'Bizim binanın zemini sağlam' diye güvenmeyin! Çok önemli açıklama...

'Bizim binanın zemini sağlam' diye güvenmeyin! Çok önemli açıklama...
Yayınlanma Tarihi: 05.10.2019 09:29 | Değiştirme Tarihi: 05.10.2019 09:29

İstanbul’da meydana gelen 4.6 ve 5.8 depremlerinin ardından gözler şehirdeki yapılara çevrildi. 

Özyeğin Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı ve Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Safiye Feyza Çinicioğlu, “Türkiye’nin inşaat sektörü güçlü diyoruz. Güçlü ama Türkiye’nin müteahhitlik sektörü güçlü. Türkiye gerçek mühendislik ve tasarım bakımından güçlü değil” diye konuştu.

İSTANBUL’da 24 Eylül’de 4.6, 26 Eylül’de de 5.8 büyüklüğündeki depremlerin ardından dikkatler olası büyük depreme çevrildi. Uzmanların büyük depremin öncüsü olarak nitelendirdiği bu depremlerde birçok yapı zarar gördü. Bazı kamu kuruluşları boşaltıldı, hasar gören binalarda önlemler alındı. Depremlerle birlikte bir kez daha oturduğumuz binaların güvenli olup olmadığı sorusu akıllara geldi. Yeni binalara olan talep ise artış gösterdi. Özyeğin Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı, Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Safiye Feyza Çinicioğlu, deprem konusunda sadece jeoloji ve jeofizikten değil aynı zamanda geoteknik biliminden de yararlanılması gerektiğini söyledi.

BİZ SADECE UYGULUYORUZ

“İnşaat mühendisliği denildiğinde akla sadece vasat yapılar geliyor. Halbuki inşaat mühendisliği medeniyet mühendisliğidir. Bir deprem ya da afet medeniyeti sekteye uğratan bir şey. Türkiye’nin inşaat sektörü güçlü diyoruz. Güçlü ama Türkiye’nin müteahhitlik sektörü güçlü. Türkiye gerçek mühendislik ve tasarım bakımından güçlü değil. İnşaat ama inşaat mühendisliği değil. Biz sadece uyguluyoruz. Hangi köprümüzü biz tasarladık? Vatandaşın binalarla ilgili bir bilgisi var. Sade bir vatandaş binasına az çok güvenip güvenmeyeceğini biliyor. Ama zemini bilmiyorsunuz. Yapılmış bir binada zemin etüdleriyle etrafında yapılacak çalışmalarla, projesine bakarak ne var ne yok anlamaya çalışabilirsiniz. Ancak yapı kısmında, eğer yapı yetersizse buna acil bir ilaç bulmak pek mümkün değil.

ÖNEMLİ OLAN YAPI-ZEMİN UYUMU

Zeminin tek başına yeterli olması ya da yetersiz olması önemli değil. Önemli olan yapı ile zeminin uyumu. Zemin uygun değilse bile yapacağınız bir temel sistemiyle güvenli bir bina inşa edebilirsiniz. Sadece maliyeti daha yüksek olur. Zemin doğanın verdiği bir malzemedir. Standart değildir. 1999 depreminden sonra Bakırköy Deprem Projesi yaptık. Geniş bir bölgeydi. Önce zeminini sonra da binaları inceledik. Kaya zeminle de karşılaştık, ayrışmış kireçtaşı tabakalarıyla da karşılaştık. Zemin son derece değişkendir. Ağırlık olarak kayadır dediğiniz bir bölge için de tamamen kayadır diyemezsiniz. Deprem sırasında yapıyla sürekli bir etkileşim vardır. Deprem başlayınca yapıyı vurur, yapı sallanır sonra yükü tekrar zemine aktarır. Zemin değişir. Zemin de bir yapıdır. Nasıl yapı etkileniyorsa zemin de aynı şekilde ona cevap verir. Zemin yerleşirken eğer yapı uygun yapılmamışsa yapıyı perişan edebiliyor.”

BODRUMLAR KURTARICI OLABİLİYOR

“Binalar için önemli olan mühendislik uygulamaları ve ciddi denetimler. Bu bir sistemdir. Japonya’da büyük depremlerde de binalar sallanıyor ama zarar görmüyor. Çünkü mühendislik bilimi tam anlamıyla uygulanıyor. Bunun önemini biliyorlar. Bizim en büyük sorunlarımızdan biri çok yüksek yapılarda mühendislik uygulaması diğer yapılardan daha iyi şekilde yapılıyor. 1999 depreminde 5-6 katlı yapılarda çok büyük sorunlar yaşandı. Çeşitli temel sistemleri var. Tekil, sürekli, radye, kazılı temeller gibi. Bunların seçimi zemin tipine göre yapılmalı. Mesela bodrum katlar çok önemli. Çok kurtarıcı olabiliyor. Temeli yani kökü ne kadar derine gömerseniz hareket sırasında o kadar faydalı oluyor. 1999 depreminde bazı binalar kutu gibi sapasağlamdı sadece yan yattı. Sebebi de alttaki zeminin yumuşaması, sıvılaşması. Salınım sırasında bodrumun faydası oluyor.”

BİNAMIZIN SAĞLAM OLMASI YETMİYOR

“Bu deprem, uzmanların söylediği gibi er ya da geç gelecek ama hazır görünmüyoruz. Bu sene içinde bazı binalar deprem olmaksızın göçtü. Yeni yapılmış bir yığın istinat duvarı göçtü. Bu nasıl bir denetim ve nasıl bir tasarımdır? Deprem anında nerede olacağımızı bilmiyoruz. Evde olamayabiliriz. Hangi devlet dairesindeyiz ya da hangi dar sokaktayız üzerimizde binaların yıkılabileceği? Bu iş bir bütün. Sadece binadan ibaret değil. Arasındaki yollar da önemli. Birkaç bina yıkıldıktan sonra oraya yardım ulaşabilecek mi? Kendi binamızın sağlam olması tek başına bir anlam ifade etmiyor. Şehrin ve ülkenin de sağlam olması gerekiyor. Bireysel olarak yapabileceğimiz şey acilen binalarımıza baktırmak. Çünkü epey ihmal ettik.” (Hürriyet)