmek istemedi. Sütüm olsun siye özel bir şey yapmadım, sadece sağlıklı beslendim.    30 kiloyu nasıl verdiniz?    - Hiçbir şey yapmadım açıkçası. Ama emzirmenin gerçekten çok büyük faydası varmış. Bunun dışında havalar güzel olduğu için Ali’yi arabasına koyup çok uzun yürüyüşler yaptım.    ANNELİK HİÇ BİTMEYECEK BİR VİCDAN AZABI GİBİ!   Anneliği tanımlar mısınız?    - Annelik ölene kadar hiç bitmeyecek bir vicdan azabı galiba! Anne olduktan sonra, keşke daha erken çocuk sahibi olsaymışım dedim. Her anne gibi, çocuğum için her şeyin en iyisi olsun istiyorum. Onunla ilgili güzel hayallerim var ancak bu hayaller, onu çok iyi okullarda okutup çok iyi bir CV’si olsun anlamında değil. Tek istediğim şey, onun gerçekten mutlu olması ve mutlu olmayı bilmesi.    Anne olduktan sora değiştiniz mi?    - Hamile kaldıktan ve çocuk sahibi olduktan sonra kendimi daha iyi keşfettim. Güçlendim, her şeyi yapabilirim gibi geliyor artık. Daha sabırlı, toleranslı oldum. Biraz da yumuşadım galiba.    Nasıl bir çocuk yetiştirme tarzınız var?    - Eğitimin aileden başladığına inanıyorum. Yabancı dil, matematik her zaman öğrenilir ama ebeveyn olarak biz çocuğumuza hayatı öğretmeye çalışıyoruz. Mesela Ali’ye ağaçları ve çiçekleri isimleriyle öğretmeye çalışıyorum. Doğayla iç içe olmasını istiyor, çevresine zarar vermemesi gerektiğini öğretmeye çalışıyorum. Çünkü doğayla birlikte yaşayan insanlar acıyı bile daha farklı yaşıyor, daha paylaşımcı oluyor. Vicdanlı ve sevgisini göstermeyi bilen bir çocuk yetiştirmeye çalışıyoruz.    22 ay boyunca sizi en çok zorlayan ne oldu?    - İnanır mısınız, hiçbir şey zorlamadı. Bebeklerde ilk aylarda görülen gaz sancıları bile problem değildi. Çok rahat bir bebekti. Bizlere, yaşama çok çabuk uyum sağladı. Her şey geliyor ve geçiyor, abartılacak hiçbir şey yok bence.    İsmini nasıl koydunuz?    - Mehmet’le birlikte mutabık olduğumuz tek isim Ali’ydi. Benim beğendiğim isimleri eşim beğenmedi. Eşimin beğendiği isimleri de ben... Ali ismi, buluştuğumunuz tek isim. Aslında ismi Ali Ada...    Sizi televizyonda ya da sinemada yeniden ne zaman göreceğiz?    - Güzel bir proje gelirse, neden olmasın...    EVLİLİĞİMİZ ALİ İLE BİRLİKTE RENKLENDİ   Çocuk sahibi olmak evliliğinizi nasıl etkiledi?    - Renklendik. Ali doğduktan sonra çok daha fazla gülmeye başladık. Ali bizi gerçekten çok eğlendiriyor. Çok rahat ve sorunsuz bir çocuk olduğu için onunla birlikteyken her şeyi yapıyor, her yere gidiyoruz. Bence hayatı zorlaştıran çocuklar değil, ebeveynler... Anne babalar sakin ve mutlu olursa, bu bebeğe de yansıyor.    İkinci bebeği düşünüyor musunuz?    - Düşünmüyor değilim açıkçası. Dedim ya plansız yaşayan biriyim. Olabilir.
Görüntülenme : 1315 Güncelleme Tarihi: 23/04/2013 09:55:32
Yayınlanma Tarihi: 23/04/2013 09:57:51

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin