Pluto güney ay düğümü ile kavuşumda: bastığın zemini değiştirme zamanı!

Pluto güney ay düğümü ile kavuşumda: bastığın zemini değiştirme zamanı!
Yayınlanma Tarihi: 29.03.2019 13:14 | Değiştirme Tarihi: 31.03.2019 16:00

Oğlak’ta seyreden Pluto, bir süredir Ay Düğümleri ile yakın temastaydı…28 Mart 2019 günü İstanbul’a göre saat 18:00’de Pluto ve Güney AY Düğümü tam kavuşuma girdiler.


29 Mart’ta Oğlak Burcu’nda ilerleyen AY, öğlen saatlerinde Pluto ve Güney AY Düğümü ile kavuşacak.
Mart biterken Mars İkizlere girmiş ve Chiron ile 60 derece açısı netleşmiş olacak. Merkür ise retrodan çıkıp Neptün ile bir kez daha kalp kalbe duracak ama bu kez şaşkınlık değil kabul ve anlayış getirecek bize…

MEALİ;

Yıkılmaz inançlarımız, kopmaz bağlarımız, derin aidiyetlerimiz, sabit alışkanlıklarımız vardır. Biz onlara sıkı sıkı tutunmayı severiz. ”Bu böyledir değişmez!” demek bize güven hissi ve güç verir.

Ama hayatta değişmeyen tek şey değişimdir.

Hayat bizden türlü türlü meyve almak ister… Buğday tarlası iken elma bahçesine dönüşmek insana göre imkansız, hayata göre ise kaçınılmazdır :)

Doğada bereketi kaçan toprak iyice bir alt üst edilir, kurumuş ağaç kökleri, zararlı bitkiler, asalaklar temizlenir. Gübresi, suyu verilip eksikleri tamamlanır. Zemin yeniden verimli olacak hale gelir. Ve büyümesi istenen tohum ekilir.

Hayat bizim yaşantımızda bereketi kaçan veya işlevi biten alanları da arada bir böyle alt üst edip ayıklar;

Köhnemiş, örümcek tutmuş, atıl hale gelmiş, anlamını kaybetmiş olan inançlarımızı, düşüncelerimizi yıkar ve bunlara bağlı olarak benimsediğimiz tercihleri ve tutumları bırakmaya teşvik eder bizi.
İçimizde yer edip iyice acılaşmış ve dikene dönüşmüş duyguları söküp atmamız ya da gizli gizli büyüyüp farklı bir surete bürünmüş, dolaylı bir şekilde ortaya çıktığı için tanımı ve sağaltılması imkansız hale gelmiş duyguları farkedip dönüştürmemiz için yüzleşmeler yaşatır.
İşlevsiz ilişkileri kopartır. Onlarsız daha iyi olacağımız insanlar ve çevrelerden uzağa sürükler bizi.
Bazen kayba neden olan zaafiyetleri gösterip tamir etmemizi ister.
Bazen geçmişten beri sürüklediğimiz bir yükü alır sırtımızdan.
Bazen eski bir borçtan kurtulmamız için toptan bir bedel ödetir.
Bazen bir hastalığı tamamen iyileştirmek için çare, bazen de iyileşmeyeceği belli olan hastaya son getirir.
Bunlar acı deneyimlerdir! Zira insan ne değişmeyi sever, ne yüzleşmeyi, ne bedel ödemeyi, ne de sıkıntı verse dahi tutunduğu dalı bırakıp ileri gitmeyi…

İnsan hayatla itişmeyi sever :) Oysa hayat bizi bizim kendimizi sevdiğimizden daha çok sever… Hayat bizi bir çiftçinin tarlasını sevdiği gibi sever.

Bu aralar hayatınızdan çıkanlara tutunmayın! Onların size bir faydası sizin onlara bir faydanız yoktur. Hatta çoktan beridir sizi yolunuzdan alıkoymaktadırlar.

Bu aralar içinizden çıkanları da inkar etmeyin! Zira onlar kalbinizi kirletip, davranışlarınızı aksatan eski, yorgun, hain kaygıların, sizi korkutarak yöneten korkuların, saplanıp kaldığınız zanların eseridir. Kalbinizin yükü önünüze döküldüyse eğer, ondan utanmayın. Onu doğrulayıp sahiplenmeye de kalkmayın. Adını koyun, hatasını sevabını belirleyin ve BIRAKIN sular, seller, rüzgarlar temizlesin onu…

Zemin karılırken hayatın yolunda durmayın! Ve olandaki hayra inanın. Gideni uğurlayın. Gelendeki bereketi kucaklamaya hazır olun.

İyi olun…

Kaynak: Juno Astroloji